{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi         2007/1991 E.  ,  2007/1869 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t:Kadastro Mahkemesi<br><br>    Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava  sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:<br>Yargıtay bozma ilamında özetle; \"Katılanın dayandığı iskan kaydının sınırları her yerde rastlanabilen yol, taşlık ve hark gibi sınırlar içerdiğinden kaydın taşınmaza aidiyetinin kabulüne olanak olmadığı bu nedenle mahkemenin bu konudaki kabulünün doğru olduğu, ancak taşınmaza ilk dereceden komşu 1341, 1342, 1343, 1344, 1348, 1349, 1624 ve 1625 parsellerle ilgili olarak taşınmazların yaylakiye sınırları içerisinde kaldığı yolunda verilen ve kesinleşen kararların eldeki Hazine'nin iddiaları yönünden güçlü delil oluşturduğu, resmi kayıt ve belgelerle, mahkeme ilamlarına aykırı düşen bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilmeyeceğinden katılanın isteminin dahi reddedilerek taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 16/B maddesi gereğince yaylakiye olarak sınırlandırılıp  özel siciline yazılmasına karar verilmesi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde  yanılgıya düşülerek kabulü yoluna gidilmiş olmasının doğru olmadığına, kabule göre de; 10.09.2003 gün ve  1985/118 esas, 2003/62 sayılı önceki kararla taşınmazın 840/1680 payının Hazine adına tesciline karar verilip katılan ... ve arkadaşlarının temyiz yoluna başvurmamaları sebebiyle söz konusu payın Hazine yararına kesinleştiği gözetilmeden yazılı olduğu üzere taşınmazın tümünün katılan adına  tesciline karar verilerek Hazine yararına oluşan usuli kazanılmış hakkın ortadan kaldırılmasının doğru olmadığına\" değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak  yapılan yargılama sonunda çekişmeli parselin teknik bilirkişi raporunda \"B\" harfi ile gösterilen 8925 metrekarelik bölümünün yaylak olarak sınırlandırılmasına, geriye kalan kısmın 1622 parsel numarası ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Köy Tüzel Kişiliği, müdahil ve Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.<br>1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, yapılan inceleme, araştırma ve uygulamaya göre davacı Köy Tüzel Kişiliği ve müdahilin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE,<br>2- Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı gereğince taşınmazın tamamının 3402 sayılı Yasa'nın 16/B maddesi uyarınca yaylakiye olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmesi gerekirken, bozma ilamının 3.paragrafına, \"kabule göre de\" ibareleri ile başladığı gözardı edilip yanlış anlam verilerek, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz bulunmaktadır. Hazinenin temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA, 21.05.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2433e2f1b26499d01e5c6a3fea076462","SID":"77e26611833de0b6"}}