{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">4. Ceza Dairesi         2023/659 E.  ,  2023/17059 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t:Asliye Ceza Mahkemesi<br>SUÇ\t: İmar kirliliğine neden olma<br><br>Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:<br>I. HUKUKÎ SÜREÇ<br>1.\tYukarıda adı belirtilen mahkemenin 17.09.2015 tarihli, 2015/303  Esas ve 2015/879 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci  fıkrasının (c) bendi gereğince beraat kararı verilmiştir.<br>2.\tYukarıda adı belirtilen mahkemenin 17.09.2015 tarihli,  2015/303 Esas ve  2015/879 Karar sayılı  kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 03.03.2020 tarihli, 2019/3223 Esas ve 2020/5416   Karar sayılı kararı ile;<br>1.\tTCK'nın 184/4. maddesinin; \"Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır\" hükmü uyarınca, mücavir alanda anılan maddenin 1. fıkrası uygulanmamaktadır.<br><br>\tSuça konu inşaatın yapıldığı yerin, 01/03/2015 tarihli belediye yazısına göre belediye mücavir alan sınırları içinde kaldığının belirtilmesine rağmen, fen bilirkişisinin 21/08/2015 havale tarihli raporunda inşaatın 30/03/2014'den önce mücavir alan dışında, sonrasında ... Belediyesi sınırları içinde kaldığının belirtilmesi karşısında, suça konu inşaatın hangi tarihte yapıldığı hususunda   tutanak düzenleyicileri ve  taşınmaza komşu binalarda oturanların tanık olarak  dinlenmeleri,  hava fotoğrafları da temin edilip, mahallinde imalatdaki  eskime, yıpranma, kabarma, dökülme ve korozyon durumları gibi yıpranma oranını  da içeren teknik verilere göre  rapor alınıp  inşaatın yapım tarihinin tespit edilmesi,  ilgili kurumdan sorulmak suretiyle suça konu inşaatın bulunduğu yerin hangi tarihte mücavir alan içinde hangi tarihte belediye sınırları  içinde kaldığının  kuşkuya yer vermeyecek biçimde saptanıp   tüm deliller  birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi  gerekirken, eksik incelemeyle  karar verilmesi, <br>\t2.\tBirinci bozma sebebi yönünden yapılacak değerlendirme sonucunda imar kirliliğine neden olduğunun anlaşılması halinde, 18 Mayıs 2018 tarihinde 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16. maddesinin dikkate alınması zorunluluğu,<br>\t\t\t\t\t\tNedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.<br>3.\tYukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan bozma üzerine 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci  fıkrasının (e) bendi gereğince beraat kararı verilmiştir<br><br>II. TEMYİZ SEBEPLERİ<br>Katılan vekilinin temyiz isteğinin; kararın hukuka uygun olmadığı, eksik inceleme sonucu karar verildiği, bu nedenlerle ve  resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.<br>III. OLAY VE OLGULAR<br> Sanığın, ruhsat ve izin almadan kaçak bina yaptığı iddiasıyla imar kirliliğine neden olma suçundan kamu davası açıldığı, bilirkişi raporu, tanıkların beyanları, ilgili belediyelerin yazıları ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığının gerekçesiyle  Yerel Mahkemece  beraat kararı  verildiği belirlenmiştir. <br>IV. GEREKÇE<br>A. Katılan  Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden <br>  Sanık savunması, tutanaklar, belediyelerin yazı cevapları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, suça konu yerin belediye sınırlarına dahil edildiği tarihten sonra yapıldığına ve sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında beraat kararı verilmesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.<br> B. Sair Sebepler Yönünden<br>Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.<br>V. KARAR<br>Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında katılan vekili tarafından  öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,<br>Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,<br>11.04.2023  tarihinde karar verildi.<br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7ec4488455fb19447aee117158d8f032","SID":"07097d19105af354"}}