{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">8. Hukuk Dairesi         2017/14613 E.  ,  2018/15358 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t: ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi<br>DAVA TÜRÜ\t: İtirazın Kaldırılması ve Tahliye<br>İLK DERECE<br>MAHKEMESİ\t: ... İcra Hukuk Mahkemesi<br><br>Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... 15. İcra Hukuk Mahkemesi hükmüne karşı, davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nce istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş, bu kez davacılar vekilinin ve davalılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. <br>KARAR<br>Davacı alacaklılar vekili, 18.05.2016 tarihinde başlattıkları icra takibi ile 15.02.2014 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesine dayanarak aylık 7.500 TL üzerinden Mart 2016 – Ocak 2017 tarihleri arasında ödenmemiş 11 aylık kira bedeli 82.500,00 TL ve 990,00 TL işlemiş faizin tahsili ile tahliye talebinde bulunmuşlardır. Ödeme emrinin borçlulara tebliği üzerine, borçlular vekili süresi içinde alacaklı görünen taraflara vekil edenlerinin herhangi bir borçlarının olmadığından bahisle  itiraz etmiştir. İtiraz üzerine alacaklılar vekili icra mahkemesine başvurarak, vekil edenlerinin kiralanan taşınmazı 16.03.2016 tarihinde satın aldıklarını, satın almayı 21.03.2016 tarihli ihtarname ile bildirdiklerini, ihtarnamenin 24.03.2016 tarihinde muhataplarına tebliğ edildiğini, ihtara rağmen davalıların kira ödemesi yapmadıklarını, bunun üzerine icra takibi başlattıklarını, takip ile ödenmeyen 2016 yılı Nisan ve Mayıs ayları kiraları ile sözleşmedeki muacceliyet şartı gereği muaccel hale gelen 9 aylık kira bedelinin tahsilini istediklerini ancak kiracının tacir olmaması sebebi ile ileriye dönük talepler bakımından davalıların itirazında haklı olduklarını belirterek itirazın 15.000,00 TL üzerinden kaldırılması ile tahliye talebinde bulunmuşlardır. Davalılar vekili, asıl kiracının Özel ... Reh. Ltd. Şti. olduğunu, talep edilen kira bedelinin 7.500 TL olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, davalı ...'in dava konusu taşınmazdan tahliyesine karar verilmiş, davalılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nce davalı kiracı yönünden istinaf talebinin esastan reddine,  davalı kefil şirket yönünden istinaf talebinin kabulü ile TBK'nin 583. maddesinde belirtilen şekil şartlarına uyulmadığı gerekçesi ile davalı kefil şirket hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. <br>1- ) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacılar vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. <br>2- ) Davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; takibe dayanak yapılan ve hükme esas alınan 15.02.2014 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesi gereğince aylık kira bedeli net 6500 TL'dir. Sözleşmenin Hususi Şartlar başlıklı 6. maddesinde kira bedelinin “TEFE-TÜFE %... oranında” arttırılacağı kararlaştırılmış olup, bu artış şartı belirli ve muayyen olmadığından geçerli değildir. İİK'nin 63. maddesi “itiraz eden borçlu itirazın kaldırılması duruşmasında, alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında, itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez.” hükmünü içerir. Bu durumda Mahkemece dayanak sözleşmede belirtilen artış şartının geçersiz olduğu ve davalının senet metninden anlaşılan itiraz sebeplerini İİK'nin 63. maddesi hükmü gereği davada ileri sürebileceği gözetilerek, aylık 6.500 TL üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerekeceği düşünülmeksizin, kiracı yönünden istinaf talebinin tümüyle esastan reddedilmesi doğru olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bent de açıklanan nedenler ile davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bent de açıklanan nedenler ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nin 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nin 373/1. maddesi uyarınca, ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin 10.04.2017 tarih ve 2017/490 Esas - 2017/447 Karar sayılı kararının  BOZULMASINA, 31,40 TL peşin harcın 35,90 TL onama harcına mahsubu ile kalan 4,50 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 10.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cf5d15c2a1f55b72","SID":"521dd2527207c82f"}}