{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">15. Ceza Dairesi         2017/15224 E.  ,  2018/9639 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ \t:Ağır Ceza Mahkemesi<br>SUÇ\t: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik<br>HÜKÜM\t: Sanık hakkında atılı suçlardan beraat <br><br>Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanık hakkındaki  beraate ilişkin hükümler  katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;<br>Sanığın, çek keşide etmeye  yetkili olduğu şirket adına  başkasına keşide ettirdiği çeki, katılana mazot alışverişi karşılığı verdiği ve sonrasında ödemeden men talimatı vererek ödemesini engellediği gibi, imzanın kendisine ait olmadığını belirterek yapılan icra takibini de iptal ettirdiği, böylece haksız menfaat temin ettiği iddia edilen olayda;<br>1)Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan beraate ilişkin hükme  dair  katılan vekilinin  temyiz taleplerinin incelenmesinde; <br>Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03/03/1998 gün ve 6/8 – 69 sayılı kararında açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde, zarar veya borç kandırıcı nitelikte davranışlar sonucu doğmayacağından unsurları itibariyle oluşmayan nitelikli dolandırıcılık  suçundan verilen beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin sebep belirtmediği temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün   ONANMASINA,<br>2)Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik  suçundan beraate  ilişkin hükme  dair  katılan vekilinin  temyiz taleplerinin incelenmesinde; <br>Sanığın; aşamalardaki çelişkili savunmaları ve katılanın, sanık aleyhine başlattığı takibin iptalinden sonra  özellikle  29/03/2012 tarihli oturumda  şirketin iş hacminin çok geniş olması nedeniyle  elemanların olaya konu çeki  kendisinin verdiği yetki ile keşide edip vermiş olabileceklerini, katılana  verilen çeki bu sebeple hatırlamamışta olabileceğini belirtmesi, katılanın ise çeki sanığın telefonda verdiği talimatla şirketten aldığına dair beyanı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın başkasına  tanzim ettirdiği sahte çeki  katılana verdirttiği ve bunu bilerek men talimatı verip, icra takibinde imzaya  itiraz etmek suretiyle  ödenmesini engellediği anlaşılmakla atılı suçtan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine hükmedilmesi,<br>Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin    temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA,  17/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4f4ddc289c66122068d5a79714854968","SID":"161bf9da43457f28"}}