{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">2. Hukuk Dairesi         2018/3654 E.  ,  2018/7869 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t      :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi<br>DAVA TÜRÜ\t      : Karşılıklı Boşanma<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından; asıl davanın kabulü ve karşı davanın reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:<br>1-Toplanan delillerden tarafların ... İli .... İlçesi'nde birlikte otururken davalı-karşı davacı kadının ortak haneden ayrılarak İzmir İli'ne gittiği, davacı-karşı davalı erkeğin de ortak heneden ayrılarak İstanbul İli'nde ev kiraladığı ve davalı-karşı davacı kadını bu eve davet ettiği anlaşılmaktadır. Davalı-karşı davacı, tarafların birlikte (TMK m.186) veya Türk Medeni Kanununun 188. maddesindeki şartların oluşması sebebiyle eşlerden biri tarafından seçilen ya da hakim tarafından belirlenen (TMK m.195) bağımsız bir eve davet edilmemiştir. O halde,  davalı-karşı davacı kadın ihtara uymamakta haklıdır. Davacı-karşı davalı tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.<br>2-Mahkemece, davacı-karşı davalı erkeğin boşanma davasının kabulüne, davalı-karşı davacı kadının ise boşanma davasının reddine karar verilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı-karşı davalı erkeğin evlilik birliğin gerektirdiği görevlerini ihmal ettiği anlaşılmaktadır. Boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eve dön ihtarı çekerek, kadından kaynaklanan varsa kusurlu davranışları affeden davacı-karşı davalı erkek tamamen kusurludur. O halde, taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davalı-karşı davacı kadın dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, davalı-karşı davacı kadının davasının kabulü ile boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile kadının davasının reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.<br>     SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA,  temyiz peşin harcının  istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 21.06.2018(Prş.)<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1373ce068b78f68d","SID":"96ac7f3a94091b29"}}