{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">1. Ceza Dairesi         2022/5600 E.  ,  2022/8428 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T U T U K L U D U R U Ş M A   V E   T A H L İ Y E T A L E P L İ<br><br>İNCELENEN KARARIN  <br>MAHKEMESİ\t:Ceza Dairesi<br>SAYISI\t: 2021/1853 E., 2022/44 K.<br>SUÇ\t: Kasten öldürmeye teşebbüs<br>HÜKÜM\t: Mahkûmiyet <br>TEMYİZ EDENLER\t: Katılan Kurum vekili, sanık müdafii<br>TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ\t: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması<br><br>İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.<br><br>Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:<br><br>I. HUKUKÎ SÜREÇ<br>1. Silifke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.11.2018 tarihli ve 2017/531 Esas, 2018/695 Karar sayılı kararlarıyla sanık hakkında; <br>a)Cinsel taciz ve mala zarar verme suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine, <br>b)Tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,<br>c)Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,<br>Karar verilmiştir. <br>2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 21.01.2020 tarihli ve 2019/728 Esas, 2020/223 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ve sanığın istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca hükümlerin \"Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerektiği\" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. <br>3. Silifke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.02.2020 tarihli ve 2020/18 Esas, 2020/117 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan açılan kamu davasında eylemin, 5237 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin birinci fıkrası ve 35 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kasten öldürmeye teşebbüs suçuna dönüşme ihtimaline binaen delillerin takdir ve değerlendirmesinin yüksek dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle dava dosyası hakkında, 5235 sayılı Kanun’un 11 inci ve 12 nci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 4 üncü maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmiştir.<br>4. Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.04.2021 tarihli ve 2020/234 Esas, 2021/224 Karar sayılı kararlarıyla sanık hakkında<br>a) Cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ertelenmesine,<br>b) Mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,<br>c) Kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,<br>Karar verilmiştir. <br><br>5. ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 12.01.2022 tarihli ve 2021/1853 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararıyla,<br>a) Mala zarar verme suçundan, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, <br>b) Cinsel taciz suçundan,  sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik  istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca itiraz merciince incelenmek üzere iadesine, <br>c) Kasten öldürmeye teşebüs suçundan, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Kurum vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl 1 ay hapis cezası ile  cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,<br>Karar verilmiştir.<br><br>II. TEMYİZ SEBEPLERİ<br>A. Katılan Kurum Vekilinin Temyiz Sebepleri<br>1. Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca teşebbüs indiriminin alt sınıra yakın uygulanması gerektiğine,<br>2. Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdirî indirim nedeninin uygulanmaması gerektiğine,<br>İlişkindir.<br>B.  Sanık ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri<br>1.Beraate,<br>2.Sanığın eyleminin kasten yaralama suçu olduğu dikkate alınmadığından suç vasfında hataya düşüldüğüne,<br>3.Katılanın adlî muayene raporunun hüküm kurmaya elverişsiz olduğuna,<br>4.Sanık hakkında ceza tayin edilirken gerekçesiz olarak üst sınıra yakın uygulama yapıldığına,<br>İlişkindir.<br><br>III. OLAY VE OLGULAR<br>Temyizin kapsamına göre; <br>A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü<br>1. Olay günü katılanın motosikleti ile giderken sanığın motorsikleti ile yokuşun başında katılana yol vermediği, yol istediğinde sanığın; \"Hayır benimle konuşman gerekiyor!\" dediği, yol vermediği, yol almak için ısrar ettiğinde; \"Seni burada atıcam!\" dediği, katılan motorsikletle ilerlemeye başlayınca sanığın arkasından geldiği motorsikleti ile iki üç kez katılanın motosikletine arkadan vurduğu, sanığın katılana; \"Sen eşinden boşanmışsın, ben de eşimi boşayacağım, benim olmanı istiyorum, benim olmazsan toprağım olsun bana şu an karar ver!\" dediği, düz yere çıktıklarında da benzer şeyler diyerek; \"Benim olmazsan seni öldürürüm, bugünün tarihini not al yine deneyeceğim!