{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">12. Hukuk Dairesi         2022/8082 E.  ,  2023/688 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t: ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi<br><br><br>Taraflar arasındaki imzaya itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince   imzaya itirazın kabulüne  karar verilmiştir.<br><br>Kararın davalı alacaklılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki  belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA\t<br>Davacı borçlu vekili  dava dilekçesinde; takibe dayanak senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, bilirkişilerce yapılacak imza incelemesiyle  imzanın müvekkiline ait olmadığının tespit edileceğini iddia ederek takibin iptaline, haksız olan alacaklının asıl alacağın %20′sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına ve alacağın %10'u oranında para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini talep  etmiştir. <br><br>II. CEVAP<br>Davalı alacaklılar vekili cevap dilekçesinde; takibin borçlularından ...  ’ın borçlarına mahsuben müvekkillerine  protokol ve senet verdiğini,  senet ve protokole kayınpederi ve abisinin de imzasını attıracağını belirttiğini, protokolde, bono ile ilgili imzaya itiraz, borca itiraz, menfi tespit, istirdat ve istihkak davası ve davaları açma haklarından feragat ettiklerini, protokolün borçlular tarafından imzalanıp verildiğini iddia ederek  kötü niyetli davacı aleyhine %20 tazminata hükmedilmesine, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usul ve yasaya uygun olarak tanzim edilen 26.01.2021 tarihli bilirkişi raporu ile bononun ön yüzünde davacıya atfen atılı olan imzaların davacı eli ürünü olmadığının anlaşıldığı, davalıların takip konusu bonoda lehtar konumunda olduğu ve bonoyu tanzim eden olarak görünen davacıdan ve diğer borçlulardan doğrudan aldıkları, bu nedenle davacıya atfen atılı olan imzaların davacıya ait olup olmadığını kontrol etme yükümlülüklerinin bulunduğu gerekçesiyle imzaya itirazın kabulüne, davacı borçluya yönelik takibin durdurulmasına, alacaklılar aleyhine asıl alacağın %20'sine tekabül eden 59.500,00 TL tazminatın ve %10'una tekabül eden 29.750,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir. <br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklılar vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br><br>B. İstinaf Sebepleri<br>Davalı alacaklılar vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece grafoloji dalında uzman 3 kişilik bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılması gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile rapor tesis edildiğini, taraflar arasında  düzenlenen  protokolün borçlu ..., borçlunun abisi ... ve borçlunun kayınpederi olan davacı ... tarafından imzalanarak tarafına teslim edildiğini, protokolde açılacak davalardan feragat edildiğinin yazıldığını, protokol ve senedin huzurlarında imzalanmadığını, senet üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı bilinmediğinden müvekkilinin kötüniyetinden bahsedilemeyeceğini iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br><br>C. Gerekçe ve Sonuç<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınmaya elverişli ve yeterli olduğu kanaatine varılan 26.01.2021 tarihli bilirkişi raporu uyarınca, takibe konu bonodaki keşideci imzasının davacıya ait olmadığının kabulü gerektiği, her ne kadar davalı taraf, takip konusu bono ile ilgili olarak, taraflar arasında düzenlenen protokolde, açılacak dava haklarından vazgeçildiğini ve bononun huzurda imzalanmadığını, bu nedenle kusurlarının bulunmadığını ileri sürmüş ise de; henüz doğmamış dava hakkından feragatin geçerliliği bulunmadığı, belgenin huzurlarında imzalanmadığı iddiasının kontrol yükümlülüğünü bertaraf etmeyeceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br><br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklılar vekili  temyiz isteminde bulunmuştur.<br><br>B. Temyiz Sebepleri<br>Davalı alacaklılar vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece grafoloji dalında uzman 3 kişilik bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılması gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile rapor tesis edildiğini, taraflar arasında  düzenlenen  protokolün borçlu ..., borçlunun abisi ... ve borçlunun kayınpederi olan davacı ... tarafından imzalanarak tarafına teslim edildiğini, protokolde açılacak davalardan feragat edildiğinin yazıldığını, protokol ve senedin huzurlarında imzalanmadığını, senet üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı bilinmediğinden müvekkilinin kötüniyetinden bahsedilemeyeceğini iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.<br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık, kambiyo takibinde  imzaya itiraza ilişkindir.<br><br>2. İlgili Hukuk<br>2004 sayılı İİK' nın 170 ve devamı <br><br>3. Değerlendirme<br>1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı  Kanun'un  371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br><br>2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile  kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklılar vekili tarafından   temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler  kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>VI. KARAR<br>Yukarıda açıklanan sebeplerle; <br><br> Temyiz olunan  Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,<br><br>Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, <br><br>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,<br><br>07.02.2023  tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"639d23a0a91fdbed","SID":"bb5aaca4e5f2608d"}}