{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">13. Hukuk Dairesi         2018/6207 E.  ,  2018/11101 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t:Asliye Hukuk Mahkemesi<br><br>Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.<br>KARAR<br><br>Davacı,  yapılan ihale sonucu davalı ... ile aralarında Halk Ekmek Fabrikası’nın kiralanmasına ilişkin sözleşme imzalandığını, kira sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini ve kira bedellerini ödediği halde davalı tarafından KDV alacağına yönelik aleyhine icra takibi başlatıldığını, ihale şartnamesinde ve kira sözleşmesinde KDV ödeneceği yönünde bir hüküm bulunmadığını ileri sürerek başlatılan icra takibinin iptali ile davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesine istemiştir.<br>Davalı, davanın reddini dilemiştir.<br>Mahkemece,  KDV alacağına yönelik olan davada Vergi Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.<br>Davacı, davalı ... tarafından yapılan ihale sonucu imzalanan kira sözleşmesi gereğince tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen sözleşme ve ihale şartnamesinde yer almamasına rağmen davalı tarafından KDV alacağına yönelik başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemiyle eldeki davayı açmıştır. Taraflar arasında özel hukuk hükümleri uyarınca düzenlenmiş kira sözleşmesi bulunmaktadır.  Hemen belirtmek gerekir ki, sözleşmenin imzalanması ile birlikte taraflar arasındaki ilişki özel hukuk alanında sonuçlar doğurmaya başlar. Bir başka anlatımla sözleşmenin imzalanması aşamasına kadar olan ihtilaflar idari yargının, sözleşmenin imzalanmasından sonraki ihtilaflar ise adli yargının görev alanına girmektedir. Uyuşmazlık sözleşmenin imzalanmasından sonraki aşamaya ilişkin olduğuna göre davada adli yargı  görevlidir.  O halde mahkemece,  işin  esası  incelenerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme sonucu  yazılı  şekilde hüküm kurulması  usul  ve  yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. <br>SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 22/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c195e66729ee0569","SID":"67b77d89f1988955"}}