{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">9. Hukuk Dairesi         2022/6276 E.  ,  2022/7894 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br><br>MAHKEMESİ\t:İş Mahkemesi<br>DAVA TÜRÜ\t: İŞE İADE <br><br>Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen işe iade davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi  kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.<br><br>İlk derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br>\t<br>I. DAVA\t<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 30.04.2012 tarihli iş sözleşmesiyle davalı ... Ajansında (GMKA) çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin 29.07.2016 tarihinde  bildirimsiz ve tazminatsız olarak feshedildiğini, fesihte \"Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı olan FETÖ/PDY oluşumuna iltisakınızın ve/veya bunlarla irtibatlı olduğunuzun değerlendirilmesi nedeniyle, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükümünde Kararnamenin 4. Maddesinin g bendi kapsamında....iş aktiniz bildirimsiz ve tazminatsız olarak feshedilmiştir.\" denildiğini ancak müvekkili hakkında en ufak bir şüpheli durumun (herhangi bir kanun dışı örgüte üye olma vs. ihtimali) kesinlikle olmadığını, davacı hakkında kesinleşmiş Mahkeme kararı olmadığını, hatta bu konuda aleyhine açılmış herhangi bir dava olmadığını bu nedenle feshin geçerli bir nedene dayanmadığını beyan ederek feshin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iadesine, Mahkemece verilecek işe iade kararı kesinleşinceye kadar geçecek süre için 4 aylık süreye ilişkin ücret ve diğer haklarının müvekkiline ödenmesine, kanuni süre içerisinde başvurulduğu hâlde işe başlatılmama durumunda 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince 8 aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatı ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br><br><br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere  İlişkin Kanun Hükmünde Kararname (667 sayılı KHK) ile, Cumhurbaşkanı'nın  başkanlığında toplanan  Bakanlar  Kurulu tarafından, darbe teşebbüsünün \"TSK  içinde  örgütlenmiş   FETÖ / PDY  mensupları ,  bunlarla  birlikte  hareket  eden  bazı  kamu  görevlileri  ve  sivil  unsurlar\"  tarafından gerçekleştirildiğinin  değerlendirildiğini, darbe teşebbüsünün tamamen sonlandırılması  ve  benzer  bir  müdahale   teşebbüsünün  tekrarlanmaması, genel olarak FETÖ / PDY'nin  demokratik Anayasal  düzen  ile temel hak ve hürriyetlere  yönelik tehdidinin tamamen ortadan kaldırılması, bu  kapsamda yapılacak mücadelenin daha etkin bir  şekilde  sürdürülebilmesinin  amaçlandığını,  bu amaç  doğrultusunda FETÖ / PDY 'ye  aidiyeti, iltisakı  veya  irtibatı  belirlenen  eğitim  kurumları, sağlık kuruluşları, sendikalar, vakıflar ve dernekler gibi tüm kurum ve kuruluşların kapatılması, terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara  üyeliği,  mensubiyeti  veya  iltisakı  yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen yargı mensupları dahil tüm kamu  çalışanlarının meslekten veya kamu görevinden çıkarılması; bazı suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturmaların etkililiğinin arttırılması  yönünde tedbirler  öngörüldüğünü, Kalkınma   Ajansının  bir  kamu  kurumu olduğunu,  personelinin de  kamu  kurumunda  çalışan ve  kamu görevi ifa  eden  işçi   statüsünde olduğunu, 27.07.2016  tarihinde  Yönetim   Kurulu  tarafından kapalı oturumda yapılan görüşmeler  sonucu, Emniyet  Müdürlükleri, Olağanüstü  Hal  Büroları, Bakanlıklar  ve  Milli İstihbarat Teşkilatından (MİT) gelen istihbaratlar  ve bilgiler değerlendirilerek davacı ile  birlikte 6 kişinin \"Milli   Güvenlik   Kurulunca  Devletin   milli   güvenliğine   karşı   faaliyette   bulunduğuna  karar  verilen  yapı , FETÖ / PDY  oluşumuna  iltisakı  ve / veya irtibatı  oldukları  değerlendirildiğinden\" iş sözleşmelerinin 29.07.2016 tarihli ve  2016/2  sayılı  Yönetim  Kurulu  kararı  ile feshedildiğini, davanın yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.