{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">8. Hukuk Dairesi         2019/6245 E.  ,  2020/1290 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t:İcra Hukuk Mahkemesi<br>DAVA TÜRÜ\t: İstihkak<br><br>Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün  davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.<br><br>\t\t\tKARAR<br><br>Davacı üçüncü kişi vekili, 15.02.2013 ve 18.02.2013 tarihli hacizler esnasında mülkiyeti müvekkili şirkete ait malların haczedildiğini öne sürerek, istihkak iddiasının  kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı alacaklı  vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.<br>Mahkemece, dava konusu hacizlerin borçlu şirket adresinde yapıldığı, mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, karinenin aksinin üçüncü kişi şirket tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı üçüncü kişi vekili  tarafından temyiz edilmiştir.<br>Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı  istihkak iddiasına ilişkindir.<br>1.Dosya içeriğine göre  İstanbul 50. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.11.2013 tarihli ve 2013/202 Esas 2013/287 sayılı kararı ile borçlu şirketin iflasının açıldığı, kararın 17.12.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. <br>İflas davasının sonucunda verilecek iflas kararı kesinleştiğinde, borçlu hakkındaki icra takipleri düşeceği için dava konusu haciz de ortadan kalkacaktır. (İİK'nin 193/2. maddesi) <br>Borçlu şirket hakkında verilen iflas kararı, istihkak iddiası hakkında verilen karardan önce kesinleşmiştir. Bu durumda, Mahkemece, adı geçen borçlu şirket yönünden, İİK'nin 193/2 maddesi uyarınca takibin düştüğü ve hacizlerin kalktığı, dolayısıyla dava konusuz kaldığından, istihkak davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek yargılama giderleri ile maktu karar ve ilam harcı ile nispi vekalet ücretinin davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek  gerekmiştir.<br>2-Bozma neden ve şekline göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.<br>SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının incelenmesine YER OLMADIĞINA, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,<br> İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,12.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9a3e44ee77554d56","SID":"36e93017024d5436"}}