{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">6. Hukuk Dairesi         2022/4471 E.  ,  2023/3832 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:Ticaret Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2014/840 E., 2022/373 K.<br>DAVA TARİHİ\t: 07.10.2009<br>HÜKÜM/KARAR\t: Kabul<br><br>Taraflar arasındaki istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince  davanın kabulüne karar verilmiştir.<br><br> Mahkeme  kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli davacı vekili tarafından duruşmasız,davalı ... vekilince duruşmalı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.11.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.<br><br>      Belli edilen günde duruşmalı temyiz talebinde bulunan davalı vekili Avukat ... ile temyiz talebinde bulunan davacı vekili Avukat ... Kılıçaslan geldi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: <br><br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı yükleniciler ile arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında yüklenici sıfatının en son davalı ...’a sözleşme ile devredildiğini, sözleşme kapsamında davalı ...’a teminat senedi verildiğini, ...’ın sözleşme gereği edimlerini yerine getirmemesine rağmen senedi diğer davalı ...’a ciro ettiğini ve bu davalının Konya 14. İcra Müdürlüğünün 2009/8549 sayılı takip dosyası ile senede dayalı takip başlattığını, takip ve dayanağı senet bakımından borçlu olunmadığının tespitini talep etmiş, davacı vekili 11/09/2017 tarihli dilekçesi ile takip dosyası alacağını temlik alan Ali Atabey ile yapılan sözleşme gereğince cebri icra tehdidi altında mahkeme masrafları ve vekalet ücretleri de dahil olmak üzere toplamda 690.000,00 TL’nin haricen ödendiğini beyan etmiş, 04/01/2022 tarihli dilekçesinde ise istirdat davasına dönüşen davalarının kabulü ile ödeme tarihinden itibaren en yüksek ticari faiziyle beraber taraflarına ödenmesini talep etmiştir. <br><br>II. CEVAP<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; edimlerini sözleşmeye uygun olarak yerine getirdiğini, Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/816 D.iş sayılı dosyasında yapılan tespitte imalat bedeli alacağının hesaplandığını, senedin teminat senedi olmadığını, sözleşmeden kaynaklanan imalat bedeli için ayrıca dava açtıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; takibe konu kambiyo senedinin illetten mücerret olduğunu, teminat senedi olduğunun kabulü için taraflar arasındaki sözleşmede hüküm bulunması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.<br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin 15.05.2012 tarihli ve 2009/887 Esas, 2012/235 Karar sayılı kararıyla; davanın ispatlanamamış olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br><br>IV.  BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ<br>A. Bozma Kararı<br>1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kooperatif vekili temyiz isteminde bulunmuştur.<br><br>2. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi (kapatılan) 2012/6445 Esas, 2013/4357 Karar sayılı ve  04.07.2013 tarihli ilamı ile davacı kooperatifin sair temyiz itirazlarının reddi ile davalı yetkili hamil ...’un 6762 Sayılı TTK’nın 599. maddesi  uyarınca  bononun  bedelsiz olduğunu bildiği  ve  bilerek aldığı  ve kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından hakkındaki davanın reddinin isabetli olduğu, ancak bononun eser sözleşmesi ilişkisi sebebiyle verildiği ve teminat bonosu olduğu asıl davadaki iş sahibi  davacı kooperatif, davalı yüklenici ve mahkemenin kabulünde olduğu, mahkemece davalı lehtar ... yönünden eser sözleşmesi ilişkisi sebebiyle bir alacağı bulunup bulunmadığının tespiti için taraflara delilleri ibraz ettirilip toplandıktan sonra sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ve eksik inceleme sonucu lehtar Ramazan hakkındaki davanın da reddi doğru bulunmamış kararın bozulmasına karar verilmiştir. <br><br>B. İlk Derece bMahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yerel mahkemece verilen ilk kararın sair temyiz itirazlarının reddi ile bozulması sonucunda davalı ... hakkında verilen davanın reddine ilişkin kararın kesinleştiği, dava konusu senedin takibe konulduğu Konya 14. İcra Müdürlüğünün 2009/8549 