{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">4. Ceza Dairesi         2014/47140 E.  ,  2019/3115 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ \t:Asliye Ceza Mahkemesi<br>SUÇ\t: Tehdit<br>HÜKÜM\t: Mahkumiyet<br>Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: <br>Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. <br>Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, <br>Daha önce hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ve denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen sanıkla ilgili olarak, CMK'nın 231/11. Maddesi gereğince açıklanması daha evvel geri bırakılan hükümde herhangi değişiklik yapma imkanı bulunmadığı, hükmün ilk şekliyle açıklanması gerektiği gözetilmeden, hükmedilen hapis cezasının bu kez   ertelenmesine  karar verilmiş  ise de, aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak;<br>1-Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 05.04.2011 tarihinde kesinleştiği, sanığın  Gaziantep 9. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2011/560 Esas sayılı dosyasında işlediği yaralama suçu nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de, söz konusu ilamda suç tarihinin  29.11.2010 olduğu, sanığın yaralama suçunu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşme tarihinden önce işlediği ve bu nedenle denetim süresinin işlemeye başlamayacağı gözetilmeden, yazılı biçimde hükmün açıklanmasına karar verilmesi,<br>2- Kabule göre ise;<br> Yargıtay'ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için kararın  dayandığı tüm  verilerin bu veriler  konusunda  mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına  ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda  sanığın hangi fiilerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak   Anayasa'nın 141/3. ve 5271 sayılı CMK'nın 34 ve 230. 232, 289/1-g (1412 sayılı CMUK'nın 308/7.)  maddelerine aykırı davranılarak  gerekçesiz hüküm  kurulması,<br>Kanuna aykırı ve sanık ...'nın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen HÜKMÜN  BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 27/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5ebd1dc498d3657b75b8301bd991c4d8","SID":"c983a0642c6030fc"}}