{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">9. Hukuk Dairesi         2023/17770 E.  ,  2024/1043 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t: ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi<br>SAYISI\t: 2020/3014 E., 2023/785 K.<br>KARAR\t: İstinaf başvurularının  kabulü ile davanın kabulü<br>İLK DERECE MAHKEMESİ\t: ... 3. ... Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2018/398 E., 2020/340 K.<br><br>Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince  davanın kabulüne karar verilmiştir.<br><br>Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir<br><br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre,  temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.<br><br>Davalı ve davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de  6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun  (6100 ... Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA\t<br>Davacı vekili dava dilekçesinde;  davacının işveren nezdinde uzun yıllar çalışması sonrasında emekliliğe hak kazandığını, davalı işvereninin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından bağlanan emeklilik aylığı dışında Şirketin ilave emeklilik politikası gereğince yıllık enflasyon ayarlamalarına esas teşkil etmek üzere emeklilik aylığı  bağlandığını,   01.07.1974 tarihli Anadolu Tasfiyehanesi AŞ Hizmetleri İştiraksiz Emeklilik ve Ölüm ve Tam ve Daimi Malüliyeti Yardımları Talimatnamesi (01.07.1974 tarihli Talimatname) ile 28.03.1983 tarihli Ataş Anadolu Tasfiyehanesi AŞ Emeklilik Ölüm ve Tam Daimi Malüliyeti ile İlgili Karşılıksız Yardım Talimatnamesi'nden (28.03.1983 tarihli Talimatname) anlaşılacağı üzere emekliliğe hak kazanan işçilere \"emeklilik tahsisatı\" adı altında bir emeklilik aylığı ödenmesi hükmü getirildiğini, 28.03.1983 tarihli Talimatname ile emeklilik aylığının hesaplama usul ve esaslarında iyileştirmeye gidildiğini, aynı durumun işçiye verilen muvafakatnamede de yer aldığını, davacıyla aynı konumda olan Y.K, T.K,  N.E, M.B. ve M.G. gibi işçilere bu taahhüdün verildiğini, bu durumun işyeri şartı hâline geldiğini ve Şirket politikası olduğunu, davalı işverenin işyeri şartı hâline geldiği üzere her yıl  enflasyon oranında zam yapması gerektiğini, davacının emekli aylığına çok cüzi oranlarda zam yapıldığını, Emekliliğe Yönelik Taahhütte Bulunan Kuruluşların Aktüeryal Denetimi Hakkında Yönetmelik'in (Yönetmelik) 6 ncı maddesinde hizmet sunucusunun temel yükümlülükleri,  ekonomik varsayımların kapsamı ve enflasyon  oranının diğer değişkenlerinin bir sonucu olduğunu, aktüerin bu veriyi seçebileceğinin yer aldığını, BP Petrolleri AŞ'nin emeklilik programında da enflasyon oranının esas alınması gerektiğinin yer aldığını, Yargıtay  9. Hukuk Dairesinin benzer bir uyuşmazlığa ait 11.01.2005 tarihli ve 2004/33577 Esas, 2005/470 Karar ... ilâmının olduğunu, ... 2. ... Mahkemesinin 31.03.2017 tarihli ve 2014/637 Esas, 2017/214 Karar ... kararına davalı tarafça yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesinin  26.10.2017 tarihli ve 2017/1776 Esas, 2017/2086 Karar ... kararı ile esastan reddine karar verildiğini iddia ederek davacının emekliliğe hak kazanmasından sonra almaya başladığı emekli aylığına yıllık bazda zam yapılması gereken tarihten başlanarak aylara göre tespit edilecek enflasyon rakamları üzerinden hesaplama yapılması ile ödenmesi gereken emekli aylıklarının ilgili rapor tarihini de kapsayacak şekilde ve her ay için ayrı ayrı  gösterilmek üzere tespitine, davacıya eksik ödenen emeklilik aylık tutarlarının da tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının  tüm emeklilik hakları ödenerek emekliye ayrıldığını,  ihtirazı kaydının olmadığı bordrolarla emekli aylığını aldığını, aylıkların enflasyona göre arttırılacağına dair düzenleme olmadığını, özel emeklilik programının ... taraflı jest niteliğinde olduğunu, 28.03.1983 tarihli Talimatname'nin 7 nci maddesindeki hükmün akdi mahiyette olmadığını ve benzer davaların işveren lehine sonuçlandığını; BP Petrolleri AŞ aleyhine aynı emeklilik sistemi nedeniyle açılan davaların reddedilerek kesinleştiğini, Anadolu 21. ... Mahkemesinin 2013/862 Esas, 2014/35 Karar; 2013/879 Esas, 2014/39 Karar; 2013/863 Esas, 2014/36 Karar ve 2013/140 Esas, 2013/139 Karar ... kararları ile Anadolu 18. ... Mahkemesinin 2013/131 Esas, 2014/204 Karar ... kararlarının sunulduğunu, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin bozma ilâmlarının sunulduğunu, uyuşmazlık konusunun aynı olduğunu, davacı tarafça sunulmuş olan ve