{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">4. Ceza Dairesi         2014/41609 E.  ,  2017/15828 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ \t:Sulh Ceza Mahkemesi<br>SUÇ\t: Tehdit<br>HÜKÜM\t: Beraat<br><br>Bozma kararı üzerine; Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:<br>Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.<br>Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 106/1-1. cümle kapsamındaki tehdit suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e, maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, Yargıtay bozma ilamı öncesinde sanık hakkında kurulan mahkumiyet kararının tarihi olan 22.06.2007 gününden inceleme tarihine kadar gerçekleştiğinin anlaşılması,<br>Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 25/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. <br>   <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"01e4a49f909d17183bf7432c26386aa5","SID":"cbf4eeae260ec179"}}