{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">2. Hukuk Dairesi         2018/788 E.  ,  2019/3411 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t      : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi<br>DAVA TÜRÜ\t      : Boşanma<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen davacı kadın tarafından; kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ve nafaka miktarları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: <br>1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.<br>   2-Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince, tarafların eşit kusurlu oldukları kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden tarafların kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında davacı erkeğin fiili ayrılık dönemi ortak çocuk ile maddi manevi ilgilenmediği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda davalı erkeğin davacı kadına göre ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken tarafların eşit kusurlu olduklarının kabul edilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.<br>    3-Yukarıda 2. bentte gösterilen sebeplerle boşanmaya neden olan olaylarda davalı erkek ağır kusurludur. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları gerçekleşen kusurların ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.<br>4-İlk derece mahkemesince boşanma ve fer'ilerine yönelik olarak tesis edilen hüküm davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, reddedilen tazminat ve nafaka talepleri ve iştirak nafakası miktarı yönlerinden istinaf edilmiştir. Bölge adliye mahkemesince nafakalar yönünden yeniden hüküm tesis edilmiş ve ilk derece mahkemesinin kararının düzeltilmesine karar verilmiş ise de bu konuda eda hükmü oluşturacak şekilde yeniden esas hakkında karar verilmemesi doğru görülmemiştir (HMK m. 353-l/b-2).<br>     SONUÇ: Yukarıda 2., 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle temyiz edilen ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi’nin 10.11.2017 tarih 2017/1876 esas ve 2017/1508 karar sayılı kararının BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında bırakılan kısmının ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 26.03.2019 (Salı)<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f9a2f115c9c5df92","SID":"7c3dbff909ee318f"}}