{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">10. Hukuk Dairesi         2022/2366 E.  ,  2023/2399 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>...<br>MAHKEMESİ\t: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi<br>SAYISI\t: 2021/899 E., 2021/2072 K.<br>                  ...<br>...<br>KARAR\t: Esastan Red<br>İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Bingöl 1. Asliye Hukuk Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2015/1512 E., 2018/176 K.<br><br><br>Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat  davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince  davanın kısmen kabulüne  karar verilmiştir.<br><br>Kararın davalılar vekili  tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine  karar verilmiştir.<br><br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili  tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br><br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının  davalı ...-... ve ... İnş. Ltd. Şti. iş ortaklığının inşaat işyerinde kalıpçı olarak çalışmakta iken 05.03.2014 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle %40 oranında meslekte kazanma gücünü yitirdiğini, iş kazasının oluşumunda davalıların iş sağlığı ve iş güvenliği tüzüğünün emredici hükümlerine aykırı davranmasının etkili olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesini talep etmiş; 10.01.2017 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 83.722,56 TL olarak ıslah etmiştir.<br><br>II. CEVAP<br>Davalı şirketler vekili, davanın sigorta şirketine ihbarı gerektiğini, davacının talep ettiği miktarın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, müvekkili şirketin iş sağlığı ve güvenliği mevzuatından doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğini, gerekli önlemleri aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. <br><br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalılar yanında kalıpçı olarak çalıştığı esnada yaralandığı ve bu yaralanma sebebiyle %40 oranında sürekli işgöremez duruma geldiği, kusur oranı hususunda alınan 20.09.2016 tarihli bilirkişi raporunda,  ... İnş Nak. Gıda Petrol Doğalgaz ve İş Mak. San. Tic. Ltd. Şti.'nin %30, ... İnş. Tur. Müh. Telek. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin %30, ... Yapı İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin %30, şantiye sorumlusu...'ın %10 oranında kusurlu olduğu belirtilmişse de mahkemenin 2015/1350 Esas sayılı dosyası ile aynı iş kazasına ilişkin alınan kusur raporunda, davalı ... İnş. Ltd. Şti.-... İnş. Ltd. Şti.-... İnş. Şti. İş ortaklığının olayda %70 oranında kusurlu olduğu, kazazede ...'ın %30 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, dosya içerisindeki tanık anlatımlarında belirtildiği üzere iş güvenliği ekipmanlarının verilmiş olmasına rağmen kazazede işçinin iş kazası geçirdiği esnada emniyet kemeri ve halatı kullanmaması, başında baretinin olmaması kendi beyanlarında ifade ettiği üzere mevzuata da aykırı olarak kalıp malzemesini atarak taşıması esnasında malzeme üzerindeki çiviye takılan montu nedeniyle düşmesi olayında dikkatsiz ve tecrübesizce hareket ettiğine kanaat getirilerek İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'unun 19 uncu maddesi gereğince müterafik kusurluluğu benimseyen rapora üstünlük tanındığı, hesap bilirkişi tarafından hazırlanıp sunulan 26.10.2016 havale tarihli ve 07.02.2016 tarihli ek rapor ile itiraz üzerine alınan 14.07.2017 tarihli raporlar ile maddi tazminat hesabının yapıldığı, taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının maddi tazminat adı altında talep edebileceği tutarın 83.722,56 TL olarak hesaplandığı, davacının müterafik kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı ve bedensel bütünlüğün %40 oranında zarar görmüş olması, davacının dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumu, davalının yanında çalıştığı sırada yaptığı iş ve aldığı ücret değerlendirilerek manevi tazminatın takdir edildiği, faiz başlangıç tarihi olarak, haksız fiile dayanan davalarda muacceliyet tarihi, haksız fiile konu olayın meydana geldiği tarih olduğundan olay tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, taleple bağlı kalınarak 83.722,56 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 05.