{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">2. Hukuk Dairesi         2021/5003 E.  ,  2021/7089 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t      : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi<br>DAVA TÜRÜ\t      : Karşılıklı Boşanma<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından her iki dava ve velayet yönünden  temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:<br>1-Dosyadaki yazılara,  kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-karşı davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.<br>2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-karşı davacı erkek yararına takdir edilen  manevi tazminat miktarı fazladır. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddesi hükmü  dikkate alınarak daha uygun miktarda manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir. <br>3- Velayet ve kişisel ilişki düzenlenirken; göz önünde tutulması gereken temel ilke, çocuğun \"Üstün yararıdır\" (Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme md.3; Çocuk Haklarının Kullanılmasına ilişkin Avrupa Sözleşmesi m. 1; TMK m. 339/1. 34.3/1, 346/1; Çocuk Koruma Kanunu m. 4/b). Çocuğun üstün yararını belirlerken; onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Ana ve babanın yararları; boşanmadaki kusurları, ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları, çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur. Velayet düzenlemesi kamu düzenine ilişkin olup, re'sen araştırma ilkesi geçerlidir. Bu nedenle yargılama sırasında meydana gelen gelişmelerin bile göz önünde tutulması gerekir. Tarafların davayı kabulü de tek başına hukuki sonuç doğurmaz. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 ve 6. maddeleri idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşünün alınması ve görüşlerine gereken önemin verilmesini öngörmektedir. Çocukların üstün yararı gerektirdiği takdirde, görüşlerinin aksine karar verilmesi mümkündür. Somut olayda; mahkemece 2010 doğumlu Eray ve 2016 doğumlu Tuana'nın velayeti, annenin sinirli, saldırgan , geçimsiz tavırlarının anlaşılması, annenin güven sarsıcı davranışlarının bulunması ve davalı babanın  ...da yaşadığı ortamın çocukların halen anne ile yaşadığı köydeki ortama göre çocuklar için daha elverişli olduğu kanaatiyle babaya bırakılmış    ise de,  sosyal<br> inceleme raporundaki ortak çocuk Eray'ın beyanlarında babasının öfke kontrolü olmadığını, sinirlenince   telefonu    fırlattığını,    kapıları    tekmelediğini   ve   bu durumlarda  çok fazla korktuğunu ifade ettiği ve annesini de babasını da sevdiğini söyleyerek,  anne yanında kalmak istediği yönündeki beyanı yanında,  uzman görüşü, çocukların yaşı, gerekmedikçe kardeşlerin ayrılmamasının esas alınması, annenin velayeti almasına engel bir sebebinin olmaması karşısında ve yargılama sürecinde anne yanında kalan çocukların velayetinin hatalı değerlendirme sonucu babaya verilmesi doğru görülmemiş olup, bozmayı gerektirmiştir.<br>     SONUÇ: Yukarıda 2. ve 3. bentde gösterilen sebeplerle, bölge adliye mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine,  dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 11.10.2021  (Pzt.)<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"592c486292f717120be840701f62cd0e","SID":"5e44501bfec8278a"}}