{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">2. Hukuk Dairesi         2018/1598 E.  ,  2018/13090 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t      :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi<br>DAVA TÜRÜ\t      : Boşanma<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:<br>Davacı kadın tarafından Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesi uyarınca evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak boşanma davası açılmış, mahkemece davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Hükmün davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 2015/18561 esas, 2016/10862 karar sayılı bozma ilamı ile; \"Boşanma veya evliliğin iptaline ilişkin kararlarda, tarafların Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, baba ve ana adları ile kadının evlenmeden önceki soyadı ve aile kütüğüne kayıtlı olduğu yer bilgileri ile evlilik içinde doğmuş çocuklar ve bunların kimlik bilgilerine yer verilmesi zorunludur (5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.27, HMK m.297/1-6). Mahkemece; hükümde tarafların adı, soyadı ve nüfusa kayıtlı oldukları yer dışında diğer hususlar yazılmamıştır. İnfazda duraksamaya yol açacak şekilde, Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 27. maddesi hükmüne aykırı hüküm kurulması doğru görülmemiştir.\" gerekçesi ile bozulmuş, bozma sebebine göre diğer yönleri incelenmemiştir. Dairemizin bozma kararı sonucu mahkemece verilen ilk hüküm tüm yönleri bakımından tamamen ortadan kalkmış, boşanma hükmü dahil karar hiçbir yönüyle kesinleşmemiştir. Mahkemece bozmaya uyulduğu, ancak verilen son hükümle bozma gereklerinin yerine getirilmediği görülmektedir. Bu bağlamda mahkemece, temyiz incelemesinde, bozma sebebine göre inceleme kapsamı dışında kalması zaruri hale gelen; davacı kadının boşanma davası (TMK m.166/1) bakımından boşanma hükmünün kesinleştiğinden bahisle bozmadan sonra verilen 15.11.2016 tarihli ikinci kararda bu yönlere ilişkin yeniden hüküm kurulmaksızın usul ve kanuna aykırı olarak boşanma talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, karar verilerek davacı kadın ve çocuklar lehine nafakaya hükmedilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.<br>     SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadğına, temyiz peşin harcının  istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.  19.11.2018(Pzt.)</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"57ac0609e408da6a","SID":"08565625cfe229ee"}}