{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">6. Ceza Dairesi         2022/7230 E.  ,  2022/12311 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ \t:Asliye Ceza Mahkemesi<br>SUÇ\t: Nitelikli hırsızlık<br>HÜKÜM\t: Mahkumiyet<br><br>\tMahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:<br>\tSanık hakkında 13/10/2008 tarihinde işlediği iddia edilen nitelikli hırsızlık suçundan verilen hüküm ilgili olarak 20.11.2009 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş, bu karar 16/12/2009 tarihinde kesinleşmiştir. Denetim süresi içerisinde suç işlenmesi nedeniyle hüküm 25/05/2022 tarihinde açıklanmıştır ve bu hüküm sanık tarafından temyiz edilmiştir.<br>\t5271 sayılı CMK'nın hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını düzenleyen 231. maddesinin 5. fıkrasının son cümlesinde \"Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.\" denilmektedir.<br>\tKanunun amir hükmü ve Yargıtay'ımızın istikrar bulmuş içtihatları uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları, nihai bir hüküm değil, asıl hükmü askıda bırakan itiraza tabi bir mahkeme kararıdır. Denetim süresinde kasıtlı bir suç işlenmediği (ya da denetim süresinde varsa öngörülen tedbirlere uyulduğu) takdirde, askıda olan mahkûmiyet hükmü hukuk aleminde neşv-u nema bulmadan düşme kararı verilmesi gerekecektir.<br>\tAçıklanan bu hükmün tâbi olacağı kanun yoluna gelince; <br>\t5271 sayılı CMK’nın sistemine göre, 223. maddede belirtilen nihai hükümler (mahkûmiyet, beraat, red, düşme ve ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlar) kural olarak olağan kanun yolu denetimine tabidirler.<br>\tOlağan kanun yolları istinaf ve temyizdir.<br>\t5271 sayılı CMK'nın 272 ve devamı maddelerine göre, mahkûmiyet hükümlerinin miktar itibariyle kesinlik istisnaları dışında istinaf kanun yoluna tâbi olduğunda da kuşku bulunmamaktadır.<br>\tAncak;<br>\tİstinaf mahkemeleri 20 Temmuz 2016 tarihinden itibaren faaliyete geçtiğinden bu tarihten önce verilen nihai hükümler kesinleşinceye kadar, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca 1412 sayılı CMUK'taki usule göre, istinaf değil, temyiz kanun yoluna tâbidirler.<br>\tSanık hakkında her ne kadar istinaf mahkemeleri faaliyete geçmeden önce hükmün açıklanmasının  geri  bırakılmasına karar verilmiş ise de; 25.05.2022 tarihinde yani Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başladığı 20/07/2016 tarihinden sonra hükmün açıklanması nedeniyle,  <br>karar tarihi itibariyle bu hükmün istinaf kanun yoluna tâbi olduğu anlaşılmakla, dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, 5271 sayılı CMK'nın 264/1-2. maddesi hükümleri uyarınca kanun yolunda yanılmanın başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağından gerekli inceleme yapılmak üzere dosyanın yetkili ve görevli Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi Başkanlığına gönderilmesine, 26/09/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br>\t<br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"35a4dcad6b28c057278e40c19a725877","SID":"bb066291653bbce2"}}