{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">8. Hukuk Dairesi         2018/2356 E.  ,  2018/13758 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t:İcra Hukuk Mahkemesi<br>DAVA TÜRÜ\t: Kiralananın Tahliyesi<br>              <br>    Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.<br>                                                            KARAR<br>                               Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş karar davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br>                                   Mahkemece yüze karşı verilen kısa kararda, davanın kabulü ile davalının itirazının kaldırılması ile taşınmazdan tahliyesine karar verilmesine karşın, gerekçeli kararda; davanın kabulü ile davalının tahliyesine  karar verilmekle  kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. <br>                          T.C. Anayasası yargılamanın aleniyeti ilkesini benimsemiştir. Bunun anlamı; yargılama açık olarak yapılacak ve yargılamanın sonunda verilen karar da açıkça belirtilecektir. HMK'nun 298/2. maddesi gereğince, sonradan yazılacak gerekçeli kararın da bu kısa karara uygun olması gerekir. Aksi halde, yargılamanın aleniyeti ilkesi zedelenmiş ve mahkeme kararına da güven sarsılmış olacaktır. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 10.04.1992 tarih, 7/4 sayılı kararında, kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki bulunmasının bozma nedeni olacağı içtihat edilmiş bulunmasına göre, mahkemece yapılacak iş; bozmadan sonra kısa karar ile bağlı olmaksızın çelişkiyi gidermek kaydıyla vicdani kanaatine göre yeni bir karar vermekten ibarettir. <br>            SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davalı borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile  hükmün İİK'nun 366. ve  6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre  sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca  İİK'nun 366/3. maddesi gereğince  Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,  06/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"662b880c8ee3a0453e2da4e9804d645e","SID":"2359a04e6e972ca3"}}