{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi         2006/12929 E.  ,  2006/13226 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t:Asliye Hukuk Mahkemesi<br><br>Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.02.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırma  istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.07.2006  günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:<br>\t\t       <br>       K A R A R <br><br>Dava; yayla olduğu iddia edilen çekişmeli taşınmaza ait  tapu  kaydının iptali ve özel siciline  işlenmesi istemiyle açılmıştır. <br>Mahkemece dava kabul edilmiş, hükmü  davalı taraf temyiz etmiştir.<br>Gerçekten; 4342 sayılı Mera Kanununun 3. maddesinde yapılan tanıma göre, yaylak; çiftçilerin hayvanları ile birlikte yaz mevsimini geçirmeleri, hayvanlarını otlatmaları ve otundan yararlanmaları için  tahsis edilen  veya  kadimden beri bu amaçla kullanılan yerlerdir.  Mera, yaylak ve kışlakların özel mülkiyete geçirilmesi, amacı dışında kullanılması, kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinilmesi olanaksız olduğu gibi sınırlarının daraltılması da mümkün değildir.<br>Çekişme konusu taşınmaz ... Beldesi, ... Mahallesi ... Mevkiinde bulunmaktadır. ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ... ve ... adlarıyla bilinen yaylalarla çevrilidir. Burası ülkemizin en büyük yaylalarının yer aldığı «... Yaylası» olarak anılmaktadır.  Ancak; dosyada yer alan haritasından ve keşif yerinde dinlenen yerel bilirkişi beyanından, dava konusu  taşınmazın ... Yaylası olarak  bilinen yerin daha  kuzeyinde, ... olduğu bildirilen ... Köyü  yakınlarında bulunduğu görülmektedir. <br>Davalı taraf da savunmasında, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerin  ... ... (eski adı ...) Köyü sınırı içersinde kaldığını, ... Köyünün  ... bir köy olduğunu, taşınmazın yayla ile bir ilişkisi olmadığını ileri sürmüştür.<br>Yaşamını    genelde      çiftçilikle    sürdüren   kişilerin      hayvanlarını otlatmakta olduğu   yaylaya yakın  bölgelerde ikamet etmek, ziraat yapmak,  bağ ve bahçe  yetiştirmek için tarım taşınmazlarına ihtiyaçları olacağı  ve bu amaçlarına uygun  kazanmaya elverişli  bazı taşınmazları mülk edinebilecekleri olgusunu göz ardı etmek,  mera, yaylak ve kışlak gibi bölgelerden insanları soyutlamak mümkün değildir.<br>İddia ve savunma  ile az yukarıda anlatılanlara göre,  davada sağlıklı bir sonuca  ulaşmak  için  dava  konusu  taşınmazın   ...  ... Köyü sınırları içinde  kalıp kalmadığının ve bu köyün ikamet edilen veya tarım alanları kapsamında olup olmadığının  saptanması önem kazanmaktadır. <br>O nedenle,  öncelikle ilk adı ... olan köyün kuruluş tarihi İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğünden  sorulmalı,   böylelikle ... Köyünün ... köy olup olmadığı yönü üzerinde durulmalı, yine bu köye ait  en eski tarihlisinden başlamak üzere idari sınır belgeleri ile sınırlar bir haritaya bağlanmışsa haritası da istenilmeli, ... Köyüne ait   mevcut  en eski sınırname  yerel bilirkişiler yardımıyla keşfen zemine uygulanmalı, köyün  kuruluşundaki idari sınırları belirlenmeli, dava konusu taşınmazın ... Köyünün ilk idari sınırları kapsamında kalıp kalmadığı saptanmalı, eğer dava konusu taşınmaz ... ... Köyünün idari sınırları içersinde kalıyorsa  seçilecek ve keşifte bulundurulacak harita mühendisi bilirkişiye daha önce sağlanacak eski tarihli memleket haritasındaki durumu incelettirilmeli, köyün ikamet edilen  veya tarım alanları içinde kaldığı belirlenirse özel mülkiyete konu teşkil edeceği kabul edilmeli, bu arada taşınmazın kadastro tutanağı edinme sebebi sütununda yerel bilirkişiler çekişmeli yerin ... ... Köyünün  tarım alanında kaldığını, davalı tarafa  ... Köyünden kişilerce satılarak temlik edildiğini beyan ettiklerinden davalı tarafa  satan veya onun murislerine ait nüfus kimlik bilgileri getirtilerek bu kişilerin gerçekten ... Köyü nüfusuna kayıtlı olup olmadıkları yönü üzerinde durularak tutanak bilirkişilerinin sözleri denetlenmeli,  bütün bunların sonucuna uygun hüküm kurulmalıdır.<br>Tüm bu inceleme ve araştırma yapılmadan davanın  yazılı olduğu şekilde kabulü doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.<br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA,   peşin harcın istek halinde yatırana iadesine,  16.11.2006 tarihinde oybirliği  ile karar verildi.<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6dc95b8dc45134ec684248f91448c19c","SID":"a5ba4c9b6c39807e"}}