{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">12. Hukuk Dairesi         2022/9261 E.  ,  2023/1961 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t: ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi<br><br>Taraflar arasındaki takibin kesinleşmesinden önceki döneme ilişkin zamanaşımı itirazından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine  karar verilmiştir.<br><br>Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir. <br><br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. ŞİKAYET<br>Borçlu dava dilekçesinde; <br><br>1- Takibe dayanak 14.12.2016 tanzim tarihli senetin bono niteliği taşımadığını, vade tarihinin 14.03.2017 olup, bonolar için 3 yıllık zamanaşımı olduğunu, takibe konu senetin zaman aşımına uğradığını, <br>2- senetlerin bedelsiz olduğunu,  davalı alacaklı Mart ayı 2020 yılı içinde takibe konu senetlerin renkli fotokopilerini kendisine getirdiğini ve aralarındaki anlaşma gereği söz konusu senetlerin iptal edildiğini, senetlerin üzerine iptal yazısı çekildiğini, müvekkilinin davalı alacaklıya 10.000 Euroluk yeni bir senet düzenlediğini, bu husus ile ilgili ... Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ettiklerini ileri sürerek takibin iptaline  karar verilmesini talep etmiştir.<br> <br>II. CEVAP<br>Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; 3 yıllık zaman aşımı süresinin Covid 19 medeniyle takiplerin durdurulduğu için 15.06.2020 tarihinden itibaren 15 gün uzadığını, 30.06.2020 tarihine kadar alacaklı müvekkilin kambiyo senedine dayalı takip yapma hakkı olduğunu, takibe dayanak bononun zaman aşımı süresinin 30.06.2020 tarihinde sona erdiğini, 18.06.2020 tarihinde yapılan takip sırasında halen kambiyo senedi vasfına haiz olduğunu, takip dayanağı bono asıllarının ... İcra Müdürlüğü kasasında bulunduğunu, takibe konu bonoların ıslak imzalı asıllarının davacının elinde olmasının imkansız olduğunu, davacı tarafından takip konusu her iki senet için başka bir senet düzenlenip müvekkile verilmesi yada senet bedellerini ödenmesinin söz konusu olmadığını, davanın İİK md. 169/a-1'deki belgelerle ispat edilemediğinden reddine, alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra tazminatının davacı tarafından davalıya ödenmesine, karar verilmesini istemiştir.<br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takip şekline göre borçlunun itirazını hangi nitelikte belgeler ile ispatlayabileceğinin İİK'nın 169/a maddesinde açıklandığı, dosya kapsamı itibarı ile davacının borcunun itfa ya da imhal edildiğine ilişkin yukarıda anılan kanun maddesindeki belgelerden herhangi birisinin sunulmadığı, takibe dayanak bonoların Türk Ticaret Kanunu gereğince taşıması gerekli tüm zorunlu unsurları taşıdığı, icra mahkemesinin dar yetkili mahkeme olması nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmasının mümkün olmadığı ve davacınn borçlu olmadığına yönelik diğer iddialarının genel mahkemelerde görülecek bir menfi tespit davasının konusunu oluşturduğu, takip hukukuna ve icra iflas kanunları ile belirtilen sürelerin 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Degisiklik Yapılmasına Dair Kanununun Geçici 1 inci maddesinin; Birinci fıkrasının (b) bendi ve 30.4.2020 tarihli ve 31114 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 22.03.2020 tarihi ile 15.06.2020 tarihleri arasında durmuş olduğundan bu tarihler arasında geçen sürelerin hesaba katılmayarak yapılan hesaplamada takibe mesnet zamanaşımı iddiasında bulunan bonolar hakkında yasal süresi içerisinde takip başlatılmış olduğu  gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br><br>B. İstinaf Sebepleri<br>Şikayetçi borçlu istinaf dilekçesinde; şikayet dilekçesini tekrar ederek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br><br>C. Gerekçe ve Sonuç<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; <br>26.03.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7226 sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesine göre; <br>a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 6.1.1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12.1.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13.3.2020 (bu tarih dâhil) tarihinden, bu  Kanun’la belirtilen süreler 30.04.2020 tarihine kadar durdurulmuş olup, 30.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’na göre de, 7226 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen durma süresi 01.05.2020 (bu tarih dâhil) tarihinden 15.06.2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar uzatıldığı, takip hukukuna ve icra iflas kanunları ile belirtilen sürelerin 13.03.2020 tarihi ile 15.06.2020 tarihleri arasında durmuş olduğundan bu tarihler arasında geçen sürelerin hesaba katılmayarak yapılan hesaplamada takibe mesnet zamanaşımı iddiasında bulunan bonolar hakkında yasal süresi içerisinde takip başlatılmış olduğu, davacının borca itirazını İİK'nın 169/a maddesinde açıklanan belgelerle ispat edemediği,  dar yetkili mahkeme olması nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmasının olanaklı olmadığı, gerekçesi ile borçlunu istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.<br><br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.<br><br>B. Temyiz Sebepleri<br>Şikayetçi borçlu temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.<br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık, bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, takibin kesinleşmesinden önceki dönemde gerçekleşen zaman aşımı itirazına ilişkindir.<br><br>2. İlgili Hukuk<br>2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 169/a. maddesi, 7226 sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesi, 30.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ve  6102 sayılı TTK'nın 778. maddesi göndermesi ile 749. maddesi.<br><br>3. Değerlendirme<br>1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci  maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. <br><br>2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacının  temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. <br><br>VI. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle;<br><br>Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun'un ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, <br><br>Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,  <br><br>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,<br><br>23.03.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br><br><br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c768f968e04a841f","SID":"184923c23d9fa4fc"}}