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen  alınarak davacıya verilmesine, 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen  alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebin reddine karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br><br>B. İstinaf Sebepleri<br>Davalılar vekili, hükmedilen tazminatın tamamına kaza tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceğini, dava ve ıslah  tarihinden itibaren faize hükmedilebileceğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. <br><br>C. Gerekçe ve Sonuç<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ,dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle haksız eylemlerde faiz başlangıcının haksız eylem tarihi olup temerrüt için ihtar zorunluluğunun  bulunmaması nedeniyle hükmedilen tazminata kaza tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olması, oluşa, usul ve yasaya uygun bulunan kusur bilirkişi raporuna dayanılarak yapılan aktüerya hesabında SGK ödemelerinin rücuya tabi kısımlarının tenzili ile rapor hazırlanmamış ise de bu hususun davalı tarafça açıkça istinaf sebebi yapılmaması nedeniyle hüküm altına alınan maddi tazminat ve hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarında olayın oluş biçimi, işverenin kusur oranı, davacı işçinin iş göremezlik oranı  dikkate alındığında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile  davalılar vekilinin istinaf taleplerinin reddine  karar verilmiştir.<br><br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br>Bölge Adliye  Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.<br><br>B. Temyiz Sebepleri<br>Davalılar vekili, kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin kusuru bulunmadığını, kazalının ağır kusuru ve mücbir sebep bulunduğunu, iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin önlemlerin alındığını, illiyet bağı bulunmadığını, manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek temyiz etmiştir.<br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.<br><br>2. İlgili Hukuk<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'unun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile  370 ve 371 inci maddeleri,  6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'unun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'unun 13 üncü  maddesi ile 4857 sayılı İş Kanun'unun 2 ve  77 nci maddeleri ile  6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 üncü maddeleridir<br><br><br>3. Değerlendirme<br>İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti hem maddi hem de manevi tazminat miktarını doğrudan etkilemesi bakımından önem taşımaktadır. Zira maddi tazminat davalarında sigortalının veya hak sahiplerinin kazanç kaybının hesaplanmasında davacı veya hak sahibinin kendi kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi yine manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde  tarafların kusur  durumu  mahkemece öncelikle  dikkate alınacaktır.<br><br>Mahkemece yapılacak iş, inşaat mühendisi iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinden daha önce eldeki dava dosyasında alınan bilirkişi kusur raporları ile aynı iş kazası olayından dolayı Kurum tarafından düzenlenen müfettiş raporunu ve  aynı davalıya karşı açılan rücuan tazminat dava dosyasında  alınan bilirkişi kusur raporunu/raporlarını da değerlendiren bir kusur raporu almak, davacının hükme karşı kanun yoluna başvurmadığını, oluşan usuli kazanılmış hak nedeniyle temyiz eden davalının mevcut  kusur oranından daha fazla bir kusurdan sorumlu tutulamayacağını dikkate almak, alınacak kusur raporunun sonucuna göre  yeniden hesap raporu alınmasının gerekli olması durumunda davacının talep arttırımına konu ettiği 83.722,56 TL tutarındaki tazminatın belirlendiği 26.10.2016 tarihli bilirkişi hesap raporundaki bilinen (iskontosuz), bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihlerinin değiştirilmemesi gerektiğini de gözeterek ve anılan rapordaki hesap unsurları dikkate alarak sadece tespit edilecek kusur oranları uygulanmak suretiyle tazminat hesabı yaptırılarak  oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.<br><br>Kabule göre de dava niteliği itibariyle belirsiz alacak davası olup, talep arttırımı ile alacağın miktar ve değerinin belirlenmiş olduğu, ayrıca davacı yönünden itiraz ve istinaf edilmeyen miktar bakımından davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak durumu gözetilmeksizin \"taleple bağlı kalınarak\"  ibaresi ile yazılı şekilde karar tesisi  usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.<br><br>VI. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle;<br>1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına,<br><br>2.İlk Derece Mahkemesi kararının, bozma nedenine göre sair yönler incelenmeksizin BOZULMASINA,<br><br>Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,<br><br>Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,<br><br>13.03.2023  tarihinde oy birliğiyle karar verildi.  <br><br><br>...<br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5b8d39dbca7377c4","SID":"e6d03a23b0d43f9b"}}