<br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>... 2. İş Mahkemesinin 01.06.2017 tarihli ve 2017/396 Esas, 2017/53 Karar sayılı kararıyla;<br>\"...Somut  olayda davacının  iş  akdinin , davalı  Ajans  Yönetim  Kurulu  tarafından , Emniyet  Müdürlükleri , Olağanüstü  Hal  Büroları , Bakanlıklar  ve  MİT ' den  gelen  istihbaratlar  ve  bilgiler  üzerine , \" Milli   Güvenlik   Kurulunca  Devletin  milli   güvenliğine  karşı  faaliyette  bulunduğuna   karar   verilen   yapı , FETÖ / PDY  oluşumuna   iltisakı   ve / veya  irtibatı   olduğu   değerlendirmesi  sonucunda   feshedildiği   anlaşılmaktadır.  Nitekim  ...  C. Başsavcılığının  cevabi  yazısında da  davacı  hakkında  FETÖ / PDY  üyeliği  nedeniyle  devam  etmekte  olan  bir  soruşturma  bulunduğu  anlaşılmaktadır.<br>Terör  örgütü  üyesi  olduğu  yönünde  aleyhinde  şüphe  bulunan  bir  kişiyi  çalıştırmaya  devam  etmesi  işverenden  beklenemez. Böyle  bir  durumda  ilgilinin  terör  örgütü  üyesi  olduğunun  somut  ve  kesin  delillerle  veya  mahkeme  kararı  ile  belirlenmesi de  işverenden  beklenemez. Nitekim  Yüksek  Yargıtayın  yerleşmiş  görüşleri de  iş  ilişkisinin  sürdürülmesinin  işverenden  beklenemeyeceği  hallerde  ceza  soruşturması  veya  kamu  davasının  sonucunun  beklenmesine  gerek   olmadığı   yönündedir. <br>Tüm  bu  nedenler  karşısında  davacının  iş  akdinin  feshinin   geçerli   nedene  dayandığı  kannatine  varıldığından  davanın  reddine  karar  verilmesi  gerekmiştir...\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br><br>B.  Gerekçe ve Sonuç<br>... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 06.09.2017 tarihli ve 2017/1474 Esas, 2017/1166 Karar sayılı kararıyla; 5521 sayılı Kanun'un geçici 1 inci maddesi ve 8 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince davacı açısından istinaf yoluna başvurma süresinin,  yüze karşı karar tarihi olan 01.06.2017 tarihinde başladığı, gerekçeli kararın tebliğ edildiği 19.06.2017 tarihinden itibaren de 8 günlük kanuni süre içerisinde gerekçeli istinaf dilekçesi sunulmadığı, buna göre davacının gerekçeli istinaf yoluna başvuru dilekçesini sunma süresinin 28.06.2017 (Ramazan Bayramı sonrası) tarihinde sona erdiği, davacı yanca bu tarihten 6 gün sonra 04.07.2017 tarihinde verilen gerekçeli istinaf yoluna başvurma dilekçesinin süresinde verilmediği ve süresinde verilmeyen dilekçeye değer verilemeyeceği; kararda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355 inci maddesi gereğince kamu düzenine aykırı bir husus da saptanmadığı da anlaşılmakla davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br><br>V.  BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ <br>A. Bozma Kararı <br>1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili  temyiz isteminde bulunmuştur.<br><br>2. Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 01.11.2017 tarihli ve 2017/42647 Esas, 2017/23780  Karar sayılı kararıyla; <br>\"...Davacı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığına  FETÖ/PDY üyeliği nedeniyle yapılan soruşturma olup olmadığına ilişkin yazılan müzekkere sonucunda davacı hakkında soruşturma yürütüldüğü yönünde cevap verildiği görülmüş ise de bu soruşturmanın sonuçlanması beklenmeden hüküm tesisi yerinde değildir. Öncelikle kabul gerekçesi olan soruşturma sonucunun beklenmesi, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı'nın Terörle Mücadele, Kaçakçılık Organize Suçlar ve İstihbarat ile ilgili birimlerinden ve Bilgi Teknolojileri Kurumundan varsa davacı ile ilgili bilgi ve belgeler ile yine Bank Asyaya açılmış mevduat hesapları, hesap hareketleri ve bankacılığa ilişkin işlemler olup olmadığı sorulmalı, tüm bilgi ve belgeler değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması...\" gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.<br><br>B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile <br> \"...Bozma ilamı doğrultusunda; ... CBS'den 2016/10246 soruşturma sayılı dosyasının kesinleşmesi beklenilmiş ve ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/449 E. Sayılı dosya numarasını alması üzerine uyap üzerinden incelenmiştir.  Dosyada davacının örgüte bilerek isteyerek yardım etme suçundan beraat ettiği ve dosyanın 02/04/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.  Dosyamız bilirkişi Av. Harun Akman'a gönderilmiş ve bilirkişi raporu aldırılmıştır. <br>...<br>Dosya kapsamından anlaşıldığından açıklanan nedenlerle makul sürede gerçekleştirilmeyen haksız feshin geçerli nedene dayanmadığı kanaatine varıldığından davanın kabulüne ve davacının işe iadesine karar verilmesi gerekmiştir. \" gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.<br><br>VI. TEMYİZ<br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.<br><br>B. Temyiz Sebepleri<br>\tDavalı vekili; davacının 667 sayılı  KHK ile,  Cumhurbaşkanının  başkanlığında   toplanan  Bakanlar  Kurulu  tarafından, darbe teşebbüsünün \"TSK  içinde  örgütlenmiş   FETÖ / PDY  mensupları ,  bunlarla  birlikte  hareket  eden  bazı  kamu  görevlileri  ve  sivil  unsurlar\"  tarafından  gerçekleştirildiğinin  değerlendirildiğini, darbe teşebbüsünün tamamen sonlandırılması  ve  benzer  bir  müdahale   teşebbüsünün tekrarlanmaması, genel  olarak FETÖ / PDY'nin  demokratik  anayasal  düzen  ile  temel  hak  ve  hürriyetlere  yönelik  tehdidinin  tamamen  ortadan  kaldırılması,  bu  kapsamda yapılacak mücadelenin daha etkin bir şekilde  sürdürülebilmesinin   amaçlandığını,  bu  amaç  doğrultusunda   FETÖ / PDY 'ye   aidiyeti, iltisakı  veya  irtibatı  belirlenen  eğitim  kurumları,  sağlık  kuruluşları,  sendikalar,  vakıflar  ve  dernekler  gibi  tüm  kurum  ve  kuruluşların  kapatılması,  terör  örgütlerine  veya  MGK'ca  devletin  milli  güvenliğine  karşı  faaliyette  bulunduğuna  karar  verilen yapı, oluşum veya gruplara  üyeliği,  mensubiyeti  veya  iltisakı  yahut  bunlarla  irtibatı  olduğu  değerlendirilen  yargı  mensupları  dahil  tüm  kamu  çalışanlarının  meslekten  veya  kamu   görevinden  çıkarılmasına karar verildiğini, burada irtibat ve iltisak yönünden genel kanaatin dikkate alınacağını, soruşturma sonucu hükmün yaklaşık 5 yıl sürebileceğini, bunun beklenemeyeceğini, davacının Bank Asya'daki hesap hareketlerinin aktif olduğunu ve 2014 yılında arttığını, Yargıtay kararlarında bu yönden feshin geçerli nedene dayandığına karar verilip feshin haklı nedene dayalı olup olmadığının ileride açılacak alacak davasında tartışılması gerektiğine hükmedildiğini, aynı nedenle işten çıkartılan işçiler yönünden işe iade davasının reddedildiğini  ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.  <br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin işverence feshinin haklı veya geçerli nedene dayanıp dayanmadığı ve davacının işe iade talebinin yerinde olup olmadığına ilişkindir.<br><br>2. İlgili Hukuk<br>4857 sayılı Kanun'un 18, 19, 20 ve 25 inci maddeleri.