{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">4. Ceza Dairesi         2021/30827 E.  ,  2021/30219 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">KARAR<br><br>\tSuç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve suç üstlenme suçlarından sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 220/2, 220/3 ve 270. maddeleri gereğince 1 yıl 15 gün hapis ve 1 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmasına, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar anılan Kanun’un 53/1-a-c-d-e maddesindeki haklardan, koşullu salıverilinceye kadar ise kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı Kanun’un 53/1-c maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına dair İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/12/2013 tarihli ve 2009/214 esas, 2013/240 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun  yararına  bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/06/2021 gün ve 2021/70095 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:<br>\tİstem yazısında; “1- Kayden 10/09/1990 doğumlu olup, suçun işlendiği 13/04/2008 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmamış bulunulmasında,<br>\t2-\t5237 sayılı Kanun’un 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında, aynı Kanun’un 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmesinde,<br>\tİsabet görülmemiştir.” denilmektedir. <br>\tHukuksal Değerlendirme: <br>\t5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini açıklayarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak, Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.<br>\tBuna göre hakim veya mahkemece verilen karar veya hükümlerin kanun yararına bozma konusu yapılabilmesi için istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmesi gerekmektedir.<br>\tİnceleme konusu somut olayda;  sanık  TCK'nın 125/1-3-a, 125/4,  62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 11 ay 20 gün hapis ve 7.080,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine, para cezası yönünden ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği anlaşılmaktadır,<br>\tSanık hakkında,  mahkemece, gerekçeli kararın, karar duruşmasında bulunmayan ve Ceza İnfaz Kurumu'nda bulunan sanık ... hakkında 5271 sayılı CMK'nın 35/3. maddesine uygun olarak “Okunup anlatılmak suretiyle” tebliğ edilmesi gerekirken sadece \"verilmek\" suretiyle yapılan tebligatın usulsüz olduğu bu nedenle hükmün henüz kesinleşmediği anlaşılmakla, bu aşamada  kanun yararına bozma yoluyla incelenmesi mümkün görülmemiştir.<br>\tSonuç ve Karar:<br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-\tYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteği doğrultusunda  düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, hükmün henüz kesinleşmemiş olması nedeniyle yerinde görülmediğinden, CMK'nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE,<br>\t2-\tDosyanın, kanun yolu bildiriminin başvuru mercii, süresi ve yöntemi açısından şerhli davetiye ile sanık ...'ya usule uygun bildirilip, tebligat eksikliğinin ikmali ile süresinde başvuruda bulunulması halinde kanun yolu incelemesi için ilgili mercie gönderilmesini, aksi takdirde usulünce kesinleştirme işlemi yapılarak, bu aşamadan sonra kanun yararına bozma isteminde bulunulmasını teminen mahkemesine iadesine, dosyanın Adalet Bakanlığı'na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 28/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"493489704c799447","SID":"b076883ba01b0911"}}