{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">7. Ceza Dairesi         2023/1024 E.  ,  2023/10814 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t:Ağır  Ceza Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2020/191 E., 2021/261 K.<br>SUÇ\t: 5411  sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet<br>HÜKÜM\t: Mahkûmiyet<br>TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ\t: Onama <br><br>Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin  bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin  süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.<br>Hükmolunan cezanın nevi ve miktarına göre, sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme  talebinin, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:<br><br>I.HUKUKİ SÜREÇ<br>1.Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığının 30.09.2009 tarihli ve 2009/659 Esas sayılı iddianamesi ile; sanık ... ve temyiz dışı  sanıklar ... ve Abdulkerim Bayar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun(5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen \"zimmet\" suçundan, temyiz dışı sanıklar  ..., ..., ..., ..., ... ve ...  hakkında ise 5237 sayılı Kanun'un 251 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen \"denetim görevinin ihmali\" suçlarını işledikleri iddiası ile cezalandırılmaları  talebiyle açılan kamu davasının Şırnak Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/356 Esas sırasına kaydedildiği, Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığının 28.12.2009 tarih ve 2009/867 Esas sayılı iddianamesi ile; sanık ... hakkında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na (5411 sayılı Kanun) muhalefet suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının aynı mahkemenin 2010/14 Esas sırasına kaydedildiği, her iki dosya arasında bulunan hukuki ve fiili irtibat nedeniyle 04.03.2010 tarihli ve 2010/14 Esas, 2010/30 Karar sayılı kararıyla dosyaların 2009/356 Esas sayılı dosya esası üzerinde birleştirilerek yargılamaya devam edildiği anlaşılmıştır.<br><br>2.Şırnak  Ağır Ceza Mahkemesinin 10.01.2013 tarihli ve 2009/356 Esas, 2013/5 Karar sayılı kararıyla sanık ... hakkında 5411 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan sonuç itibarıyla 10 yıl hapis ve 12.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un  247 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca \"zimmet\" suçundan sonuç itibarıyla 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, temyiz dışı sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince \"zimmet\" suçundan 7 yıl 6 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, temyiz dışı sanıklardan Abdulkerim Bayar'ın \"zimmet\" suçundan beraatine, ..., ... , ... ..., ..., ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 251 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen \"denetim görevinin ihmali\" suçundan beraatlerine karar verilmiştir.<br><br>3.Anılan kararın katılan  ... vekili, katılan ... vekili, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 09.07.2020 tarihli ve 2019/10500 Esas, 2020/11538 Karar sayılı ilamıyla, sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmünün \"Şırnak ... Tahakkuk Şubesinde ...'nün Ziraat Bankası nezdindeki hesaplarından personelin yolluk ve tedavi giderleri, doğum ve ölüm yardımlarının ödenmesi amacıyla görevlendirilmiş personellerden ...’ın  Muhasebe Müdürlüğünce ilgili banka şubesine verilmek üzere verilen banka listelerini hemen ilgili hesaplara aktarma yapmak üzere banka şubelerine vermek yerine ödenek yokluğu ve personele toplu ödeme yapılacağı bahanesiyle uzun süre banka hesabında tuttuğu, ödeme emri ekindeki banka listesinden ayrı yeni banka listeleri hazırlayarak bir kısım personelin istihkakını eksik havale ettiği veya hiç göndermediği, ...'nün kurum hesaplarından kendi şahsi hesaplarına para aktarmak, başka kurumlarda çalışan personele borç vermek, hiç bir ödeme belgesine dayanmayan şekilde nakit çekmek, başka hesaplara havale işlemleri yapmak suretiyle 14.01.2005-27.08.2007 tarihleri arasında 522.167 TL tutarında parayı uhdesine geçirdiği iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması sonucunda sanığın zimmet suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de; sanığın  usulsüz 139 işleminin çoğunun para çekme şeklinde olup  Ziraat Bankası Şırnak şubesi tevdiat bölümünde servis görevlisi olarak görev yapan bankacı ...’a ait (MSOM) işlemci parafıyla gerçekleştirildiği, sanık ...’un  ...'nün Ziraat Bankası nezdindeki             <br> kurumsal hesabından sanık ...'