{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">1. Hukuk Dairesi         2019/3556 E.  ,  2019/5465 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t: İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ<br>DAVA TÜRÜ\t:TAPU  İPTALİ  VE  TESCİL<br><br>Taraflar arasında görülen tapu  iptali ve  tescil davası sonunda, yerel mahkemece,  dava dışı 3. kişiler adına kayıtlı olduğu için 1182 ada 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmiş, diğer taşınmazlar bakımından ise muvazaa iddiasının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle davacıların miras payı oranında iptal tescile karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilinin esasa ilişkin istinaf talebinin reddi ile ret kararı verilen 1182 ada 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca istinaf talebinin kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, davalılar vekilinin duruşma isteğinden  vazgeçtiği  anlaşılmakla gereği görüşülüp düşünüldü;<br><br>\t                                                 -KARAR-<br>\t <br>Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.<br>       Davacı, mirasbırakanı Raif Küçük’ün  3065, 478 ada 1 (şuyulandırma sonucu 1176 ada 6, 1182 ada 11) ve 2 (şuyulandırma sonucu 1182 ada 3) parsel sayılı taşınmazlarını davalıların mirasbırakanı ...'e satış suretiyle temlik ettiğini, temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, bu hususun Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/884 Esas sayılı dosyasıyla sabit olduğunu  ileri sürerek, çekişmeli taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile mirasçılar adına tescilini istemiş, ön inceleme duruşmasında davacı vekili pay oranında iptal tescil istediklerini bildirmiştir.<br>       Davalılar, taşınmazın  bedeli karşılığında satın alındığını, muvazaa iddiasının  doğru  olmadığını beliritip davanın reddini savunmuşlardır.  <br>       İlk Derece Mahkemesince,  dava dışı 3. kişiler adına kayıtlı olduğu için 1182 ada 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmiş, diğer taşınmazlar bakımından ise muvazaa iddiasının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle davacıların miras payı oranında iptal tescile karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilinin esasa ilişkin istinaf talebinin reddi ile ret kararı verilen 1182 ada 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca istinaf talebinin kabulüne, davalılar lehine reddedilen kısım üzerinden 6.329,98 TL vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.<br>Dosya içeriği ve  toplanan delillerden; mirasbırakan...'ün  3065 parsel sayılı taşınmazını 23.12.1986 tarihinde oğlu ...'e (davalıların mirasbırakanı), 478 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlardaki 1/4'er payını ise 26.10.1993 tarihinde oğulları ...,...,... satış suretiyle temlik ettiği, ...'in 2 parsel sayılı taşınmazdaki 1/3 payının  tamamını <br>28.12.1993 tarihinde dava dışı kardeşi ...'e devrettiği, 1 parsel sayılı taşınmazda yapılan imar uygulaması neticesinde oluşan 1176 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 550/379541 payı ile 1182 ada 11 parsel sayılı taşınmazın 1/3 payının ... adına tescil edildiği, 2 parsel sayılı taşınmazda yapılan imar uygulaması sonucunda oluşan 1182 ada 3 parsel sayılı taşınmazın dava dışı kişiler adına kayıtlı olduğu, 1927 doğumlu mirasbırakan ...'in 06.06.1997 tarihinde öldüğü geriye mirasçıları olarak 2. eşi olan davacı ... ile çocukları ..., ..., ..., ... ile ..'in kaldığı, ...'in de 22.06.2001 tarihinde öldüğü, geriye mirasçıları olarak davalıların kaldığı  hususları kayden sabittir. <br>Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/884 Esas, 2014/167 Karar sayılı dava dosyasında davacı ... tarafından 05.06.2002 tarihinde, eldeki davaya konu 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazları 26.10.1993 tarihinde mirasbırakandan temlik alanlar aleyhine muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak  tapu iptali ve tescil davası açıldığı, davalı ... yönünden, dava tarihinden önce öldüğü, ölü kişi aleyhine dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, diğer davalılar yönünden ise muvazaa iddiasının sabit olduğu gerekçesiyle iptal tescile karar verildiği, kararın derecattan geçerek 08.03.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.<br>Hemen belirtmek gerekir ki, Büyükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/884 Esas, 2014/167 Karar sayılı 28.04.2014 tarihli ilamıyla 478 ada 1 (şuyulandırma sonucu 1176 ada 6, 1182 ada 11) parsel sayılı taşınmaz yönünden muvazaa olgusunun tespit edildiği ve anılan dosyanın eldeki davada güçlü delil teşkil ettiği gözetilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olduğuna göre davalılar vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine. <br>3065 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazına gelince; 3065 sayılı  parselin temlik tarihi 23.12.1986 olup, dava konusu diğer taşınmazların temlikinden çok önce yapılmış olması nedeniyle mirasbırakanın irade birliğinden bahsedilemez. Davacı tanıklarından Bektaş Bakır beyanında; mirasbırakanın davacıya mal vermemek için taşınmazlarını temlik ettiğini belirtse de temlik tarihinde mirasbırakanın henüz davacı ile evli olmadığı, 10.07.1992 tarihinde evlendikleri kayden sabit olup tanığın bu yöndeki beyanına itibar etmek mümkün değildir, diğer tanığın ise bilgisinin bulunmadığı tartışmasızdır.  <br>HMK'nın 190. maddesi ile TMK'nın 6. maddesi uyarınca, açılmış bir davada ispat yükü kural olarak davacıda olup, dosya kapsamından davacı tarafça 3065 parsel  yönünden muvazaa iddiasının usulünce kanıtlanamadığı açıktır.      <br>Hal böyle olunca, 3065 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.  <br>Kabule göre de, geri çevirme sonucu dosyaya getirtilen güncel tapu kayıtlarından yargılama sırasında  3065 parsel sayılı taşınmazın dava dışı 3064 parsel sayılı taşınmazla tevhit edilmesi sonucu 1857 ada 3 parsel sayılı taşınmazın oluştuğu, kat irtifakı tesisi ile her bir davalı adına 3'er bağımsız bölüm tescil edildiği anlaşılmakla, yeni oluşan kayıtlar üzerinden hüküm kurulması gerekirken kaydı kapatılan eski  parsel üzerinden iptal ve tescile karar verilmesi de isabetli değildir. <br>Davalıların bu yöne değinen temyiz  itirazının kabulü  ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373/1. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerden dolayı 6100 sayılı HMK’nın 371/1-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, alınan peşin  harcın  temyiz  edene  geri verilmesine, 23.10.2019 tarihinde oybirliğiyle karar  verildi.<br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f38d9194874c7119","SID":"9fc4750529093424"}}