esas sayılı dosyası, takip alacaklısı ... tarafından yargılama sırasında, 23/10/2013 tarihinde, dava dışı ...'e temlik edildiği, Ali Atabey ile davacı Kooperatif arasında düzenlenen ve davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 16/08/2014 tarihli sözleşmeye göre, icra borcu 690.000 TL kabul edilerek; bir miktarı peşin ve bir miktarı vadeli seri senetler verilmek suretiyle ödenen 690.000,000 TL’nin taraflarca kabul edildiği, Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/782 Esas 2018/1175 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde, davacısının ..., davalısının ise mahkememiz dosyası davacısı olan Kooperatif  olduğu, 23/12/2014 tarihli adi yazılı temlik sözleşmesi uyarınca davalı Kooperatif yararına yapılan tüm müteahhitlik işinden doğan alacağın ... tarafından ...'e temlik edilmesine dayalı olarak, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 900.000 TL'lik eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın dava edildiği, netice itibarı ile 744.447 TL'nin davalı Kooperatiften tahsiline karar verildiği, kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği,  ilamın davacı ... tarafından Konya 5. İcra Müdürlüğünün 2019/815 Esas sayılı dosyasında takibe konulduğu ve davacı Kooperatif'ten yapılan tahsilatlar üzerine dosya 27/12/2021 tarihinde infazen kapatıldığı, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, menfi tespit davasının devamı sırasında borç miktarını aşan şekilde fazla ödeme varsa, bu ödemenin, menfi tespit davası istirdat davasına dönüştüğünden, istirdadına karar verilmesi gerektiği, davalı ...'ın, senet borcu tahsil edildiği halde dava tarihinden sonra yaptığı temlik sebebiyle, davacının, hem senedin takibe konulduğu ilamsız icra dosyasına, hem de dava konusu teminat senedinin dayanağı olan eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan ilamlı icra dosyasına tam ödeme yapmak durumunda kaldığı, söz konusu ödemeler kesinleşen takip dosyaları üzerine yapıldığından davacının ödemelerinin iyiniyetli ödeme olarak değerlendirilmesi gerektiği, böylelikle, senet hamiline - daha doğrusu hamilin icra dosyasını temlik ettiği dava dışı kişiye- yapılan 690.000 TL'lik ödemenin fazla ödeme haline geldiği ve bu miktarın hak ve nesafet ilkesine göre davalı ...'dan istirdadının gerektiği anlaşılmakla, davanın kabulü ile 690.000,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br><br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.<br><br>B. Temyiz Sebepleri<br>Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın istirdat davasına dönmesinden sonra verilen 04/01/2022 tarihli dilekçe ile alcağın ödeme tarihinden itibaren en yüksek ticari faizi ile beraber ödenmesini talep etmelerine rağmen yerel mahkemece ödenen bedelin faizi ile birlikte tahsili kararı yerine sadece ödenen 690.000,00 TL’nin tahsiline karar verildiğini ve faize hükmedilmediğini, yerel mahkeme kararını faiz bakımından temyiz ettiklerini, kararın bu yönü ile bozulmasını talep etmiştir. <br><br>Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dosya kapsamındaki bozma ilamı gereği davanın müvekkili ... yönünden eser sözleşmesinden kaynaklanan bir alacağının bulunup bulunmadığına yönelik tespit davası niteliğinde olduğunu, Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/782 Esas sayılı davasında yapılan yargılamada müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan imalat bedelinin tahsiline karar verilmesi ile eldeki dava bakımından araştırma yapılmasına gerek kalmadığını, eldeki dava konusu senedin ödenmesi neticesinde alacağı temlik alan kişiye ödeme yapılması ile yerel mahkemenin davaya tazminat davası olarak devam etmek için davacı tarafa süre verdikten sonra hükümde istirdat hükmü kurduğunu, Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında taraflarına ödenmesine hükmedilen alacak konusunun dava konusu senedi de kapsadığını, mükerrer ödemenin söz konusu olmadığını,  Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasında toplam alacağın 2.153.169,36 TL olarak belirlendiğini ve ıslah yapılırken senet ödemesinin mahsup edilerek 1.853.169,36 TL üzerinden talepte bulunulduğunu, ancak ...’