ın şahsi hesabına çok sayıda virman işlemi yaptığı, ...'ın ... hesabından para aktardığı kişilerden bazıları tarafından daha sonra  ...‘un şahsi hesabına ödemelerde bulunulduğu, sanık ...'ın kurum hesaplarından usulsüz işlemler neticesinde çektiği paraların 118.650 TL'lik kısmının sanık ...'un akrabası ... Som'un şubedeki ve diğer bankalardaki hesaplarına para yatırma ve EFT işlemleri neticesinde aktarıldığı, Sağlık Müdürlüğü hesabından (MSOM) parafıyla  çekilen paraların bir kısmıyla ... Som’un yetkilisi olduğu Som Ticaret Bosch bayinin senet tahsilatlarının yapıldığı, bir kısım karşılıklı işlemlerde işlemlerinin karşılığını gizlemek amacıyla hesaptan tediye ve tahsil işleminin ..., işlemin karşılığının ise bankadaki diğer personele ... talimatıyla fiş kestirilerek yaptırıldığı hususları gözetildiğinde sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde iştirak halinde atılı suçu işledikleri, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 38 nci maddesi yollamasıyla 5411 sayılı Kanun'un 160 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve zimmet konusu eylemin tamamından diğer sanıkla birlikte müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde suç vasfında  hataya düşülerek eksik ceza tayini,\" gerekçesiyle, sanık ... hakkındaki mahkumiyet kararının \"sanık ...’un sorumlu olduğu zimmet miktarının yalnızca ... Som lehine yapılan işlemlerden ibaret olmadığı ve mahkeme gerekçesinde sorumlu olunan zimmet miktarına dair bir kesinlik olmadığı gözetilerek maddi gerçeğe ulaşmak amacıyla yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda yeni bir bilirkişi incelemesi yapılarak sanığın sorumlu olduğu zimmet miktarının tereddüte neden olunmayacak şekilde net olarak belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, kabule göre ise \"sanık ...’ın Ziraat Bankası Şırnak şubesi nezdindeki ... kurumsal hesabından 14.01.2005- 04.07.2008 tarihleri arasında gerçekleştirmiş olduğu 87 usulsüz işlemle ilgili olarak ...’a ait işlemci parafının kullanılması nedeniyle sanık ...’un uhdesinde bulunan 369.386 TL’den sanıkların müştereken sorumlu oldukları iddiasıyla yargılandığı, ancak  hükmün gerekçesinde sanık ...'ın kurum hesaplarından usulsüz işlemler neticesinde çektiği paraların 118.650 TL'lik kısmının sanık ...'un akrabası ... Som'un şubedeki ve diğer bankalardaki hesaplarına aktarması nedeniyle sorumlu olduğu belirtilmesine ve Ziraat Bankası'nın suç duyurusu raporu ekindeki 11.03.2009 -02 gün ve sayılı Kanuni Soruşturma Raporunun incelenmesinde  usulsüz olarak çekilen paranın 97.820 TL hesaplara iade edildiğinin anlaşılması, kalan 20.830 TL'nin ise 30.10.2009 tarihinde soruşturmaya başlanmadan önce maliye veznesine yatırıldığı gözetildiğinde; hüküm fıkrasında sanığın banka zararını giderdiğinden bahisle banka zararının ödettirilmesine yer olmadığına karar verilmesine rağmen sonraki fıkrada sanığın diğer sanık ...'ın zimmet eylemine iştiraki nedeniyle oluşan hazine zararının tamamen giderilmediğinden bahisle sanık hakkında 5411 sayılı Kanun'un 160 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarındaki hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle hem zimmet miktarı hem de etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda tereddüt ve çelişkiye neden olunması,\"  nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. Temyiz dışı sanık ... hakkındaki \"zimmet\" suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün ise düzeltilerek onanmasına, katılan ... vekili ve katılan ... vekilinin, temyiz dışı sanıklar ..., ..., ...,  ... ..., ... , ... ve ... hakkında \"denetim görevini ihmal suretiyle zimmete neden olmak\" suçundan verilen beraat kararlarına yönelik temyizlerinde   sanıklar hakkındaki davaların zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, katılan ... vekilinin sanık ... hakkındaki \"banka zimmeti\" suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne ve sanık ... hakkında zimmet suçundan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin suçtan doğrudan zarar görmediğinden bahisle reddine kararı verildiği anlaşılmıştır.