\" dediği, yine katılanın motosikletine arkadan vurduğu, dengesini kaybeden katılanın motosikletten düşerek yaşamını tehlikeye sokan duruma neden olacak, vücudunda hayat fonksiyonlarını ağır (4) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığına, yüzde sabit ize ve duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olacak şekilde yaralandığı kabul edilen olayda sanık hakkında olası kast ile kasten yaralama, cinsel taciz, tehdit ve mala zarar verme suçlarını işlediği iddiasıyla  kamu davası açıldığı, katılanın ve sanığın istinaf yoluna başvurması üzerine istinaf ilamı doğrultusunda görevsizlik kararı verildiği, Mahkemece yapılan inceleme neticesinde; sanık ile katılanın iki yıl gönül ilişkisi olduğu, katılanın kendisine eşinden ayrıl evlenelim dediği, olay günü katılanın motorunun sağ sol yaptığı, kendisinin düştüğü gidip kaldırdığı, telefonda ise; \"Ya benim olursun ya da kara toprağın!\" dediğini ikrar ettiği, katılanın olayın tek tanığı olduğu diğer dinlenen tanıkların olayı görmediği, katılanın sanığın motosikleti ile geçmesine izin vermediği, sanığın kendisine; \"Benim olacaksın, sen kefen giymek istedin, ben sana kefen giydirmek için buradayım, sen eşinden boşanmışsın ben de boşanacağım, benim olmazsan toprağın olacaksın!\" şeklinde sözler söylediği, sanığın ilk önce arkadan motoru ile katılana çarptığı, daha sonra tekrar motoru ile arkadan vurduğu, telefonla da katılanı çok fazla rahatsız ettiği, sanığın, katılanın motoruna arkadan çarptığı daha sonra eylemine son vermeyerek tekrar motora çarptığı daha sonra katılanın düşmesine sebep olduğu, katılanın, yaşamını tehlikeye sokan duruma neden olacak, vücudunda hayat fonksiyonlarını ağır (4) derecede etkiyecek nitelikte kemik kırığına, yüzde sabit ize ve duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olacak şekilde yaralanmasına sebep olduğu, yine motosiklete de arkadan çarpmanın etkisiyle zarar verdiği, mevcut dosya kapsamında alınan HTS kayıtlarında sanık ile katılan, katılan iddialarını doğrular şekilde ara ara mesaj atma/arama şeklinde iletişimin bulunduğu, katılanın, sanığa yönelik iddialarının kabulü ile sanığın, katılana olay tarihinden önce de arkadaşlık teklifinde bulunduğu, bu teklifin kabulü için katılanı tehdit ettiği, yine olay günü katılanın yolunu kesmesi, bu sırada katılana yönelik anılan cümleleri kurarak katılanı ölüm ile tehdit etmesi, hâl ve durumun katılanın ölümüyle sonuçlanmasına müsait olduğu, katılandaki yaralanmaların niteliği, sanığın da motor kullanmasından kaynaklı içinde bulunduğu kaçınılmaz bilinçlilik hâli ile katılana yönelik eylemi neticesinde ölebileceğini düşünebilecek konumda olduğu ancak yine de eylemini devam ettirdiği, nitekim katılanın beyanına göre ilk olarak arkadan motoruyla çarptığı bu sırada katılanın düşmediği, söylemlerine devam ederek ikinci kez motoruyla arkadan çarpması sonucu dengesini kaybettiğinin sabit olduğu, artık sanığın dışa yansıyan söylemleri ve eylemi ile katılanın yaralanmasının derecesi de göz önüne alındığında kastının katılanı öldürmeye yönelik olduğu kanaatine varılarak sanığın, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.<br>2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir. <br>3. Katılan her aşamada istikrarlı beyanlarda bulunmuştur.<br>4. Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak;<br>a) ... Devlet Hastanesi tarafından tanzim olunan, 30.06.2017 tarihli; \"Sol şakakta 10x4 cm. sıyrık, sıyrık üzeni alanda 3 cm. düzensiz kenarlı kesi, sol omuzda 8 cm. sıyrık, sol ayak sırtında 3 adet ikişer cm. sıyrık, sol ayak bileği iç yüzde 10 cm. 2. derece yanık, sağ ayakta 2 cm. her iki dizde 3'er cm. sıyrık mevcut olduğu, beyin dokusu ödemli, sol frontalde kontüzyonel hemoraji, kafatası kaide kırığı olduğu,\"<br>b) ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adlî Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca tanzim olunan, 09.08.2017 tarihli;<br>\"Yaralanmasının kişinin yaşamını tehlikeye uğrattığı,<br>Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,<br>Kırığın hayat fonksiyonlarını ağır (4) derece etkileyecek nitelikte olduğu\",<br>c) ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adlî Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca tanzim olunan, 02.04.2018 tarihli;<br>\"Sol şakaktaki 3 cm. ve 1 cm.'lik ciltten koyu renkte, ciltten çökük düzensiz sınırlı skarların yüzde sabit iz niteliğinde olduğu\",<br>d) ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adlî Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca tanzim olunan, 13.08.2018 tarihli;<br>\"Sol frontalde kontüzyonel hemoraji ve kafatası kaide kırığına bağlı meydana gelen anosmi (koku körlüğü) ve anosmiye sekonder tad alamama durumunun duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesi niteliğinde olduğu\",<br>Görüşlerini içerir adlî muayene raporları dava dosyasında mevcuttur.