{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">3. Ceza Dairesi         2020/6891 E.  ,  2020/9583 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ \t:Asliye Ceza Mahkemesi<br>SUÇ\t: Kasten yaralama<br>HÜKÜMLER\t: Mahkumiyet<br><br>\tMahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;<br>\tGereği görüşülüp düşünüldü:<br>\tDosyada mevcut temyiz dilekçelerinin incelenmesinde, katılan sanıklar ... ve ...'un sadece \"sanık sıfatı\" ile kendileri hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerini temyiz ettikleri anlaşılmakla yapılan incelemede;<br>\t1)\tSanıkların savunmalarında ve temyiz dilekçelerinde, olayın meydana geldiği Cizre Bölge Trafik Denetleme İstasyonunda bulunan fiş kulübesinde güvenlik kamerası bulunduğu ve bu kayıtların soruşturma aşamasında temin edilerek Cumhuriyet savcılığı tarafından incelendiğinin belirtildiği ve yine sanıklar hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının itiraz üzerine Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kaldırılmasına karar verilirken, bu kamera kayıtlarının araştırılması gerektiği belirtildiği halde, dosya içerisinde buna ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşılmakla, olaya ilişkin söz konusu kamera kayıtlarının halen bulunup bulunmadığı, buna ilişkin daha önce inceleme yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,<br>\tKabule göre de;<br>\t2)\tOlayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışılması, bunun mümkün olmaması halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanıklar lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari seviyede (1/4) oranında uygulanmasını gerektirip gerektirmediğinin tartışılmaması,<br>\t3)\t5237 sayılı TCK'nin 51. maddesi gereğince hapis cezaları ertelenen sanıklar hakkında, aynı maddenin 3. fıkrası gereğince belirlenen denetim süresinin \"1 yıldan\" az olamayacağının gözetilmemesi,<br>\t4) Kısa süreli hapis cezaları ertelenen sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK'nin 53/4. maddesi gereğince, aynı maddenin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmolunamayacağının gözetilmemesi,<br>\tBozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ve sanık ...'un temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 14.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.<br> </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c8385bc9fee71050","SID":"49baa2e951ce4c1c"}}