{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi         2011/2991 E.  ,  2011/5928 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t:İş Mahkemesi<br><br>Davacı,  iş kazası  sonucu malüliyetinden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.<br>Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin  kısmen  kabulüne karar vermiştir.<br>Hükmün, taraf  vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan  ve Tetkik Hakimi ...  tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.<br><br>K A R A R<br>         \t                    <br>        1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,<br>      2-Dava iş kazası  sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının manevi zararının giderilmesi ve daha önce hüküm altına alınan maddi tazminat miktarının 10.11.1998-24.12.1999 tarihleri arası için doğacak olan faiz alacağının tahsili istemlerine ilişkindir.<br>Mahkemece 15.000.00 TL manevi tazminatın 10.11.1998 olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, faiz alacağı talebinin ve fazla talebin reddine , karar verilmiştir.<br>Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının aynı iş kazası nedeniyle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 100.00 TL maddi tazminatın 10.11.1998 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen aynı davalılardan tahsili için İskenderun 1. Asliye Hukuk (iş) mahkemesinde dava açtığı, yargılama devam ederken 29.03.2003 tarihli ıslah dilekçesi ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 16.100.00 TL maddi tazminatın 24.12.1999 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiği,Mahkemece 09.05.2003 tarihli kararla, davanın davalı ...Ş. yönünden reddine, diğer davalı yönünden kabulü ile, 16.100.00 TL nın 100.00 TL' lık kısmına 24.12.1999 tarihinden, 16.000.00 TL lık kısmına 01.05.2003 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiği,kararın davacı ve davalı Ak Boruculuk Ltd.Şti tarafından temyiz edildiği,Dairemizce, davalının temyizinin reddedildiği, davacı temyizi yönünden, davalılar arasında altişveren üstişveren ilişkisi olduğu halde davanın diğer davalı ...Ş. yönünden reddedilmesinin doğru olmadığı  faizin ıslah dilekçesinde 24.12.1999 tarihinden itibaren talep edilmesi karşısında bu tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerekirken ıslah tarihinden itibaren yürütülmesinin  hatalı olduğu  gerekçesiyle bozulduğu,Mahkemece bozma ilamına uyulduğu ve davanın kabulü ile 16.100.00 TL maddi tazminatın 24.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline  karar verildiği, kararın davalı ...Ş. tarafından temyiz edildiği,bu kararı davacının  temyiz etmediği, kararın Dairemizce onanarak kesinleştiği, iş kazası olayında davacının %100 oranında sürekli işgöremez duruma düştüğü, olayda kazalı işçinin 20, davalı işverenlerin %80 oranında kusurlu oldukları anlaşılmaktadır.<br> B.K'nun 47. maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar  paranın manevi  tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür.  Bedensel  bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik  bütünlük  yanında  ruhsal bütünlüğü ve  sağlığı da kapsadığı  tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında  açıklanmıştır.  Bunlar her olayda  değişebilir.  Bu nedenle hakimin kararında bu  özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi  gerekir. <br>              Manevi  tazminatın  tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de   hakimin  bu takdir hakkını kullanırken,  ülkenin ekonomik  koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü,  tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı,  olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin   duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda  manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370) <br>                Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir edilen manevi tazminatın az olduğu ortadadır.<br>     O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve daha uygun bir miktara hükmedilmek üzere karar bozulmalıdır.<br>      SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalılara yükletilmesine, 23.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"40855b18940aa9ff696ee74645bdeafa","SID":"2438d7c715a5d69a"}}