{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">4. Ceza Dairesi         2016/15442 E.  ,  2020/14145 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ \t:Asliye Ceza Mahkemesi<br>SUÇLAR\t: Silahla tehdit, kişilerin huzur ve sükûnunu bozma<br>HÜKÜMLER\t: Mahkumiyet<br><br>\tYerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, 17.03.2015 tarihli duruşmada sanığa ait sabıka kaydının okunması ve iddianame anlatımı ile suç başlığında zincirleme silahla tehdit eyleminin bulunduğunun anlaşılması karşısında, TCK'nın 58. maddesi yönünden ek savunma verilmemesi sebebiyle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmeyerek, ayrıca  sanık hakkında silahla tehdit suçundan kurulan hükümde sanığın eylemini birden fazla kez işlediğinin kabulüne rağmen TCK'nın 43/1. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümleri yerine TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanması  suretiyle uygulama maddesinin yanlış gösterilmesinin mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğu ve sonuca da etkili olmadığı belirlenerek dosya görüşüldü:<br>\tTemyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.<br>\tVicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre  yapılan incelemede; <br>\tSanığa yükletilen kişilerin huzur ve sükûnunu bozma ve silahla tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,<br>\tEylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,\t<br>          Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,\t<br>\tAnlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.<br>\tAncak;<br>\tTCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması, <br>\tBozmayı gerektirmiş ve sanık ...'nun temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden bu nedenle hükümlerin BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen karardan tebliğnameye aykırı olarak “TCK’nın 53/1-b maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım” çıkarılmak suretiyle sair yönleri usul ve Kanuna uygun olan HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4c8db0c8bf1bf2175818d20e6c3b054b","SID":"1220b0e0c7fc647b"}}