{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">12. Hukuk Dairesi         2023/4461 E.  ,  2023/5154 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi<br><br><br>Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması ve taşınmazın tahliyesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile 2.635.003,95 TL'lik kısma ilişkin itirazın kaldırılmasına, davalı borçlunun dava konusu mecurdan tahliyesine, asıl alacağın (2.635.003,95 TL) %20'si tutarında inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya verilmesine karar verilmiştir.<br><br>Kararın davalı borçlu ve davacı alacaklı (katılma yoluyla) tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı alacaklının istinaf başvurusunun usulden reddine, davalı borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br><br>I. DAVA<br>Alacaklı dava dilekçesinde; davalı borçlu hakkında başlattığı adi yazılı kira sözleşmesine dayalı olarak  adi kiraya ve hasılat kiralarına ait ilamsız takipte, borçlu tarafından sunulan itiraz dilekçesinde sözleşmeye ve altındaki imzaya itiraz edilmediğini, kira borcu ve ferilerinin süresinde ödenmediğini, her 2 tarafın tacir olması nedeniyle dayanak kira sözleşmesiyle faiz oranının belirlenebileceğini, bu nedenle faize itirazın da haksız olduğunu ileri sürerek itirazın kaldırılması, temerrüt nedeniyle \"Cevahir Alışveriş Merkezi, 162 bağımsız bölüm numaralı\" taşınmazın tahliyesi ile davalı borçlu aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.<br><br>II. CEVAP<br>Davalı borçlu cevap dilekçesinde; kira ödemelerini zamanında yaptığını, bu nedenle herhangi bir borcu bulunmadığını, bilirkişi incelemesi yaptırılması halinde bu durumun anlaşılacağını, sözleşmedeki imzaya itiraz edilmemiş olmasının borcun kabul edildiği anlamına gelmediğini, alacağın likit olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.<br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında tahliye talepli icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya 02.04.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından 08.04.2019 tarihinde sunulan itiraz dilekçesinde kira sözleşmesine ve kira bedeline ilişkin ayrıca ve açıkça itirazda bulunulmadığından takibin bu yönleriyle kesinleştiği, bilirkişi raporunda \"diğer gelirler\" adıyla takibe konu edilen ve takibe dayanak faturalara göre yemek bedeli olan 16.533,57 TL'lik kısmın sözleşme kapsamında yer almadığı, diğer alacak kalemlerinin sözleşmede düzenlenmiş olduğunun tespit edildiği, söz konusu alacak kalemiyle ilgili olarak İİK'nın 68. maddesi uyarınca ispat yükünün davacı alacaklıda olduğu ve davacı alacaklı tarafından anılan madde kapsamında yer alan belgelerden biriyle alacağın ispatlanamadığı, sunulan faturanın nitelik itibarıyla bu belgelerden sayılamayacağı anlaşıldığından 16.533,57 TL'lik kısma ilişkin itirazın kaldırılması talebinin reddine karar vermek gerektiği, sözleşme kapsamında yer alan alacak kalemlerinin ödendiğini veya talep edilemeyeceğini ispat yükünün davalı borçlu üzerinde olduğu, ancak davalı borçlu tarafından İİK'nın 269/c maddesi uyarınca ispat edilemediği, dayanak sözleşme çerçevesinde temerrüt faizinin aylık % 3,50 olarak kararlaştırıldığı, takip tarihinden itibaren bu oran üzerinden faiz istenebileceği, dolayısıyla davalı borçlunun buna ilişkin itirazının dayanaksız olduğu, bu nedenle 2.635.003,95 TL'lik kısma ilişkin itirazın kaldırılmasına karar vermek gerektiği, davalı borçlu tarafından ödeme emrinin tebliğinden itibaren 30 günlük yasal sürede ödeme yapılmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 2.635.003,95 TL'lik kısma ilişkin itirazın kaldırılmasına, davalı borçlunun dava konusu mecurdan tahliyesine, asıl alacağın (2.635.003,95 TL) %20'si tutarında inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya verilmesine karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı borçlu ve davacı alacaklı (katılma