<br><br>667 sayılı KHK hükümleri.<br><br>3. Değerlendirme<br>1.Davacının iş sözleşmesi 667 sayılı KHK kapsamında yapılan değerlendirme sonucu  \"Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı olan FETÖ/PDY oluşumuna iltisakınızın ve/veya bunlarla irtibatlı olduğunuzun değerlendirilmesi nedeniyle\" feshedilmiştir. Aynı gün davacı ile birlikte 6 işçinin iş sözleşmesinin aynı gerekçelerle feshedildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.<br><br>2.Bu işçilerden M.A.B'nin açtığı işe iade davası reddedilmiş; Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar Yargıtay (kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin 27.09.2017 tarihli ve 2017/38504 Esas, 2017/19504 Karar sayılı ilâmıyla onanmış olup davacının maddi hata talebi de aynı Daire tarafından reddedilmiştir. Aynı şekilde diğer işçiler M.E ve Y.S.'nin açtığı işe iade davalarında verilen ret kararları da onanarak kesinleşmiştir. <br><br>3.Davacı hakkında ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/449 Esas, 2021/191 karar sayılı kararı ile delil yetersizliğinden beraat karar verildiği ve kararın kesinleştiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Ceza Mahkemesi hâkiminin delil yetersizliği nedeniyle verdiği beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz.  Davacının şahsı ile ilgili olarak silahlı terör örgütüne üye olma ve yardım etme suçlaması ile  dava açılması  şüphe feshinin varlığı için yeterli bir sebeptir. Ceza yargılaması neticesinde delil yetersizliği sebebiyle beraate dair karar verilmiş olması, fesih anında işverende oluşan şüpheyi ortadan kaldıran bir etkiye sahip değildir. Ayrıca davacının Bank Asya'da hesabının olduğu ve 17-25 Aralık 2013 ile 2015 yılları arasında ve sonrasında da hesabın aktif olduğu, FETÖ talimatlarından sonra hesapta artış olduğu soruşturma dosyasındaki Savcılık mütâlaasında ifade edilmiş olup dosyadaki kayıtlardan da tespit edilmiştir. <br><br>4. Davacının çalıştığı Kurumun konumu, stratejik yapısı ve davacının görevi ve yukarıda açıklanan hususlar birlikte değerlendirildiğinde; fesih için geçerli nedenin varlığı sabit olup feshin aynı zamanda haklı nedene dayanıp dayanmadığı ileride açılacak ihbar ve kıdem tazminatı davasında belirleneceğinden, geçerli nedenin tespit edildiği bu aşamada davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır. <br><br>5.Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin üçünçü fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.<br><br>VII. KARAR<br>Yukarıda belirtilen sebeplerle;<br>1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih, esas ve karar numaraları belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,<br><br>2.Davanın REDDİNE,<br><br>3.Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan  80,70  TL karar ve ilâm harcından, peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 51,50 TL karar ve ilâm harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br><br>4.Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 108.60 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile bu davalıya ödenmesine,<br><br>5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 5.100,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br><br>6.Taraflarca yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, <br><br>7.Peşin alınan temyiz harcının istek halinde hâlinde ilgiliye iadesine,<br><br>Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, karardan bir örneğin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,<br><br>15.06.2022 gününde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"338c19e04b8c44262e74e2adaca14520","SID":"d5011584aed1aa27"}}