{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">7. Ceza Dairesi         2023/9971 E.  ,  2023/7136 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t:Asliye Ceza Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2021/126 E., 2021/180 K. <br>SUÇ\t: 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet  <br>HÜKÜM\t: Mahkûmiyet<br>TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ\t: Zamanaşımı nedeniyle düşme <br><br>Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: <br><br>I. HUKUKÎ SÜREÇ<br>1.... Sulh Ceza Mahkemesinin, 24.05.2006 tarihli ve 2005/275 Esas, 2006/88 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 91 inci maddesinin beşinci ve sonuncu fıkraları  ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62, 52  ve 51 inci maddeleri  uyarınca  erteli 2 ... 15 gün  hapis ve 250,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 kental odunun              <br>müsaderesine karar  verilmiştir.<br><br>2.Anılan kararın o yer Cumhuriyet savcısı  tarafından temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 24.12.2009 tarihli ve 2008/24030 Esas, 2009/24053 Karar sayılı ilâmıyla;\"...Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 Sayılı Kanunla, özel nitelikte olan 6831 Sayılı Orman Kanununda getirilen köklü değişikliklerin ve ceza sisteminin lehe  hükümlerinin bütün halinde değerlendirme sonucu 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesi dikkate alınarak sanık lehine uygulanması gerekliliği ve 5728 Sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası uyarınca CMK'nun 231/5,  14. madde ve fıkralarında öngörülen,  hükmün açıklanmasının geri  bırakılmasında ceza  sınırının 2 yıla çıkartılması ve soruşturma ile kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece  birlikte değerlendirilmesi lüzumu,...\" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.<br><br>3.... Sulh Ceza Mahkemesinin, 24.06.2010 tarihli ve 2010/55 Esas, 2010/219 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan aynı Kanun'un 91 inci maddesinin beşinci fıkrası  ile 5237 sayılı Kanun'un 62  ve 52 nci maddeleri uyarınca 25  gün  hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231  inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve suça konu emvalin satış bedelinin Hazineye irat kaydına karar  verilmiştir.<br><br>4.Sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2021 tarihli ve 2021/126 Esas, 2021/180 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan aynı Kanun'un 91 inci maddesinin beşinci fıkrası  ile 5237 sayılı Kanun'un 62, 50 ve 52 nci maddeleri  uyarınca 25  gün  hapis cezasından çevrilen 500,00 TL ve doğrudan hükmedilen 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar  verilmiştir.<br><br>II. TEMYİZ SEBEPLERİ<br>Sanığın temyiz sebepleri, denetim süresinden sonra suç işlediğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine, ormandan ağaç kestiğine dair tutanak olmadığına, husumetli olduğu için isminin verildiğine ve dosyadaki haritaların suça konu yerle ilgili olmadığına ilişkindir.<br><br>III. OLAY VE OLGULAR<br>1.11.11.2005 tarihinde yapılan  kontroller sırasında sanığın ikametinin önünde 8 kental meşe odunu tespit edildiği ve sanığın hazır olarak bulduğu odunları topladığını beyan ettiğine dair suç tutanağı düzenlendiği anlaşılmıştır.<br><br>2.Sanık savunmalarında topladığı odunların çalı çırpı odunu olduğunu, orman kırımından odun topladığını beyan etmiştir.<br><br>3.Orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda suça konu emvalin kesim sahasındaki kesim artıklarından temin edildiği, kuru meşe odunlarından oluştuğu belirtilmiştir. Fen bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda ise sanığın emval topladığını belirttiği yerin orman vasıflı parsel olduğu tespit edilmiştir.<br><br>IV. GEREKÇE<br>  Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen, davanın dayanağını oluşturan suç tutanağı,            <br>sanık savunması ve bilirkişi raporuna göre, sanığın eyleminin 6831 sayılı Kanun'un 91 inci maddesinin beşinci fıkrası  kapsamında olduğu ve hükümden önce 14.04.2011 tarih, 27905 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı  Kanun'un 11 inci maddesi ile 6831 sayılı Kanun'un 91 inci maddesinin beşinci fıkrasında yapılan değişiklik nazara alındığında bu suçun  5326 sayılı Kabahatler Kanunu (5326 sayılı Kanun) gereğince kabahat nevine dönüştüğü ve eylem tarihi ile karar tarihi arasında 5326 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca öngörülen  zamanaşımı süresinin gerçekleşmesi nedeniyle kabahatli (sanık) hakkında idari para cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, sanık hakkında  6831  sayılı Kanun  uyarınca mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.<br><br>V. KARAR<br>Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Asliye  Ceza Mahkemesinin, 30.06.2021 tarihli ve 2021/126 Esas, 2021/180 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA,   5326 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin gerçekleşmesi nedeniyle kabahatli (sanık) hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br><br>Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, <br><br>18.09.2023 tarihinde karar verildi.<br> </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"18b32c79e611e3dd","SID":"9dbe4f603740d4b1"}}