ın kooperatife gönderdiği ihtarnamede 744.447,00TL alacağı bulunduğunu beyan etmesi ile bu miktar alacakla bağlı olunduğundan 744.447,00TL üzerinden davanın kabulüne karar verildiğini, yani müvekkilinin imalat bedeli alacağının aslında 2.153.16936 TL olduğunun tespitinin yapıldığını, dolayısı ile eldeki dava bakımından mükerrer ödeme bulunmadığını, kararın bozulmasını talep etmiştir. <br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık, eser sözleşmesi ilişkisi sebebiyle verilen bonodan dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkin iken yargılama sırasında yapılan ödeme neticesinde istirdat istemine ilişkindir. <br><br>2. İlgili Hukuk<br>1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 436, 437. maddeleri, 818 sayılı Borçlar  Kanununun 355-371 . maddeleri<br><br>3. Değerlendirme<br>1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanunun 437 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br><br>2. Davacı kooperatif ile dava dışı ilk yüklenici Hilal Uluslararası Taşımacılık ve İnş. A.Ş. arasında Konya 1. Noterliği’nin 04/01/1994 tarih ve 0052 yevmiye numaralı kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmenin 10. maddesine göre bu sözleşme imzalandıktan sonra yüklenici şirket işi kısmen veya tamamen başka birine devredebileceği kararlaştırılmıştır. <br><br>- Daha sonra davacı kooperatif yönetim kurulunun rızası ile 01/09/2022 tarihli sözleşme kapsamında ilk yüklenici Hilal A.Ş. , 04/01/1994 tarihli sözleşmedeki bütün hak ve vecibeleri ile yüklenici sıfatını ...’na devir etmiş, devir sözleşmesi davacı kooperatif, ilk yüklenici ve ikinci yüklenici ... arasında imzalanmıştır. Sözleşmenin 16. maddesine göre bu sözleşme imzalandıktan sonra yüklenici şirket işi kısmen veya tamamen başka birine devredebileceği kararlaştırılmıştır. <br>- Daha sonra ikinci yüklenici ... ve davalı son yüklenici ... arasında bila tarihli,  01/09/2022 tarihli sözleşme kapsamındaki tüm alacakların ve inşaat yapım borcunun 80.000,00TL bedel ile davalı ...’a devri kararlaştırılmıştır.<br><br>2.1. Keşidecisi davacı kooperatif, lehtarı ... olan, 03/06/2008 düzenleme tarihli, 05/02/009 vade tarihli 300.000,00 TL bedelli ve senedin son üst kısmında ‘‘ İşbu senet teminat olarak verilmiştir.’’ kayıtlı olan bono dava konusudur. Senedin arka yüzüne göre senedin ... tarafından ciro edildiği, sonraki cirantanın da ... olduğu görülmüştür. Bozma ilamında da belirtildiği üzere, davalı yüklenici ...’ın beyanlarından söz konusu bononun davacının Hilal Uluslararası Taşımacılık ve İnş. A.Ş. ile yapılıp dava dışı ...’na, ondan da davalı ...’a devredilen eser sözleşmesi ilişkisi sebebiyle ve onun teminatı olarak verildiği anlaşılmaktadır.<br><br>2.2. Davaya konu menfi tespit istemine dayanak olan Konya 14. İcra Müdürlüğünün 2009/8549 esas sayılı dosyasına göre, (yeni esas Konya 2. İcra Müdürlüğünün 2017/8448 esas sayılı dosyası), 24/08/2009 tarihli takip talebinde, takip alacaklısının ..., takip borçlularının davacı kooperatif ve davalı ... olduğu, takip tutarının 300.000,00TL asıl alacak ve 36.400,00TL faiz olmak üzere toplamda 336.400,00TL olduğu, takip dayanağının ise 03/06/2008 tanzim tarihli ve 05/02/2009 vade tarihli, 300.000,00TL bedelli bono olarak gösterildiği anlaşılmıştır.  Takip alacaklısı ... tarafından yargılama sırasında, 23/10/2013 tarihinde, takip alacağı dava dışı ...'e temlik edilmiştir.<br><br>2.3. Temlik alan Ali Atabey ile davacı kooperatif arasında 16/08/2014 tarihli sözleşme imzalanmıştır. Sözleşme incelendiğinde;<br><br>-  Konya 14. İcra Müdürlüğünün 2009/8549 esas sayılı dosya borcunun ferileri de dahil olmak üzere taraflar arasında 680.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı, kooperatif tarafından sözleşme tarihinde 330.000,00TL’nin nakit olarak ödendiği, kalan 350.000,00TL’nin ise sözleşme tarihinden sonra aylık düzenli bir şekilde eşit taksitler halinde 30/09/2014 tarihinden başlamak üzere 7 taksit halinde her biri 50.000,0TL olan izleyen her aya karşılık bono ile ödeneceği kararlaştırılmıştır. Ödemeler tamamlandıktan sonra alacaklının dosyadan feragat edeceği, Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/887 E. sayılı dosyasında icra inkar tazminatı ve vekalet ücreti talep edilmeyeceği kararlaştırılmıştır. Sözleşme ekinde ...’