{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">13. Hukuk Dairesi         2014/9143 E.  ,  2014/9364 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t:Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)<br><br>Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.<br><br>K A R A R<br><br>Davacı; davalı bankadan konut kredisi kullandığını, faizlerin düşmesi üzerine kredinin yeniden yapılandırıldığını, davalı banka tarafından yapılandırma masrafı adı altında kendisinden 3.234,01TL. tahsil edildiğini ileri sürerek 3.234,01 TL.'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.<br>Davalı; davanın reddini dilemiştir. <br> Mahkemece davanın kabulü ile 3.234,01 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm her iki tarafça temyiz edilmiştir.<br>1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir. <br>2-Davacının temyiz itirazına gelince; davacı eldeki dava ile, kendisinden haksız yere tahsil edilen toplam 3.234,01 TL’nin dava tarihinden  itibaren ticari faizi ile birlikte ödenmesini istemiş olup, mahkemece faize hükmedilmediği anlaşılmakta ise de; yeni TTK 19. maddesi (eski TTK 21.madde) hükmü uyarınca tacir olan bankanın borçlarının ticari olması asıl olup, taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmelerin, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğer taraf içinde ticari iş sayıldığı anlaşılmakla, davacının  ticari faiz talep edebileceğinin kabulü gerekir. Bu nedenle 2014/9143-9364<br>mahkemece hükmolunan alacağa, davacının, davalıyı, dava tarihinde temerrüde düşürmüş olduğu hususu da dikkate alınarak dava tarihinden itibaren  ticari avans faizi yürütülmesi gerekirken,  faize  hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/6. maddesi gereğidir.<br>SONUÇ : Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın, hüküm fıkrasının 1.  bendinde yer alan \"…3.234,01 TL.'nin….\" ibaresinden sonra gelmek üzere \"dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte” sözcüklerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile  ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 165.75 TL. kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan 25.20 TL harcın davacıya iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 31.3.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br><br><br>  <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1ea4f1559045acd718cd8e4b29da9043","SID":"c8f77ca71a760aff"}}