yoluyla) istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br><br>B. İstinaf Sebepleri<br>Davalı borçlu istinaf dilekçesinde; mahkemece Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararına uygun inceleme yapılmadığını, ticari defterler ve kayıtlar incelenip değerlendirilmeksizin, eksik inceleme ile karar verildiğini, ek rapor aldırılması talebi hakkında karar verilmediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı alacaklı (katılma yoluyla) istinaf dilekçesinde; kararın itirazın kaldırılması talebinin reddine ilişkin kısmının hatalı olduğunu, yemek bedelinin, sözleşme uyarınca kiracı tarafınca ödenmesi gereken kalemlerden olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının bu miktar yönünden kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>C. Gerekçe ve Sonuç<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında başlatılan takipte, takip talebi ve ödeme emrinde 2018 yılı Kasım ayı kira, AVM ortak gider katılım payı, Eğlence merkezi gider yansıtması, Mağaza Bakım Giderleri katılım payı, Mağazalarda kullanılan su kullanım payı, mağazalarda kullanılan elektrik kullanım payı, diğer gelirler ve Mağaza bakım giderleri katılım payı, 2018 yılı Aralık ayına ilişkin aynı kalemler, 2019 yılı Ocak ve Şubat aylarına ilişkin giderlerinin tahsili amacıyla haciz ve tahliye talep edildiği, ödeme emrinde 7 gün itiraz, 30 gün ödeme süresi verildiği, ödeme emrinin davalı borçluya 02.04.2019 tarihinde tebliğ edildiği, 08.04.2019 tarihinde davalı borçlu tarafından borca ve tüm ferilerine faize itiraz edildiği, itirazda kira bedeli, kira ilişkisi ve kira sözleşmesine açıkça itiraz edilmediği, bilirkişi raporunda sözleşmede kararlaştırılan hükümler ve cari hesap incelenerek (Sözleşme 4.1.2 ve 4.1.3. maddeleri) gereği takiple talep edilen 16.533,57 TL’nin yemek bedeli olarak düzenlendiği, bu giderlerin mecura ilişkin sözleşmede kararlaştırılan giderlerden olmadığı, alınan raporun denetime imkan verecek şekilde düzenlendiği, mahkeme kararının hukuka uygun olduğu, davacı alacaklının kararı itirazın kaldırılmasına karar verilmeyen miktar 16.533,57 TL yönünden katılma yolu ile istinaf ettiği, iş bu miktarın mahkemenin karar tarihi olan 25.01.2023 tarihi itibariyle kesinlik sınırı olan 41.710 TL’nin altında kaldığı gerekçesi ile davacı alacaklının istinaf başvurusunun usulden reddine, davalı borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br><br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.<br><br>B. Temyiz Sebepleri<br>Davalı borçlu temyiz dilekçesinde; mahkemece Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararına uygun inceleme yapılmadığını, ticari defterler ve kayıtları incelenip değerlendirilmeksizin, eksik inceleme ile karar verildiğini, ek rapor aldırılması talebi hakkında karar verilmediğini ileri sürerek bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık, adi kiraya ve hasılat kiralarına ilişkin ilamsız takipte itirazın kaldırılması ve taşınmazın temerrüt nedeniyle tahliyesi istemine ilişkindir.<br><br>2. İlgili Hukuk<br>2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun İİK’nın 269 ve 269/c maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, sair yasal mevzuat<br><br>3. Değerlendirme<br>1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci  maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. <br>\t<br>2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. <br><br>VI. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle;<br><br>Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, <br><br><br>Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile  eksik harcın temyiz  edenden tahsiline, <br><br><br>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,<br><br>20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br><br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e21414ade5abda3a","SID":"6641677aab2de97b"}}