{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">12. Hukuk Dairesi         2021/1317 E.  ,  2021/2422 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t:İcra Hukuk Mahkemesi<br><br>   Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 19/11/2020 tarihli ve 2020/7229  Esas - 2020/10017  Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :<br>Borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, sair şikayetlerinin yanı sıra borcun ödendiğini belirtip, işlemiş ve işleyecek faize itiraz ettiği, mahkemece bozma öncesi yapılan yargılama sonunda  şikayetin reddine karar verildiği,  mahkeme kararının, borçlu tarafından temyiz edilmesi üzerine,  Dairemizin 07/05/2018 tarih ve 2018/2268 Esas ve 2018/4419 Karar sayılı ilamı ile mahkemece ödeme itirazı, işlemiş ve işleyecek faizin iptali yönündeki talepler hakkında da inceleme ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulduğu, bozmaya uyularak şikayetin kısmen kabulü ile ... (Kapatılan) 2. İcra Müdürlüğünün 2008/8425 Esas sayılı takip dosyasında alacak kalemlerinden faiz alacağının iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddi ile davacının ödeme iddiası İcra Müdürlüğünce yerine getirildiğinden bu hususta  karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.<br>\tİflasın kaldırılması kararının kesinleşmesi ile iflasın açılması ile meydana gelen tüm sonuçlar ortadan kalkar, borçlunun müflis sıfatı ortadan kalkar sanki hiç iflas etmemiş gibi olur. (Prof Dr. Baki Kuru İcra ve İflas Hukuku El Kitabı İkinci Basım 2013 sayfa 1383). <br>\tBorçlunun, ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1992/94 Esas 1993/795 Karar sayılı kararı ile iflasına karar verilmiş olsa da, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2001/55 Esas 2001/275 Karar sayılı kararı ile de şirket hakkındaki iflasın kaldırılmasına karar verildiği, bu durumda iflasın açılması ile meydana gelen tüm sonuçlar ortadan kalkıp hiç iflas etmemiş gibi olacağından mahkemenin alacaklı idarenin alacağını iflas masasına kaydettirmediği  ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2001/55 Esas 2001/275 Karar sayılı kararı ile şirket hakkındaki iflasın kaldırılmasına karar verilmişse de alacağın doğduğu tarih esas alınarak iflas masasına kaydının gerektiği ve iflas masasına yazdırılmayan alacak için İİK’nun 143. maddesi gereğince faiz talep edilemeyeceğine ilişkin gerekçesi doğru bulunmamıştır.<br>\t22.04.2004 tarihinde borçlu hakkında başlatılan menkul telimine veya gayrımenkul tahliye veya teslimine ilişkin takibin dayanağı olan ... 3. Asliye  Hukuk Mahkemesi'nin 19.6.2000 tarih ve 1993/874 E, 2000/459 K.sayılı ilamı ile, \"...kanalet ayağına davalının müdahelesinin menine ve bu kanaletlerin davacı idareye teslimine\" karar verildiği görülmektedir.<br>\tİİK'nun 24/4.maddesinde; \"taşınır mal borçlunun yedinde bulunmazsa ilamda yazılı değerinin alınacağı, vermezse ayrıca icra emrine hacet kalmaksızın haciz yolu ile tahsil olunacağı, taşınır malın değeri ilamda yazılı olmadığı veya ihtilaflı bulunduğu takdirde icra müdürü tarafından haczin yapıldığı tarihteki değere göre takdir olunacağı\" hüküm altına alınmıştır. İlamda faize ilişkin bir hüküm ve dolasıyla faizin başlangıç tarihi yer almadığına göre, borçlunun temerrüde düşürüldüğü tarih faiz başlangıç tarihi olacaktır. İİK.nun 24.maddesi uyarınca taşınırın değeri icra müdürlüğünce belirlendikten sonra, bu değerin ödenmesi amacıyla alacaklının talebi üzerine icra müdürlüğünce borçluya gönderilecek muhtıranın tebliğ tarihi itibariyle faiz istenebilir.<br>\tSomut olayda, takibe konu taşınırların borçlunun elinde bulunmadığı 27.05.2004 tarihli tutanakla tespit edilmesi üzerine,  icra müdürlüğünce  06.07.2004  tarihinde alınan bilirkişi raporu ile değerinin  260.690.959,485 TL olduğu belirlenmiş ise de, bedelinin ödenmesi hususunda borçluya muhtıra çıkartıldığına dair bir belgeye takip dosyası içerisinde  rastlanmamıştır. <br>\tO halde mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda borçluya taşınırların bedelinin ödenmesi hususunda muhtıra çıkarılıp çıkarılmadığı araştırılarak, şayet muhtıra çıkarılmış ise temerrüt (tebliğ) tarihi belirlenip, gerekirse bilirkişiden de rapor alınarak faiz miktarının belirlenmesi sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin kabul edilerek  faiz alacağının tümden iptaline karar verilmesi isabetsiz olup, hükmün açıklanan nedenle bozulması gerekirken Dairemizce onandığı anlaşılmakla alacaklının karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.\t<br>\tSONUÇ :\t Alacaklının karar düzeltme isteminin  kabulü ile Dairemizin 19.11.2020 tarih ve  2020/7229 E. - 2020/10017 K. sayılı onama  ilâmının kaldırılmasına, ... 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 09.07.2020 tarih ve  2018/1007E. - 2020/260 K. sayılı kararının yukarıda açıklanan nedenlerle İİK'nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA,  04.03.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br> <br><br><br><br><br> <br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"22d6f58cc00b030d","SID":"7e58032601c6559b"}}