{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">13. Hukuk Dairesi         2019/2272 E.  ,  2019/5544 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">......<br><br>Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.<br><br>K A R A R<br><br>Davacı, 1989 yılında ...’dan zorunlu göçe tabi  tutularak ...’ye geldiğini, .....hazırlanan göçmen evleri projesi kapsamında borçlandırılarak konut satın aldığını, bu bağlamda  10.520.000 TL  (eski para) peşinat ödediğini, bu ödemenin konut maliyetinden düşülmesi gerekirken düşülmediğini ileri sürerek, bu ödemenin güncelleştirilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 4.000,00 TL’nin yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiş, ıslah ile talebini 8.593,86 TL.'ye yükseltmiştir. <br>Davalı Toplu Konut İdaresi, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu ve davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.<br>Mahkemece, toplam 8.593,86 TL.'nin davalıdan tahsiline ilişkin verilen kararın davalı tarafından temyizi ile  hükmün  Dairemizce davalı yararına bozulması üzerine mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.<br>Mahkemenin 28.06.2011 tarih ve 2009/533  Esas 2011/603 Karar sayılı kararının davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizin ....12.2011 tarih ve 2011/17261 Esas 2011/19400 Karar sayılı ilamı ile “Mahkemece, alınan bilirkişi raporunda soyut ifadelerle ödenen peşinatın mahsup edilmediğine ilişkin düşünce esas alınarak peşinatın güncelleştirilmiş değerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Yukarda açıklandığı üzere davalılar mahsup işleminin yapıldığını ve peşin ödemenin mahsup edildiğini savunmaktadır. Taraflar arasındaki borçlanma sözleşmesine göre davacının kullandığı ... üzerinden borçlandığı anlaşılmaktadır. Buna karşılık yapılan maliyet hesaplarında  göçmen konutlarının şerefiyelendirmesi de gözetildiğinde maliyetlerin davacı borçlanmasının üzerinde kaldığı görülmektedir. Bu durumda mahkemece taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, borçlandırma işleminin başlangıcında mahsuplaşma yapılıp yapılmadığı, konutun maliyet bedeli, borçlandırma bedelinden yüksek olduğu takdirde davacının maliyet bedelinden borçlanmayı kabul ettiği halde daha düşük miktarda borçlandırılmasının kabul edilebilir açıklaması yaptırılmalı, ödenmesi gereken taksitlerden mahsup işlemi yapılıp yapılmadığı dosya içindeki ve emsal dosyalardaki listeler ve yazışmalar değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi...” gerekçesiyle davalı yararına hükmün bozulması üzerine, mahkemece bozma ilamına  uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Mahkemece, emsal içtihat gereği  davacının aldığı konut için yatırdığı avansın mahsup işlemine tabi tutulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; mahkemece  uyulmasına karar verilen bozma ilamının gerekleri yerine getirilmemiştir.  Davacı ile dava dışı banka arasında imzalanan borçlanma sözleşmesinin 1. maddesinde \"... borçlu, yukarıda belirtilen miktarın kullandırılmış krediye göre saptanmış olduğunu, borçlanmaya esas kesin maliyetin, inşaatın tamamlanması aşamasından sonra yapılacak kesin hesaplardan sonra tespit edileceğini ve  kesin hesap sonucu bulunacak maliyete göre borç miktarının artması halinde, artan miktar için de işbu borçlanma sözleşmesinin aynen takbik edileceğini, bankaca kesin hesap sonucu bulunacak hesaba eklenecek miktara, miktarın ve geri ödeme taksitlerinin belirlenmesi yöntemine, hesap şekline herhangi bir itirazı olmayacağını peşinatın ve taksit tutarlarının artış oranına göre yeniden belirlenecek bu sözleşme hükümlerine göre ödeneceğini, kabul beyan ve taahhüt  eder.\" şeklinde düzenlenmeye yer verildiği  dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacının dava dışı bankadan ... kullanıp, ödeme yaptığı, ancak maliyet hesabı çıkarıldığında arada oluşacak farkı da aynı koşullarda ödemeyi taahhüt ettiği, borçlanma sözleşmelerinin ileride doğacak ilave maliyeti de kapsayacak şekilde düzenlendiği anlaşılmaktadır.  Devlet Bakanlığınca  konutun kesin maliyet hesabının  her bir daire için 86.000.000 TL (eski para)  olarak belirlendiği, kesin maliyet hesabının  resmi verilere göre  hazırlanması ve o tarihte taraflar arasında herhangi bir husumet bulunmaması nedeniyle bu kesin maliyet hesabına itibar edilmesi gerekmektedir. Hal böyle olunca davacının borçlandığı miktarın tespit edilerek, mahkemece, tüm belgeler üzerinde taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, borçlandırma işleminin başlangıcında ve ödenmesi gereken taksitlerden  mahsup işlemi yapılıp yapılmadığı somut olarak saptanarak sonucuna göre  karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucunda  davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. <br>     SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün  davacı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 30/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1e2b111cc73f680871f1fa8e1dfc2839","SID":"caf09f4daf2bde6d"}}