{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">2. Hukuk Dairesi         2023/3872 E.  ,  2023/6032 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br><br><br>...<br>MAHKEMESİ\t: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi<br>SAYISI\t: 2022/56 E., 2022/3129 K.<br>...<br>KARAR\t: İstinaf başvurusunun esastan reddi<br>İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Göksun 1. Asliye Hukuk  (Aile) Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2019/198 E., 2021/410 K.<br><br>Taraflar arasındaki feragatin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine  karar verilmiştir.<br><br><br>Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun  esastan reddine karar verilmiştir. <br><br><br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle ;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br><br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların 1997 yılında yaptıkları evliliğin  boşanma ile son bulduğunu,  müvekkilinin mal rejiminin tasfiyesi için dava açtığını, ancak iradesi  hata, hile ve ikrah ile sakatlanarak davadan feragat ettiğini,   davalının ortak çocuklara \"anneniz bu davadan vazgeçmez ise öldüreceğim\" şeklinde sözler söylediğini, müvekkilinin hayatından endişe etmeye başladığını, davalı tarafın taşıma ruhsatlı silahının olduğunu, davalının davadan vazgeçmesi için müvekkilinin zorladığını,  davalının üzerine kayıtlı taşınmazlarını arkadaş ve akrabalarına devrederek mal kaçırdığını, daha sonra müvekkilinin ikrah altında verdiği feragatten dolayı tekrar bu taşınmazları üzerine aldığını iddia ederek,  feragatin iptalini  talep ve dava etmiştir.<br> <br>II. CEVAP <br>Davalı cevap dilekçesinde özetle;  talebin ve davanın zaman aşımına ve hak düşürücü süreye uğradığını,  protokoldeki imza inkar edilemediğine göre protokol tarihinin 21.06.2018 olduğu dikkate alındığında, davanın zaman aşımına uğradığını, davacı yanın bahsetmiş olduğu iddiaların gerçekten yoksun ve mesnetsiz kötü niyetli olduğunu, feragatın esas haktan vazgeçme sonucunu doğurduğunu, feragat ile uyuşmazlığın sona ereceğini, feragattan rücu edilemeyeceğini, feragatın kesin hükmün sonuçlarını doğurduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. <br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI  <br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların evlilik birliğinin boşanma ile son bulduğu, boşanma kararından sonra davacı tarafça, 30.12.2014 tarihinde mal rejiminin tasfiyesi için  dava açıldığı, bu davadan  davacının 21.06.2018  havale tarihli kendi isim ve imzasının yer aldığı dilekçe ile davadan feragat ettiğini bildirdiği,  18.09.2018 tarihinde  davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği,  bu kararın tarafların sundukları istinaftan feragat dilekçeleri ile 27.11.2018 tarihinde kesinleştiği,  davacının feragat dilekçesini imzalarken davalı tarafça herhangi bir baskı veya ikrah altında bulunduğuna dair beyanda bulunulmadığı,  davacının davadan feragat dilekçesi sunduktan yaklaşık 4 ay sonra  Küçükçekmece Aile Mahkemesi aracılığıyla 31.10.2018 tarihinde kendi isim ve imzasının bulunduğu dilekçe ile istinaf hakkından feragat ettiğini, dosyanın kesinleştirilmesi için gereğinin yapılmasını talep ettiği, davalı tanığı olarak dinlenilen tarafların ortak çocuğu ...'ın beyanları , diğer davalı tanığının görgüye dair beyanları, davacı tanıklarının beyanlarının bizzat görgüye dayalı olmaması nazara alınarak, davacının feragat beyanının hile ve ikraha dayalı olarak verildiği yönündeki iddianın ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>IV. İSTİNAF<br>      A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>\tİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br><br>     B. İstinaf Sebepleri<br>  \t\t  Davacı  vekili istinaf dilekçesinde özetle davanın kabulü koşulların oluştuğunu belirterek hükmün tamamı yönünden İlk Derece Mahkemesinin kararının lehine kaldırılmasını talep ederek istinaf yoluna başvurmuştur.<br><br>    C. Gerekçe ve Sonuç<br>\tBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; davacı kadının Göksun Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 05.01.2015 tarihinde mal rejimi davası açtığı, yargılama devam ederken kimlik tespiti yapılan 21.06.2018 tarihli dilekçesi ile davasından feragat ettiği, mahkemenin yaklaşık 3 ay sonra 18.06.2018 tarihli dilekçesi ile feragat nedeniyle davanın reddine karar verdiği, kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliği ile 27.11.2018 tarihinde  kesinleştiği,  eldeki davanın ise yaklaşık feragat tarihinden 1 yıl sonra açıldığı, Mahkemenin de tespit ettiği üzere feragatin usulüne uygun olduğu, iptalin koşullarının bulunmadığı, feragatten feragatin mümkün olmadığı, davacının feragatinde irade bozukluğu hallerinin de ispat edilmediği  Mahkeme kararının   usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br><br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br> Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz  isteminde bulunmuştur.<br><br>B. Temyiz Sebepleri<br>Davacı  vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle  hükmün tamamı yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.<br>  <br>C. Gerekçe<br>          1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>  \t\t\tUyuşmazlık, davadan feragat beyanında irade sakatlığı hallerinin bulunup bulunmadığı  noktasında toplanmaktadır.  <br><br>         2. İlgili Hukuk<br> 6100 sayılı  Kanun'un 190 ıncı ve 194 üncü maddesi, 311 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve  371 inci maddesi. <br> <br>3. Değerlendirme<br>1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı  Kanun'un  371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br><br>2.Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile  kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler  kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>VI. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle;<br>Temyiz olunan  Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,<br><br>Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,<br><br>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,<br><br>07.12.2023  tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br><br><br><br><br><br><br>...<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1e49a46b88bfe0e15863a778c581e710","SID":"d927f2552b18485f"}}