{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi         2012/9915 E.  ,  2012/29712 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t:... Mahkemesi<br><br><br>DAVA\t:\tDavacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.<br>                                      Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.<br>Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: <br><br>                                                   Y A R G I T A Y     K A R A R I <br><br>\tDavacı vekili, davacının 01.09.2007 tarihinden itibaren davalı şirkette kalite sorumlusu olarak çalıştığını, ... sözleşmesinin 13.5.2009 tarihinde haksız olarak feshedildiğini, sabah 08:00 akşam 20:00 saatleri arasında haftada altı gün çalıştığını, fazla mesai alacaklarının işveren tarafından ödenmediğini belirterek müvekkilinin ihbar ve kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br>                           Davalı vekili, davacının ... akdinin şirketin ekonomik kriz yaşaması ve personel azaltmak zorunda kalması sonucu haklı nedenle feshedildiğini, işçinin fazla mesai yaptığı hususunun gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.<br>                           Mahkemece, ... sözleşmesinin işverence ekonomik kriz nedeniyle feshedildiği, bu durumda işçinin ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanacağı değerlendirilerek ve yargılama sırasında dinlene tanık beyanlarına göre talepler hüküm altına alınmıştır.<br>Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br>1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.<br>2) Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.<br>Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.<br>Söz konusu alacağın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de iddia edilen dönemlerde çalışma olup  olmadığı araştırılmalıdır.<br>\tİmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde,  fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Bu alacakların yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.<br>\tSomut olayda, davacının çalıştığı döneme ilişkin puantaj vb. gibi işyeri kayıtları sunulmamıştır. Mahkemece yargılama sırasında dinlenen tanık beyanlarına göre alacak miktarı belirlenmiş, ancak davacı vekilinin dava dilekçesindeki çalışmanın saat 20.00’ye kadar sürdüğüne yönelik beyanı aşılarak karar verilmiştir. Alınan ilk bilirkişi raporunda, davacı tarafın kendisini bağlayıcı bu ifadesi dikkate alınarak akşamları saat 20.00’ye kadar çalışıldığı kabulü ile iki alternatifli olarak hesaplama gerçekleştirilmiştir. Bu raporun ikinci alternatifinde yapılan haftada onbir saat fazla mesai yapıldığına ilişkin hesaplama dosya içeriğine ve delil durumuna daha uygun düşmektedir. Bu durumda tek tanığın beyanına göre alacak kabul edilmiş olduğundan, hesaplanan miktar alacaktan yapılacak indirim seviyesi de daha yüksek tutulmalıdır. Yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.<br>\tSONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3db876ec997d1ebe0b71f6bd8c579537","SID":"71abc5d7bfeb3c60"}}