{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">8. Ceza Dairesi         2023/1420 E.  ,  2023/6961 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t:Asliye Ceza Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2014/295 E., 2016/95 K.<br>SUÇLAR\t:Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığını ihlal,          mala zarar verme<br>HÜKÜMLER\t: Mahkumiyet<br>TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ\t: Onama<br><br>Konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından şikayet yokluğu nedeniyle  düşme kararı verildiği anlaşıldığından kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ile sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. <br>Mağdur çocuğun babası ...'ın ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunduğu, annesi ...'ın ise davadan haberdar edilmediği, gerekçeli kararın usule uygun şekilde tebliği üzerine temyiz talebinde bulunmadığı belirlenerek katılan vekili ve sanık müdafiinin temyizine hasren yapılan incelemede;<br>Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: <br><br>I. HUKUKÎ SÜREÇ<br>1.Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 21.05.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.<br>2. Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmiştir.<br><br>II. TEMYİZ SEBEPLERİ<br>Katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istekleri, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.<br><br>III. OLAY VE OLGULAR<br>1.Dava konusu olay, sanığın, ölüm nedeniyle hakkında düşme kararı verilen temyiz dışı sanık ... ile birlikte evin kapısını kırarak içeri girip 12 yaşındaki mağdur çocuğu cinsel amaçlı olarak kaçırdıktan sonra İstanbul'a götürdükleri, daha sonra Kocaeli'ne getirdikleri, mağdur çocuğun 13 gün sonra bir fırsatını bularak evden kaçtığı iddiasına ilişkindir.<br>2. Görevlilerce düzenlenen 24.02.2014 tarihli adli muayene raporunda, mağdur çocuğun mevcut yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu, hayati tehlikesinin olmadığı belirtilmiştir.<br>3. Görevlilerce düzenlenen 16.02.2016 tarihli HTS kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporuna  göre, sanığın, olay günü Tuzla/İstanbul ve İzmit/Kocaeli baz istasyonlarından sinyal aldığı, temyiz dışı sanık Saadettin Sağlam ile kısa süreli çok sayıda görüşmeler yaptığı belirtilmiştir.<br>4. Tanık ... kovuşturma aşamasındaki beyanlarında, torununu kaçıranın sanık olmadığını beyan etmiş ise de, hazırlıktaki 24.02.2014 tarihli kolluk beyanında, sanığın, diğer sanıkla birlikte kapıyı kırıp içeri girdiğini, torununu kaçırdığını, bir hafta önce torununu istediklerini, ancak yaşı küçük olduğu için vermediklerini ifade etmiştir.<br><br>IV. GEREKÇE<br>1.Sanık müdafiinin talebine yönelik temyiz incelemesinde;<br>Olaylar ve olgular bölümünde belirtilen adli muayene raporu, bilirkişi raporu ve mağdur çocuğun aşamalardaki ayrıntılı anlatımları ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın temyiz dışı sanıkla birlikte mağdur çocuğu evinden alarak  götürmek sureti ile atılı suçu işlediğine dair mahkeme kabulünde isabetsizlik görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların bozma nedeni dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin usul ve yasaya aykırı karar verildiğine yönelik temyiz itirazları reddedilmiştir.<br>2. Katılan vekilinin talebine yönelik temyiz incelemesinde;<br>Sanığın, üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu öldüğü için hakkında düşme kararı verilen temyiz dışı sanık ... ile birlikte işlediği anlaşıldığından sanığın eylemini birden fazla kişi tarafından birlikte ve çocuğa karşı işlemesi karşısında, temel ceza belirlenirken 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddeleri gereğince aynı Kanunun 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b ve f) bentlerindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği nazara alınarak, temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde hukuka uygunluk görülmemiştir.<br><br>V. KARAR<br>Gerekçe bölümünde 2 numaralı bentte açıklanan nedenle Kocaeli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli kararına yönelik katılan vekilinin temyiz itirazı yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,<br> Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2023 tarihinde karar verildi.<br> <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"077ef8b3c9c011f0","SID":"f13f46ac816fc81a"}}