{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">11. Hukuk Dairesi         2022/2983 E.  ,  2023/6677 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t     :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi<br>SAYISI\t\t     :2022/188 Esas, 2022/234 Karar<br>HÜKÜM \t\t     :Ret<br>İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>SAYISI \t\t     :2021/494 E., 2021/843 K.<br><br>Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. <br><br>Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. <br><br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: <br><br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; özelleştirme işlemleri gereği Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. mülkiyetinde bulunan dağıtım sistemlerinin işletme hakkının davacı şirkete 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi (İHDS) ile devredildiğini, dağıtım faaliyetlerinin davalı TEDAŞ tarafından yürütüldüğü dönemde çalışan dava dışı ...'nin 04.07.2001 tarihinde uğramış olduğu iş kazası nedeniyle 18.02.2002 tarihinde Diyarbakır 1. İş Mahkemesinin 2013/633 E. sayılı (2002/95 Eski Esas) dosyası ile açılan maddi ve manevi tazminat davası, aynı olaya ilişkin olarak 31.07.2008 tarihinde açılan birleşen Diyarbakır İş Mahkemesinin 2008/388 sayılı maddi tazminat davası ve yine aynı olaya ilişkin olarak 20.11.2008 tarihinde açılan birleşen Diyarbakır 1. İş Mahkemesinin 2008/560 E. sayılı manevi tazminat davalarında Diyarbakır 1. İş Mahkemesince verilen 09.07.2013 tarih 2013/643 K. sayılı kesinleşen karara istinaden davacı şirket hakkında Diyarbakır 7. İcra Dairesinin 2013/7258 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takip dosyasına davacı şirketçe 05.11.2013 tarihinde 216.278,07 TL ödeme yapıldığını, mahkeme kararına konu olayın dağıtım sisteminin işletilmesi ile doğrudan ilgili olduğunu, davacı şirket ile davalı arasında akdedilen 24.07.2006 tarihli İHDS öncesinde 04.07.2001 tarihinde meydana geldiğini, söz konusu olaydan kaynaklanan sorumluluğun İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davalıda olmasına rağmen ödemenin davacı şirketçe yapıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı şirket tarafından ödenmek zorunda kalınan toplam 216.278,07 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; derdestlik, kesin hüküm ve  zamanaşımı itirazında bulunarak, davacının özelleşmesinin bilanço düzenlemesi ile gerçekleştirildiğini, devre esas bilanço düzenlemesinden önce bitmiş ve neticelenmiş her türlü işlemin sorumluluğunun davacıya ait olduğunu, 24.07.2006 tarihli İHDS'nin 7.1, 7.4, ve 7.6 maddelerine dayanılmakta ise de aynı sözleşmenin 18.6 maddesi hükmü uyarınca davacı şirketin dava konusu ettiği alacaklara ilişkin herhangi bir talepte bulunamayacağını, İHDS uyarınca müvekkili kurumun sorumluluğunda kalacak davaların belirlendiğini, işçilik alacağından kaynaklanan tazminat taleplerinin sorumlusunun davalı şirket olmadığını, İHDS'nin 7 nci maddesinde üçüncü kişilerin hak iddialarının düzenlendiğini, şirket bünyesinde çalışan işçi ile yine şirketin yüklenicisi vasıtasıyla yaptırdığı işlerde çalışan işçilerin bu kapsamda değerlendirilemeyeceğini, ayrıca davacı tarafından yapılan ödemenin hatalı olduğunu, fazladan ödeme yapıldığını, İHDS'nin 7.1, 7.2 ve 7.3 maddesine göre davacının ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğinden icra masraflarını isteyemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.<br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI <br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının işletme hakkı devir sözleşmesinin 7.4. maddesi gereğince, davacı tarafından mahkeme ilamı uyarınca ödenen tüm tutardan davalının sorumlu olduğu, taraflar arasındaki işletme hakkı devir sözleşmesinin 7.2 maddesine göre dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olarak sözleşmenin imza tarihinden sonra ortaya çıkacak idari ve hukuki ihtilafların derhal ihbarının gerekli olduğu, eldeki davanın dayanağı ihtilafın mülkiyetten kaynaklanmadığı gibi sözleşmenin imza tarihinden önceki bir olaya dayalı olduğu, İş Mahkemesi dosyasındaki davacıların sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olduğu, davacının ihbar yükümlüğünün bulunmadığı, rücuen tazminat talebinin başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde olduğu ve davacının malvarlığındaki eksilmenin ödeme tarihinde gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 216.278,07 TL'nin 05.11.2013 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar <br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br><br>B. İstinaf Sebepleri<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, ödeme tarihi itibarıyla davacı şirketin %100 hissesinin TEDAŞ'a ait olması nedeniyle yapılan ödemenin şirketin ve TEDAŞ'ın bilançosuna yansıdığını, yapılan ödemenin yeniden davalı kurumdan istenilmesinin mükerrer ödeme anlamına geleceğini, hisse devri aşamasında bilanço çalışmaları yapılarak davacı tarafından devre esas mizanın düzenlenerek, bu mizan kayıtları esas alınarak \"devre esas bilanço\" belirlenmiş olmakla geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirildiğinden davacının geçmiş yıllara ilişkin davalıdan herhangi bir talepte bulunamayacağını, rücuya esas dava, işçiye ödenen tazminata ilişkin olup, işçinin üçüncü kişi sayılamayacağını, bu hususun mahkemece gözetilmediğini,  talep edilen tutarı ödeme tarihinden itibaren avans faizi işletilmesinin de mümkün olmadığını, rücuya esas dava ve takibe ilişkin olarak bildirim yükümlülüğünün yerine getirmeyen davacının söz konusu davaya ilişkin faiz ve icra dosyasına ilişkin giderleri talep hakkının bulunmadığını, bilirkişi raporu alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, aleyhlerine hükmedilen harç ve giderlerin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>  <br>C. Gerekçe ve Sonuç<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından yapılan ödeme İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden olaya dayandığı, rücuen alacağa dayanak olan Diyarbakır 1. İş Mahkemesindeki davanın davacısı olan işçi ... bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının ödediği bedeli davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunduğu, rücuen alacağa dayanak davadaki uyuşmazlığın dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olmaması karşısında sözleşmenin 7.2 maddesi uyarınca davacının ihbar yükümlülüğünün de bulunmadığı, alacak taraflar arasında imzalanan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne dayandığından davada uygulanması gereken zamanaşımı süresinin 10 yıl olup, davanın bu süre içerisinde açıldığı, tarafların tacir sıfatı nedeniyle ödenen tutara avans faizi talep edebileceği, icra dosyasında yapılan kapak hesabına istinaden davacı şirket tarafından dosyaya 05.11.2013 tarihinde 216.278,07 TL yatırıldığından ve davacı tarafça yatırılan bu bedel talep edildiğinden dosya kapsamına göre bilirkişi raporu alınmadan hüküm kurulmasının mümkün olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br><br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar <br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. <br><br>B. Temyiz Sebepleri<br>Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.<br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme <br>Uyuşmazlık,  işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir. <br>\t<br>2. İlgili Hukuk<br>  6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,  taraflar arasında imzalanan  24.07.2006 tarihli İHDS. <br><br>3. Değerlendirme<br>1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br><br>2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. <br><br>VI. KARAR <br>Açıklanan sebeplerle; <br>Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, <br>Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, <br><br>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, <br><br>21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fb0cc53fa23b5559","SID":"f82d0a21e7cd540d"}}