<br><br>4.Şırnak 1. Ağır  Ceza Mahkemesinin 04.11.2021 tarihli ve 2020/191 Esas, 2021/261 Karar sayılı kararı ile sanıkların  5411 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan sonuç itibarıyla 10'ar yıl hapis ve 12.500,00'er TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmıştır.<br><br>5.Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 26.12.2022 tarihli 2022/3563 Esas, 2022/15050 Karar sayılı ilamıyla temyiz incelemesi görevinin Dairemize ait olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilerek dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmıştır.<br><br>II. TEMYİZ SEBEPLERİ\t<br>1.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, sanığın zimmet suçuna iştirak ettiğine dair delil olmadığına, sanığın banka zararını giderdiğine, zincirleme suç bakımından fazla artırım yapılmasına ve re'sen de gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.<br><br>2.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, sanığın verilen usulsüz görevden dolayı cezalandırıldığına, görevi gereği mala zilyet olmadığından banka zimmeti suçunun oluşmayacağına, diğer sanıkla iştirak halinde hareket etmediğine ve re'sen de gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.<br><br>III.OLAY VE OLGULAR<br>1.Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünce 20.02.2004 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan \"Aylık ve Ücret Ödemeleri Hakkındaki 6 Numaralı Tebliğ\" ile \"Hesaba Aktarma Suretiyle Ödeme Hakkındaki 7 Numaralı Tebliğ\" de gerekli alt yapı çalışmaları yapıldıktan sonra tüm kamu ve kuruluşlarında çalışan personelin maaş yolluk ve sair giderleri ile üçüncü şahısların kurumdan alacaklarının bankalar aracılığıyla ilgili personelin hesaplarına aktarma suretiyle yapılması esasının benimsendiği ve bu talimat gereğince Şırnak İl Sağlık Müdürlüğünce 2004 yılı sonu itibariyle maaş mutemetliği sisteminin  sonlandırıldığı, bu uygulama gereğince 2005 yılı başından itibaren  personele ve üçüncü şahıslara yapılacak ödemelerin anlaşmaya varılan Ziraat Bankası Şırnak Şubesi vasıtasıyla yapılması sistemine geçilmesi ve bu tarihten sonra kurumlarca tanzim edilen ödeme emri belgesinde belirtilen kişilerin banka hesabına aktarma yapmak suretiyle bütün ödemelerin bankalar aracılığıyla yapılması gerekirken; Şırnak ... tarafından 2005 yılından önce Ziraat Bankasında bulunan kurum hesabından işlem yapmak üzere görevlendirilmiş olan tahakkuk memuru sanık ...'ın bu tarihten sonra da Şırnak İl Sağlık Müdürlüğünün Ziraat Bankası Şırnak Şubesi nezdinde bulunan ve kurum personelinin yolluk, tedavi giderlerinin doğum ve ölüm yardımlarının ödenmesi amacıyla açılmış olan 27357221-5001 TRY kurumsal hesabından nakit çekmeye devam ettiği ve bu suretle 14.01.2005 - 04.07.2008 tarihleri arasında 139 usulsüz işlemde toplam 849.790 TL nakit para çekmek, borç verdiği kişilerin hesaplarına havale, virman ve EFT yapmak suretiyle zimmetine geçirdiği, sanığın uhdesinde kalan zimmet miktarının ise 520.350,00 TL olduğu, dosya içerisindeki banka kanuni soruşturma raporu, Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı raporu, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamının incelenmesinde sanık ...’ın usulsüz 139 işleminin çoğunun para çekme şeklinde olup, Ziraat Bankası Şırnak şubesi tevdiat bölümünde servis görevlisi olarak görev yapan bankacı sanık  ...’a ait (MSOM) işlemci parafıyla gerçekleştirildiği, sanık ...’un  ...'nün Ziraat Bankası nezdindeki kurumsal hesabından sanık ...'ın şahsi hesabına çok sayıda virman işlemleri yaptığı, ...'