{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">1. Hukuk Dairesi         2022/6240 E.  ,  2023/4983 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi<br>SAYISI\t: 2022/867 E., 2022/1148 K.<br>HÜKÜM/KARAR\t: Davanın açılmamış sayılmasına / Esastan Ret<br>İLK DERECE MAHKEMESİ\t:... Asliye Hukuk Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2021/59 E., 2022/19 K.<br><br>Taraflar arasındaki  kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptal ve tescil  davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına  karar verilmiştir.<br><br>Kararın davacı vekili  tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili  tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>\t\t\t<br>I. DAVA<br>Davacı; ... ili,... ilçesi, ...köyünde bulunan 43, 44, 274, 290, 932, 934, 982, 1028, 1025, 1161, 1265, 1365 parsel numaralı taşınmazları ve ... mevkinde bulunan takribi 5 dönüm  tarlayı  uzun yıllardır kullandığını, bu taşınmazların satış vaadi sözleşmesinin 10.10.1971 tarihli senet ile yapıldığını, ardından miras bırakınları ... ve Hüseyin Parlakkılıç tarafından satın alındığını, söz konusu arazilerin kadastro öncesi yapılan satışlarının geçerli olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adına  tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.<br><br>II. CEVAP<br>Davalı, davanın reddini savunmuştur. <br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin 26/04/2021 tarihli ve  2020/4 Esas, 2021/17 Karar sayılı kararıyla; 21.10.2020 günlü duruşmanın 3 numaralı ara kararında 4.731,30 TL harcın davacı yanca bir sonraki celseye kadar yatırılmasına, aksi halde dosyanın işlemden kaldırılacağına karar verildiği, bu hususta davacı vekiline tebligat gönderildiği, tebligatın 21.12.2020 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, davacı vekilinin harcı ikmal etmediği, 06.01.2021 tarihli duruşmada dosyanın işlemden kaldırıldığı, 3 aylık yenileme süresinin 06.04.2021 tarihinde dolduğu gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A.  İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br><br>B.  Kaldırma Kararı<br>Bölge Adliye Mahkemesinin 18.10.2021  tarihli ve  2021/1549   Esas,  2021/1329 <br>Karar sayılı kararıyla;  eksik harç ikmali için ara karar tesis edilirken yatırılacak harç miktarının belirtilmesinin yanı sıra kesin süreye hükmedilecekse bunun açıkça yazılması ve belirtilen kesin sürede yatırılmamasının sonuçlarının da açıkça bildirilmesi gerektiği, Mahkemece verilen ara kararın bir sonraki celsede sadece \"aynen ifasına\" denilmek suretiyle ara karar tesisinin usule uygun olmadığı, aynı ara kararın hiç bir karışıklığa mahal vermeyecek şekilde yeniden kurulması ve neticelerinin o celsede de hatırlatılması gerektiği belirtilerek davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. <br><br>C.  İlk Derece Mahkemesince Kaldırma Kararı Sonrasında Verilen Karar<br>İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2022 tarihli ve 2021/59 Esas, 2022/19 Karar sayılı kararıyla; süresi içerisinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.<br><br>Ç. Kaldırma Kararı Sonrası İlk Derece Mahkemesi Kararına Karşı İstinaf Yoluna Başvuranlar <br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br><br>D. İstinaf Nedenleri<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Mahkemece verilen kararın usule, Kanuna ve usul ekonomisine aykırı olduğunu, ihtarın  usule uygun yapılmadığını, ihtar içeriğinde belirtilen hususların kararın doğuracağı hüküm ve sonuçların tam olarak açıklanmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br><br>E .  Gerekçe ve Sonuç<br>Bölge Adliye Mahkemesinin 15.06.2022 tarihli ve 2022/867 Esas, 2022/1148 Karar sayılı kararıyla; kaldırma kararı doğrultusunda usulüne uygun olarak yeniden eksik harcın ikmali için davacı vekiline kesin süre verildiği ve verilen kesin süreye rağmen eksik harcın ikmal edilmemesi üzerine dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacının dosyanın işlemden kaldırılmasından sonra 03.03.2022 tarihinde eksik harcı ikmal ettiği ancak dosyanın yenilenmesi için talepte bulunmadığı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150/4 üncü maddesi gereğince yenileme dilekçesi verilmesinin zorunlu olduğu, İlk Derece Mahkemesi tarafından yazılı gerekçe ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan  reddine karar verilmiştir.<br><br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili  temyiz isteminde bulunmuştur.<br><br><br>B. Temyiz Sebepleri<br>Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. <br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br> Uyuşmazlık, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil davası istemine ilişkindir.<br><br>2. İlgili Hukuk<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150/4 üncü maddesi,<br><br>3. Değerlendirme<br>1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı  Kanunu'nun  371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br><br>2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler  kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br><br>VI. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle;<br><br>Davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile  Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,<br><br>Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,<br><br>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,<br><br>02.10.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle  karar verildi.<br><br><br><br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a15dd4a448aaa028","SID":"bc2091b04cddee16"}}