{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">10. Hukuk Dairesi         2023/9437 E.  ,  2023/11313 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi<br>SAYISI\t: 2019/2356 E., 2023/174 K.<br>HÜKÜM/KARAR\t: Kabul<br>İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Diyarbakır 3. İş Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2016/647 E., 2019/642 K.<br><br>Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın  kabulüne  karar verilmiştir. <br><br>Kararın  fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun  kaldırılarak, düzeltilerek esas hakkında yeniden karar verilmesi suretiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. <br><br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı  fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: <br><br>I. DAVA\t<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kapatılan ... Belediyesinde 2009 Haziran ayından 2014 Mart ayı sonuna  kadar davalı ... İl Özel İdaresi Bünyesinde mevsimlik işçi olarak sigortasız çalıştığını, bu sürenin yaklaşık 4 yıl 9 ay olduğunu 2013 Mayıs ayından itibaren doğum iznine ayrıldığını, sözleşmenin bu sürede askıya alındığını, ancak son verilmediğini, mevsimlik işçilerin 6 aydan fazla çalıştırılmasının Kanun'a aykırı olduğunu, buna rağmen müvekkilinin mevsimlik işçi statüsünde kimi yıllarda 8 ay ve alt işveren yanında gösterilerek aralıksız çalıştırıldığını, bu durumun müvekkilinin SGK kayıtlarındaki hizmet dökümünde sabit olduğunu, müvekkilinin Kurumda çalışmaya başladığı tarihten ... Belediyesinin kapatıldığı tarihe kadar belediyenin farklı birimlerinde çalıştığını, müvekkilinin kapatılan ... Belediyesinde işçi olarak çalışmasının alt işverenin yanında çalışmasından fazla olduğunu, müvekkilinin ... Belediyesinde sigortalı ve sigortasız çalışmasına rağmen kıdem, ihbar vs yasal haklarından yararlanmasının engellenmesi için muvazalı olarak alt işveren yanında çalışmış gibi gösterildiğini, müvekkilinin 2010 yılında sigortasız olarak toplam 90 gün çalıştığını, 2013 ve 2014 yıllarında da sigortasız çalışmasının bulunduğunu belirterek hizmetinin tespitini talep ve dava etmiştir. <br><br>II. CEVAP<br>Fer'i müdahil Kurum vekili dilekçesinde davacının Kurum nezdinde kayıtlı ilk sigortalılığının 01.01.1996 tarihinde çalışmaya başladığını, takip eden yıllarda da çalışmalarının kesintili olarak devam ettiğini, çalıştığı tüm sürelerin Kuruma bildirildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 11.05.1989 tarihinde davalı şirkete ait iş yerinde çalışmaya başladığına ilişkin işe giriş bildirgesinin olduğu davacının kaşesinin olduğu 29.05.1989 tarih 4066 sayılı işe giriş bildirgeleri dizi pusulası başlıklı belgeden davacının davalı şirket tarafından işe alındığı mahkememizce dinlenen davacı tanıkları ve bordro tanıkları beyanlarına göre 42 gün boyunca davacının şirkete ait iş yerinde çalıştığı tanık beyanlarıyla ve işe giriş bildirgesi evraklarıyla ispatlandığından davanın kabulüne, davacının 11.05.1989- 21.06.1989 tarihleri arasında 17934.21 sicil nolu ... İnşaat Taah. Tic. ve Turizm Ltd Şti ünvanlı iş verenliğe ait iş yerinde cari asgari ücret üzerinden çalıştığı bu çalışma sırasında 42 günlük hizmetinin mevcut olduğu ancak bu hizmetlerin  SGK kayıtlarında yer almadığının tespitine karar verilmiştir. <br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde  feri müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br><br>B. İstinaf Sebepleri<br>Fer'i müdahil SGK istinaf dilekçesinde özetle; Kurum davada yasal hasım olmasına rağmen aleyhinde vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken aksi yönde verilen mahkeme kararın hatalı olduğunu, esasa ilişkin olarak ise davacının Kuruma bildirilen süreler dışında hizmeti bulunmadığını, dosyada gerekli delillerin toplanmadığını ve davalı işveren çalışanlarının dinlenilmediği bu haliyle mahkeme kararının eksik inceleme ile verildiğini, usul ve Kanun'a aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.<br><br>C. Gerekçe ve Sonuç<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile  mahkemenin dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, taraflarca  ileri sürülen   tüm  istinaf  sebeplerinin  İlk  Derece Mahkemesince  usul  ve Kanun'a uygun   bir  şekilde  değerlendirilerek hüküm  kurulmasına  göre fer'i müdahil vekilinin yerinde bulunmayan  istinaf  başvurusunun  6100 sayılı HMK 'nın  353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmiştir.<br><br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil  Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.<br><br>B. Temyiz Sebepleri<br>Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemişlerdir. <br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.<br><br>2. İlgili Hukuk<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası hükümleridir.<br><br>3. Değerlendirme<br>1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı  Kanun'un  371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br><br>2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanun'a uygun olup fer'i müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle, işe giriş bildirgesi, tanıkların beyanları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>VI. KARAR<br>Açıklanan sebeple;<br>Temyiz olunan  Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,<br><br>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,<br><br>15.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d0aea2c53ecbe123","SID":"083bdaeda6a8ba5f"}}