{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">2. Ceza Dairesi         2023/13022 E.  ,  2023/3863 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t:Asliye Ceza Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2022/438 E., 2023/8 K.<br>SUÇ\t: Konut dokunulmazlığının ihlâli<br>HÜKÜM\t: Mahkûmiyet<br>TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ\t: Onama<br><br><br><br>Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: <br>I. HUKUKÎ SÜREÇ<br>1.Aralık Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.03.2011 tarihli ve 2011/244 Esas nolu iddianamesi ile sanık hakkında müştekinin ikametinin bahçesine rıza hilafına girmesi eylemi nedeniyle konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/1 ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.<br>2.Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2013 tarihli ve  2011/183 Esas, 2013/127 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 116/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.<br>3.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 26.12.2013 tarihinde kesinleşmesinden sonra denetim süresi içerisinde sanığın 27.06.2015 tarihinde yeni suç işlemesi sebebiyle mahkemeye bulunulan ihbar sonucu Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli ve  2016/70 Esas, 2016/153 Karar sayılı kararı ile hüküm aynen açıklamıştır.<br>4.Kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 21.09.2022 tarihli ve 2021/19574 Esas, 2022/12023 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 119/1-c maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. <br>5.Bozma ilamına uyan Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.01.2023 tarihli ve  2022/438 Esas, 2023/8 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 116/1, 119/1-c, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gereği sanığın 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.<br>II. TEMYİZ SEBEPLERİ<br>Sanığın temyiz talebi, kararı temyiz etme isteğine ilişkindir. <br>III. OLAY VE OLGULAR<br>Sanıkla katılan ...'ün oğlu olan katılan ... arasında önceye dayalı husumet bulunduğu, suç tarihinde sanığın temyiz dışı sanıklar ile katılan ...'e ait ...'un da ikamet ettiği evin önüne geldiği, ...'a dışarı çıkması için seslendiği, ...'un balkona çıktığı, burada aralarında münakaşa olduğu, ...'un sanığın elindeki sopayı görünce dışarı çıkmak istemediği, bunun üzerine sanığın temyiz dışı diğer sanıklar ile katılana ait evin bahçesine rızası olmadan girdiği, akabinde evin kapısını zorlamaya başladığı, katılanın direnmesi üzerine kapıyı açamadığı anlaşıldığından sanığın katılana ait evin bahçesine rızasına aykırı olarak girmek suretiyle konut dokunulmazlığının ihlâli suçunu işlediği sanığın ikrarı, müştekilerin beyanları ve tanıkların anlatımları ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.<br>IV. GEREKÇE<br>1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;<br>2.Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.01.2023 tarihli ve  2022/438 Esas, 2023/8 Karar sayılı kararında 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince hükmedilen cezanın 5 ay hapis cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerektiği gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüş, ancak bu aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.<br>V. KARAR<br>Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.01.2023 tarihli ve  2022/438 Esas, 2023/8 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasından \"Her ne kadar sanık hakkında 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 21/09/2022 tarih ve 2021/19574 esas 2022/12023  bozma kararından önce sanık hakkında mahkememizin 2016/70 Esas 2016/153 Karar sayılı kararı ile 5 ay hapis cezası ile cezalandırırlmasına karar verildiği, hükmün sadece sanık tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle aleyhe değiştirme yasağı ve kazanılmış hak gereğince sanığın sonuç olarak  5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” ilişkin fıkra çıkarılarak yerine \"Sanık hakkında tayin olunan 10 ay hapis cezasının, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı korunarak 5 ay hapis cezası üzerinden infazına\" ibaresi eklenmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br>  <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7ae0312cfce9ad02","SID":"4e264d851c69aeea"}}