davaya dayanak alınmış olan emsal mahiyetteki ... mahkemelerinde yapılan tüm yargılamaların hatalı hukuki değerlendirmeye dayalı ve emsal alınması gerek hukuken gerek hakkaniyet anlamında mümkün olmayan kararlar olduğunu, talebin dürüstlük ilkesi ile bağdaşmadığını, davacının tüm alacaklarını alarak davalıyı ibra ettiğini, artık hiçbir ad altında talep ... olmadığını, ek emekliliğin yasal bir zorunluluktan doğmadığını, davacıya bugüne kadar gerekli artışların yapıldığını, aylıkların herkes için aynı oranda arttırıldığını, davacının yıllardır emekli aylığı aldığını ve  itiraz etmediğini, mevzuata aykırı talepte bulunulduğunu, bu durumun hakkın kötüye kullanması olduğunu, Şirkette üretim faaliyetinin olmaması ve uzun yıllar enflasyonun altında ücret zammının kabul edilmiş olmasının zımni irade olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.  <br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmi  alacak ve tespit davası olarak açıldığı ve yargılamanın buna göre yapıldığı, davalı tarafça emeklilik politikası gereği emeklilik aylığına yıllık enflasyon oranları doğrultusunda zam yapılması gerektiği, ancak davalı tarafın zamanaşımı def'i de dikkate alınarak yıllık enflasyon oranlarına göre belirlenen ve davalı işveren tarafından ödenmesi gereken emeklilik aylığı ile fiilen ödenen emeklilik aylığı arasındaki farkın davalı işveren tarafından davacıya ödendiğinin ispatlanamadığı, davacının, oluşa uygun ve denetime elverişli  bilirkişi raporu ile tespit edilen fark emeklilik aylığına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br><br>B. İstinaf Sebepleri<br>1. Davacı vekili, dava konusu alacağa en yüksek banka mevduat faizi uygulanması gerekirken yasal faiz uygulanmasının hatalı olduğunu belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br><br>2. Davalı vekili, dava konusu edilen alacak ücret ödemesi olmadığından 1 yıllık zamanaşımına tâbi olup kabul anlamına gelmemek üzere, 1 yıllık zamanaşımı süresi nazara alınmadan verilen hükmün hukuka uygun olmadığını, kararın 6100 ... Kanun'un  297 nci maddesi  hükmüne aykırı olduğunu ve bu hükmü karşılar yeterlikte bir karar olmadığını, gerek somut dosyada gerekse diğer emsal davalarda mahkemelerin itirazlarını ve davanın hukuki temelini incelemediğini, alacağa  mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmasının kanuna aykırı olup temerrüt oluşmadığı için faiz uygulanamayacağını, müvekkili temerrüde düşürülmediğinden bu alacak için faiz işletilmesinin de yasal olmadığını,  Mahkeme kararının eksik incelemeye dayalı olduğunu, delillerinin  değerlendirilmediğini, iştiraksiz emeklilik sisteminden bağlanan emekli aylıklarının enflasyon oranında artırılması yönündeki talebin hukuki dayanağının tamamen yanlış değerlendirildiğini ve adeta işvereni bağlayıcı bir düzenleme veya işyeri şartı varmışçasına haksız ve adaletsiz karar verildiğini, emsal davalarda da aynı kriter etrafında yargılamalar yapıldığını ve davaların işveren lehine olarak ret kararı ile  sonuçlanarak kesinleştiğini, davacı tarafça sunulmuş olan ve davaya dayanak alınmış olan emsal mahiyetteki ... mahkemelerinde yapılan tüm yargılamaların hatalı hukuki değerlendirmeye dayalı, gerek hukuken gerek hakkaniyet anlamında emsal alınması mümkün olmayan kararlar olup  kesinleşmediklerini,  davacının tüm haklarını alarak müvekkili Şirketten ayrıldığını ve ayrılırken ibra etmiş olmakla artık hiç bir ad altında talep hakkının kalmadığını, davacı tarafın uzun süredir ek emekli aylığı almakta ve buna itiraz etmemekte olduğunu, bunun  zımnî bir muvafakat anlamına geldiğini ve bu nedenle de davacının artış farkı talep hakkının bulunmadığını, davacı tarafa ya da herhangi bir emekliye emekli aylıklarının enflasyon oranında artırılacağı yönünde herhangi bir taahhüt verilmediği gibi 28.03.1983 tarihli Talimatname'de de bu yönde bir hüküm bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.