ın Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/887 Esas sayılı davası için icra inkar tazminatına ilişkin yazılı ibrası ve 2009/8549 Esas sayılı takip dosyasında alacaklı vekillerinin masraf ve vekalet ücretine ilişkin yazılı ibraları olduğu görülmüştür.<br><br>2.4. Davalı ... vekili, 01/05/2018 tarihli dilekçesi ile dava dışı üçüncü kişiye toplamda 690.000,00TL ödeme yapıldığını ve bu konuda bir ihtilaf bulunmadığını beyan etmiştir. Ödemenin 300.000,00 TL’sinin bono karşılığı, 390.000,00TL’sinin ise ferilere ilişkin olduğunu beyan etmiştir.<br>2.5. Yerel mahkemece 12/07/2017 tarihli celsede davacı vekiline, dava konusu senet nedeniyle kime hangi tarihte kaçar TL ödediğini açıklamak ve dava konusu 336.400,00 TL nin üzerinde bir ödeme var ise bunun üzerindeki miktarı da istirdada konu edeceklerse aradaki farkın dava harçlarını karşılamak üzere iki ay süre verilmiş, davacı vekili 11.09.2017 tarihli dilekçesi ile Ali Atabey ile yapılan sözleşme gereğince cebri icra tehdidi altında mahkeme masrafları ve vekalet ücretleri de dahil olmak üzere toplamda 690.000,00TL’nin haricen ödendiğini, dava açılırken harca esas değerin 336.400,00 TL olduğunu ve istidat davasına konu edilen 690.000,00 TL’den mahsubu ile 353.600,00 TL üzerinden harcı ikmal edeceklerini beyan etmiş, 11.09.2017 tarihli sayman mutemedi alındısına göre bakiye 6.038,60 TL harç ikmal edilmiştir. Davacı vekili, 04.01.2022 tarihli dilekçesinde ise istirdat davasına dönüşen davalarının kabulü ile ödeme tarihinden itibaren en yüksek ticari faiziyle beraber taraflarına ödenmesini talep etmiştir. <br><br>2.6. Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.01.2015 dava tarihli 2016/782 Esas sayılı dava dosyasında, dava dışı yüklenici ... tarafından 23.12.2014 tarihinde düzenlenen adi yazılı temlik sözleşmesi davacı ...’e temlik edilen hakediş alacağının davalı iş sahibi ...’nden tahsili istenmiş, davacı fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 900.000,00 TL’nin tahsilini talep etmiş, 13.10.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 953.169,36 TL artırarak 1.853.169,36 TL’ye çıkartmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, dava dışı yüklenici ...’ın Konya 9. Noterliği’nin 07.08.2009 tarih ve 24143 yevmiye numaralı ihtarı ile davalı kooperatiften hakediş alacağı olarak 744.447,00 TL talep ettiğinden, davacı temlik alanın da bu taleple bağlı olduğu gerekçesiyle 2018/1175 Karar ve 28/12/2018 tarihli karar ile 744.447,00 TL’nin davalıdan tahsiline, fazla istemin  reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2019/1216 Esas, 2020/2189 Karar ve 08.07.2020 tarihli kararı ile bozma kararı verilmiş ise de bozma ilamına karşı karar düzeltme talebinin incelenmesinde Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 2020/2856 Esas, 2021/2068 Karar sayılı ve 29.04.2021 tarihli kararı ile bozma ilamının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiş, ilk derece mahkemesi kararının bu surette kesinleştiği anlaşılmıştır. <br><br>- Kesinleşen  Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/782 Esas sayılı davasında verilen karar, ... tarafından Konya 5. İcra Müdürlüğü’nün 2019/815 sayılı dosyası ile takibe konmuş, takip dosyasına konu edilen alacak, ferileri ile birlikte toplamda 1.483.356,66 TL olarak, son ödeme tarihi olan 27.12.2021 tarihinde takip dosyasına ödenmiş olduğu görülmüştür.<br><br>2.7. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; eldeki davaya dayanak takip dosyasında alacağı temlik alan dava dışı üçüncü kişi ile davacı kooperatif arasındaki sözleşmeye göre takip dayanağı teminat senedi bakımından haricen 690.000,00TL’nin ödenmiş olduğunun davanın taraflarının kabulünde olduğu, teminat senedinin davalı yüklenicinin sözleşme kapsamında hak ettiği bedelin ödenmeme ihtimaline binaen verildiğinin sabit olduğu, davalı yüklenicinin sözleşmeden kaynaklanan alacaklarını temlik alan üçüncü kişinin Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/782 Esas sayılı dosyasında açtığı davada, davalı yüklenicinin 07.08.2009 tarihli ihtarnamesi ile alacağının 744.447,00TL olduğunu kabul ettiği gerekçesi ile bu bedel üzerinden davanın kabulüne dair verilen hükmün kesinleşerek bedelin kooperatiften tahsil edildiği, Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/782 