<br>5. Tanıklar M.G. ve R.G.'nin beyanları dava dosyasında mevcuttur. <br>6. Kolluk görevlilerince düzenlenen Olay Yeri Görgü Tespit Tutanağı dava dosyasına eklenmiştir. <br>B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü<br>İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı; ancak, ceza miktarının belirlenmesine ilişkin olarak \"Sanığın eylemine bağlı olarak katılanın yaşamını tehlikeye sokan duruma, vücudunda hayat fonksiyonlarını ağır (4) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığına, yüzünde sabit ize ve duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olacak şekilde yaralandığı anlaşılan olayda; teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması sırasında meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte değerlendirilerek üst sınıra yakın bir ceza tayini yerine, 12 yıl hapis cezası belirlenerek eksik ceza tayini\" isabetsizliğine yer verildiği ve sanık hakkında yeniden hüküm kurulduğu belirlenmiştir. <br><br>IV. GEREKÇE<br>A. Katılan Kurum Vekilinin Takdirî İndirim Nedenine Yönelen Temyiz Sebebi Yönünden<br>Mahkemece sanık hakkında kurulan hükümde, \"...cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkiler de göz önüne alınarak...\" şeklindeki gerekçeyle 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdirî indirim nedeni uygulanmasına karar verildiği, Mahkemenin takdir yetkisinin cezanın bireysel caydırıcılığı fonksiyonu dikkate alınarak yerinde, yeterli ve kanunî bir gerekçeye dayandığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.\t<br>B. Sanık ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri<br>1.Beraate Yönelen Temyiz Sebebi Yönünden<br>Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş ise de katılanın aşamalarda değişmeyen beyanları ile eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği, katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak tanzim olunan adlî muayene raporu karşısında sanığın eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.\t <br>2. Suç Vasfı Yönünden <br>Katılanın telefonunun HTS kayıtlarının incelemesinde zaman zaman sanık ile mesajlaşıp telefon görüşmesi yaptıklarının belirlendiği, katılanın ibraz ettiği Facebook kaydında sanığın, başka biriyle evli olmasına rağmen katılana cinsel taciz boyutuna varan davranışları olduğu, katılanın istikrarlı beyanlarına göre olay günü de bu davranışları yinelediği sanığın evlenme teklifinin katılan tarafından reddedilmesi nedeniyle aralarında husumet bulunduğu, sanığın savunmasında telefonla görüşmelerinde katılana yönelik \"Ya benim olursun ya da kara toprağın!\" dediğini ikrar ettiği, olay günü de sanığın sevk ve idaresindeki motorsiklet ile yine motorsiklet ile seyir halinde olan katılana çarptığı, katılan ilk çarpmadan sonra düşmese de sanığın ikinci kez çarparak katılanı düşürdüğü, yaralandığını gördüğü hâlde katılana yardım etmeden olay yerinden ayrıldığı, katılanın düşmesi sonucunda özellikle baş bölgesinden yaralanarak hayati tehlike geçirdiği, vücudunda, hayat fonksiyonlarına etkisi ağır (4) derecede kemik kırığı meydana geldiği, yüzünde sabit iz oluştuğu ve duyularından veya organlarından birinin işlevini yitirdiği anlaşılmıştır. Katılan hakkında düzenlenen ve hüküm kurmaya elverişli adlî muayene raporlarından anlaşılacağı üzere yaşamını tehlikeye sokacak şekilde baş bölgesinden yaralandığı ve sanığın, katılanın düşmesi üzerine hemen olay yerinden ayrıldığı, bir süre sonra olay yerine geri döndüğünde tanıkların gelmiş olduğu anlaşılmakla, sanığın kastının yaralama olmadığı, öldürme kastıyla hareket ettiği anlaşılmakla, suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. <br>C. Katılan Kurum Vekilinin ve Sanık Müdafiinin Teşebbüs İndirimine Yönelen Temyiz Sebebi Yönünden <br>Sanık hakkında hüküm kurulurken, sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmalar ile eylemin son bulduğu aşama dikkate alınarak meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı karşısında müebbet hapis cezası için dokuz yıldan onbeş yıla kadar ceza indirimi öngören 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdir edilen ceza miktarında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.  <br>V. KARAR<br>Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 12.01.2022 tarihli ve 2021/1853 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararında katılan Kurum vekili ile sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,<br>Hükmolunan ceza miktarı ve sanığın tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,<br>Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, <br>31.10.2022 tarihinde karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"15741ea6c9a47b83","SID":"203186edc37c2c8c"}}