ın ... hesabından para aktardığı kişilerden bazıları tarafından daha sonra ...‘un şahsi hesabına ödemelerde          <br>bulunulduğu, bu suretle sanığın menfaat temin ettiği anlaşılmıştır.<br><br>2.Sanık ... aşamalardaki savunmasında, kendisinin Şırnak ...’nde 1995 yılından beri tahakkuk işlerine baktığını, Ziraat Bankası’nda bulunan İl Müdürlüğü hesabından  yetkilendirme yazıları gereğince çektiği paraları, hak sahiplerine verdiğini, ancak bazen daha önceden borç aldığı kişilere bu paralardan verdiğinin olduğunu, fakat sonradan bu paraları hesaba geri yatırdığını, ayrıca bazen çektiği paralardan personele, akrabalara ve esnafa boç verdiğini, ancak bunları da sonradan bankaya geri yatırdığını ve zimmetine para geçirmediğini beyan ederek suçlamaları reddetmiştir.<br><br>3.Sanık ... aşamalardaki savunmalarında, 1990 yılından beri Şırnak Ziraat Bankasında çalışmakta olduğunu, iddianamede olay tarihinde bankada servis şefi olarak görev yaptığını, suçlamaları kabul etmediğini, bahsi geçen ... Som'un üvey ağabeyinin oğlu olduğunu, ailevi meselelerden kendisi ile 20 yıldır görüşmediklerini, bu nedenle kendisine bir menfaat temininin söz konusu olamayacağını, ...’ın bankada yetki belgesi olduğunu ve bunlara göre işlem yapıldığını, her ... sonunda kurumun hesabının ekstresini ilgili kuruma gönderdiklerini, yanlış bir işlem olması halinde kurumun geri göndereceğini, ...’ın işlemleri ile ilgili kimsenin geri dönmediğini beyan etmiştir.<br><br>4.Ziraat Bankası Teftiş Kurulunca sanık ... hakkında hazırlanan 11.03.2009 tarihli  kanuni  soruşturma raporuna göre, sanık ...'un sanık ...'ın çalıştığı kurum olan Şırnak İl Sağlık Müdürlüğünün banka nezdindeki kurumsal hesabından kurum için yapılan harcama ve para transferleri dışında kişisel olarak tasarrufta bulunduğunu bilmesine karşın bu hususta herhangi bir makama bildirimde bulunmaksızın sanığın banka nezninde gerçekleştirdiği bir çok işlemi bizzat yerine getirmesinin, sanık ...'ın Ziraat Bankası Şırnak Şubesi nezdindeki Şırnak ... hesabından para aktardığı kişilerden birisinin de sanık ...'un akrabası ... Som olmasının, sanık ...'ın Ziraat Bankası Şırnak Şubesi nezdindeki Şırnak ... hesabından para aktardığı kişilerden bazıları tarafından çeşitli tarihlerde sanık ...'a banka aracılığıyla ödemelerde bulunulmasının, sanık ...'ı yaptığı usulsüz işlemlerin bir çoğunun sanık ... tarafından yapılmış olmasının olayda sanık ...'un diğer sanığın eylemleriyle bağlantısını gösterdiğine dair tespitlere yer verildiği anlaşılmıştır.<br><br>5.Dosyada bulunan 10.02.2010 tarihli bilirkişi heyeti raporuna göre, sanık ...'ın zimmetine geçirdiği miktarın 522.167,24 TL olarak belirlendiği anlaşılmıştır.<br><br>6.Dosyada bulunan 08.06.2010 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre ise, Şırnak Sağlık Müdürlüğünün Ziraat Bankası nezdindeki kurum hesabından 2005 yılında 18, 2006 yılında 31, 2007 yılında 81, 2008 yılında 16 olmak üzere 146 işlemin ... ve ... tarafından gerçekleştirildiği, bu şekilde hesaptan para çekmek, EFT, virman yapmak suretiyle toplam 921.090,00 TL kurum parasının zimmete geçirildiği, bunun 329.370,00 TL'sinin muhtelif  tarihlerde hesaba iade edildiği, halen 592.538,30 TL'nin zimmetlerinde bulunduğu tespitlerine yer verilmiştir.<br><br>7.Bozma sonrası alınan 09.02.2021 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre sanık ...'ın usulsüz olarak yaptığı işlemlerle ilgili tespitlerde, sanığın 14.01.2005 - 04.07.2008 tarihleri arasında kurum hesabından gerçekleştirilen 849.790,00 TL'yi zimmet konusu ettiği, 329.440,00 TL 'nin muhtelif zamanlarda hesaba iade edildiği ve sanıkların uhdesinde 520.350,00 TL  kaldığı, sanık ...'un bu         <br> işlemleri fikir ve eylem birliği içerisinde olan sanık ... ile birlikte hareket ederek gerçekleştirdiği ve sonuç itibarıyla sanıkların 520.350,00 TL parayı zimmetlerine geçirdikleri tespit edilmiştir.<br><br>IV. GEREKÇE<br>1.Olay ve olgular başlığında temas edilen deliller,tüm dosya kapsamı ve Dairemizin 09.07.2020  tarihli ve 2019/10500 Esas, 2020/11538 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, Şırnak ... Tahakkuk Şubesinde ...'nün Ziraat Bankası nezdindeki hesaplarından personelin yolluk ve tedavi giderleri, doğum ve ölüm yardımlarının ödenmesi amacıyla görevlendirilmiş personellerden ...’