{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi         2013/18182 E.  ,  2013/17333 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t:Asliye Hukuk Mahkemesi<br><br>Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:<br>-K A R A R-<br>Davacılar vekili, davalıların işleteni/sürücüsü ve Trafik (...) Sigortacısı olduğu aracın sebebiyet verdiği trafik kazasında davacının annesinin vefat ettiğini ileri sürerek, şimdilik 1.000,00 TL. maddi tazminat ile 15.000,00 TL. manevi tazminatın faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini  talep etmiştir.<br>Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.<br>\tMahkemece, toplanan delillere göre, davanın 15.000,00 TL. manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulüne, maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>\t1086 Sayılı HUMK'nun 388 ve 389. maddeleri ile 6100 Sayılı HMK'nun karşılık 297/1-2 maddeleri uyarınca, mahkeme kararında; hüküm sonucunun, taraflara yükletilen hak ve sorumlulukların şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde ayrı ayrı ve açıkça gösterilmesi gerekir.<br>\tBu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması  zorunludur.  <br>\tYargıtay'ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için de ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş bir hükmün bulunması gerektiği açıktır.<br>\tSomut olayda, mahkemece 26.6.2012 tarihli kısa kararda manevi tazminatın davalı ... yönünden bir ayrım yapılmadan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilip, gerekçeli kararın hüküm kısmında ise (doğru olarak) manevi tazminatın davalı ...'ten tahsiline karar verilmiştir. <br>\tSonuç olarak, kısa karar ile gerekçeli karar çelişkili olup, hüküm fıkrası taraflara yükletilen hak ve sorumluluklar ile infaza elverişlilik yönünden açık olmayıp, taraflar yönünden şüphe ve tereddüt uyandıracak nitelikte olduğundan, bu yön yukarıda açıklanan yasa maddelerine açık bir aykırılık oluşturduğundan (10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 K sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararında da belirtildiği üzere) hükmün bozulması gerekmiştir.<br>\tBozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.<br>\tSONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA,\tbozma nedenine göre bu aşamada diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'a geri verilmesine 9.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi. <br><br><br><br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"57f1d04e58835dc6117df43f9a87828e","SID":"0a3014e8178b8c55"}}