<br>C. Gerekçe ve Sonuç<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, davalıya ait işyerinden emekli olarak ayrıldığı, 01.07.1974 tarihli Talimatname ve 28.03.1983 tarihli Talimatname uygulaması gereğince davalının kendi Şirketinde çalışarak emekli olan işçisine, SGK nezdindeki emeklilik aylığından hariç olmak üzere ilave emeklilik aylığı ödediği, işveren tarafından, işçilerden katılma payı alınmaksızın ödenen bu emekli aylığının ihtiyari ve işverenin takdirinde bir ödeme olduğunun ve Talimatname'de her yıl enflasyon oranında zam yapılması yönünde bir hüküm bulunmadığının savunulduğu görülmekle işveren tarafından, dosyada mübrez  Y.K, T.K,  N.E, M.B. ve M.G. isimli işçilere verilen yazılı taahhütlerde emekli aylığına her yıl enflasyon oranında zam yapılacağı belirtilmiş olup  eşit işlem borcu ilkesi gereğince davacının da emekli aylığına her yıl enflasyon oranında zam yapılması gerektiğinden dolayı Dairenin emsal nitelikteki 2019/4140 Esas ve 2022/1055  Karar ... ilâmında da belirtildiği üzere İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin  isabetli olduğu (aynı yönde Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2021/10465 Esas ve 2021/14526 Karar ... ilâmı), 4857 ... ... Kanunu'nun (4857 ... Kanun) 34 üncü maddesine göre gününde ödemeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faizin uygulanacağı hükmünün bulunduğu, maddede sözü edilen ücret geniş anlamda ücret olup çalışma karşılığı ücretler, ikramiye, prim, jestiyon ve benzeri ödemelerin yanı sıra fazla çalışma, hafta tatili ile ... ve genel tatil ücretlerinin de bu kapsama dâhil olduğu, dava konusu ek emeklilik alacağı da ücret mahiyetinde olup 5 yıllık zamanaşımı süresine tâbi olduğu  ve kanun gereği mevduat faizi uygulanmasının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davacı vekilinin faiz türüne yönelik istinaf başvurusu yerinde görülerek İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. <br><br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.<br><br>B. Temyiz Sebepleri<br>          Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen benzer gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının eksik incelemeye dayalı olduğunu, istinaf başvurusu hakkında yeterli inceleme yapılmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.<br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık, davalı Şirketin ilave emeklilik politikası gereğince davacıya ödediği emekli aylığına her yıl enflasyon oranında zam yapmasının gerekip gerekmediği, bu bağlamda davacının  fark alacağının bulunup bulunmadığına  ilişkindir.<br><br>2. İlgili Hukuk<br>1. 6100 ... Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi.<br><br>2. 4857 ... Kanun'un 5 inci maddesi, Yönetmelik'in 1 vd. maddeleri.<br><br>3. Değerlendirme<br>1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeler ile ileri sürülen temyiz nedenlerine göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.<br><br>2. Somut uyuşmazlıkta davacı, davalı nezdinde 03.01.2005 tarihine kadar çalışmış olup emekli olduktan sonra davalı Şirketin iç düzenlemesi mahiyetinde olan 01.07.1974 tarihli Talimatname ile  28.03.1983 tarihli Talimatname  gereğince, sosyal güvenlik mevzuatı dışında ilave emekli aylığına hak kazandığını; ancak yapılması taahhüt edilen enflasyon oranında zammın yapılmadığını ileri sürerek  fark ücret alacağı talebinde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan değerlendirmede, davacı ile aynı konumda olan dava dışı işçilere yönelik taahhütler de gerekçeye konu edilmek suretiyle talebin kabulüne karar verilmiştir. <br><br>3. Ne var ki yapılan değerlendirme ve varılan sonuç dosya kapsamına uygun olmayıp emsal olduğu ileri sürülen işçilerin davacı ile aynı konumda olup olmadıkları, emeklilik sonrası Şirket Talimatnameleri gereğince ödenen ücretlerine iddia olunduğu gibi enflasyon oranında artış yapılıp yapılmadığı ve yapılan ödemelerin tutarı araştırılmadan eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmaktadır. <br><br>4. Şu hâlde Bölge Adliye Mahkemesince; dava dışı işçiler, Y.K, T.K, N.E, M.B. ve M.G'ye yapılan ödemelere ilişkin kayıtlar getirtilip davalı Şirket tarafından bahsi geçen emekli çalışanlara enflasyon oranında ödeme yapılıp yapılmadığı yöntemince belirlenerek tüm dosya kapsamına göre yeniden yapılacak değerlendirme ile bir karar verilmelidir.<br><br>5. Her ne kadar Dairemizce daha önce incelenen bir kısım dosyada, benzer gerekçe ile verilen kararlar onanmış ise de somut dosyaya ilişkin temyiz incelemesinde; eşitlik ilkesi yönünden Mahkemelerce yapılan araştırmanın yetersiz olduğu görülmekle hükmün yukarıda yazılı sebepten bozulması gerektiği kanaatine varılmıştır. <br><br>VI. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle;<br>Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının  BOZULMASINA,<br><br>Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,<br><br>Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, <br><br>24.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. <br>  <br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"643b973a9be3ed8435ced9658ace639d","SID":"dbf1b6eaa3e3a292"}}