ın Muhasebe Müdürlüğünce ilgili banka şubesine verilmek üzere verilen banka listelerini hemen ilgili hesaplara aktarma yapmak üzere banka şubelerine vermek yerine ödenek yokluğu ve personele toplu ödeme yapılacağı bahanesiyle uzun süre banka hesabında tuttuğu, ödeme emri ekindeki banka listesinden ayrı yeni banka listeleri hazırlayarak bir kısım personelin istihkakını eksik havale ettiği veya hiç göndermediği, İl Sağlık Müdürlüğünün kurum hesaplarından kendi şahsi hesaplarına para aktarmak, başka kurumlarda çalışan personele borç vermek, hiç bir ödeme belgesine dayanmayan şekilde  nakit çekmek, başka hesaplara havale işlemleri yapmak suretiyle 14.01.2005-27.08.2007 tarihleri arasında 849.790,00 TL'yi zimmetine geçirdiği, sanık ...’ın usulsüz 139 işleminin çoğunun para çekme şeklinde olup  Ziraat Bankası Şırnak şubesi tevdiat bölümünde servis görevlisi olarak görev yapan bankacı sanık ...’a ait (MSOM) işlemci parafıyla gerçekleştirildiği, sanık ...’un  ...'nün Ziraat Bankası nezdindeki kurumsal hesabından sanık ...'ın şahsi hesabına çok sayıda virman işlemleri yaptığı, ...'ın ... hesabından para aktardığı kişilerden bazıları tarafından daha sonra  ...'un şahsi hesabına ödemelerde bulunulduğu cihetle eylemin zincirleme suretle basit banka zimmeti suçunu oluşturacağının kabul edilmesinde suç vasfının ... biçimde belirlendiği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin  yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.<br><br>Ancak;<br>2.Bankanın uğradığı tazmini nitelikteki zararın sanıklar lehine kazanılmış hak olamayacağı cihetle; 5411 sayılı  Kanun'un 160 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca zimmet eylemleri nedeniyle oluşan banka zararının sanıklardan tazminine hükmedilmesi gerekirken tazmine karar verilmemesi ve banka zararı üzerinden nispi harca hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,<br><br>3.Şırnak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.01.2013 tarihli ve 2009/356 Esas, 2013/5 Karar sayılı kararı ile   sanık ... hakkında 10 yıl hapis cezasına hükmolunduğu, kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine bozulduğu gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği cezada kazanılmış hak nedeniyle sanığın  cezasının 10 yıl hapis cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerekirken cezada kazanılmış hakkının gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüş, söz konusu hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.<br><br>V. KARAR<br> Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şırnak 1. Ağır  Ceza Mahkemesinin, 04.11.2021 tarihli ve          <br> 2020/191 Esas, 2021/261 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin  temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak  bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği;  <br>1.Hüküm fıkrasına ortak hüküm olmak üzere  (C) bendinden önce gelmek üzere \"5411 sayılı Kanun'un 160 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca ödenmeyen banka zararı olan 520.350,00 TL'nin tamamının sanıklardan müteselsilen sorumlu olmak üzere tazminine\" ve \" Ödenmeyen banka zararı olan 520.350,00 TL üzerinden hesaplanan 35.545,10 TL nispi harçtan sanıkların müteselsilen sorumlu tutulmalarına\" ibaresinin eklenmesine,<br><br>2.Hükmün (B) bendinin 7 nci paragrafından sonra gelmek üzere \"Sanığın  cezada kazanılmış hakkı  gözetilerek cezasının 10 yıl hapis üzerinden infazına\" ifadesinin eklenmesi ve hükmün (B) bendinin 8 nci fıkrasının hükümden çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, tazmine hükmedilen 520.350,00 TL üzerinden karar tarihi itibarıyla hesaplanan 35.545,10 TL temyiz onama harcının sanıklardan müteselsilen tahsiline,<br><br> Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, <br><br> 07.12.2023 tarihinde karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d221c9c536e0cf54","SID":"ed5991ab1248fc92"}}