Esas sayılı davasında yüklenicinin ihtarname ile kabul ettiği bedelin üzerinde bir alacağın tespit edilmiş olması halinde dahi, 07.08.2009 tarihli ihtarnamede yüklenicinin toplam alacağının 744.447,00 TL olduğunu ihtar ettiği,  maddi olgu olarak kesinleşen alacağın 744.447,00 TL olarak kabul edilmesi gerektiği ve hem eldeki davada yapılan ödeme , hem de Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/782 Esas sayılı kararı neticesinde yapılan ödemenin aynı sözleşmeden kaynaklanan aynı borca ilişkin olduğunun anlaşılması karşısında, yerel mahkemece eldeki davada mükerrer ödeme olduğunun tespiti ile ödenen bedelin tahsiline karar verilmesinde hukuka aykırı bir yan bulunmamış, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.  <br><br>2.8. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; davacı vekili, davanın istirdat davasına dönüştüğünü beyanla hükmedilecek alacağa en yüksek ticari faiz işletilmesi gerektiğini temyiz itirazı olarak ileri sürmüş, yukarıda belirtildiği üzere 12.07.2017 tarihli celsede davacı vekiline, dava konusu senet nedeniyle kime hangi tarihte kaçar TL ödediğini açıklamak ve dava konusu 336.400,00 TL nin üzerinde bir ödeme var ise bunun üzerindeki miktarı da istirdada konu edeceklerse aradaki farkın dava harçlarını karşılamak üzere iki ay süre verilmiş, davacı vekili 11.09.2017 tarihli dilekçesi ile Ali Atabey ile yapılan sözleşme gereğince cebri icra tehdidi altında mahkeme masrafları ve vekalet ücretleri de dahil olmak üzere toplamda 690.000,00 TL’nin haricen ödendiğini, dava açılırken harca esas değerin 336.400,00TL olduğunu ve istidat davasına konu edilen 690.000,00 TL’den mahsubu ile 353.600,00 TL üzerinden harcı ikmal edeceklerini beyan etmiş, 11.09.2017 tarihli sayman mutemedi alındısına göre bakiye 6.038,60 TL harç ikmal edilmiştir. Davacı vekili, 04/01/2022 tarihli dilekçesinde istirdat davasına dönüşen davalarının kabulü ile ödeme tarihinden itibaren en yüksek ticari faiziyle beraber taraflarına ödenmesini talep etmiş olup, yerel mahkemece eldeki istirdat davasında davacının talebi üzerine tahsiline karar verilen alacak bakımından ödeme tarihlerinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, faize hükmedilmeden alacağın tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. <br>Ne var ki bu yanlışlığın  giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3 ncü maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 438/7 nci maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.<br><br>VI. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle;<br>Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,<br>Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile temyiz incelemesine konu yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan ‘‘ Dava istirdat davasına dönüşmekle 690.000,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ’’ cümlesinin çıkarılarak yerine,<br>‘‘  Dava istirdat davasına dönüşmekle 690.000,00TL'nin,<br>340.000,00 TL’sinin 16/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile,<br>50.000,00 TL’sinin 30/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile,<br>50.000,00 TL’sinin 31/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile,<br>50.000,00 TL’sinin 30/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile,<br>50.000,00 TL’sinin 31/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile,<br>50.000,00 TL’sinin 31/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile,<br>50.000,00 TL’sinin 28/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile,<br>50.000,00 TL’sinin 31/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile  davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ’’ yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, <br>17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, <br><br>Temyiz peşin harcın istek halinde davacıya  iadesine, <br><br>Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,<br><br>Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br><br>Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,<br><br>14/11/2023 gününde oy birliğiyle karar verildi. <br> <br><br><br><br><br>  <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d1b29e502ed0530b","SID":"c475ce663710eb9a"}}