{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">21. Hukuk Dairesi         2015/1413 E.  ,  2015/13003 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t:İş Mahkemesi<br><br>Davacı,  davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.<br>Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin  kısmen  kabulüne karar vermiştir.<br>Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan  ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.<br><br>\t                         K A R A R<br><br>\t1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,<br>\t2-Dava, davacının 01/02/2004-04/04/2010 tarihleri arası eksik bildirilen sürelerin tespiti istemine ilişkindir.<br>            Mahkemece, yazılı olduğu şekilde  istemin kısmen kabulüne  karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik araştırma ve inceleme sonucu varılmıştır.<br>\tDavanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/8. maddeleri gereği bu tip hizmet tespiti  davaları için özel  bir  ispat yöntemi öngörmemiş  ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş  içtihadı gereğidir.  Bu tür davalarda  öncelikle  davacının  çalışmasına ilişkin belgelerin  işveren tarafından verilip  verilmediği yöntemince araştırılmalıdır.Yönetmelikle tespit edilen belgeleri   işveren tarafından  verilmeyen  veya  çalıştıkları  Kurumca  tespit  edilmeyen  sigortalılar,  çalışmalarını hizmetlerinin   geçtiği yılın sonundan başlayarak  5 yıl  içerisinde mahkemeye  başvurarak  alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse  bu çalışmaların  Kurumca  dikkate alınacağı  belirtilmiştir. Bu koşul oluşmuşsa  işyerinin gerçekten var olup olmadığı,  kanun kapsamında  veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı  eksiksiz bir şekilde belirlenmeli, daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir  duyarlılıkla araştırılmalıdır.  Çalışma olgusu her türlü delille ispat  edilebilirse de, çalışmanın konusu, niteliği, başlangıç ve bitiş  tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi <br>-kayıtlarına geçmiş çalışanlardan  seçilmesine özen gösterilmelidir.  Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu  hiçbir kuşku ve duraksamaya  yer vermeyecek şekilde  belirlenmelidir. Yargıtay  Hukuk Genel  Kurulunun  16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da  bu doğrultudadır.<br>\tDosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı adına 30/07/2004-09/08/2004 ve 01/04/2007-17/05/2010 tarihleri arası davalı tarafından bildirim yapıldığı, 2007-2010 arası dönem bordrolarının getirtildiği, davalı tarafından gösterilen tanıklar beyanlarında, davacının 2004 yılında kısa bir süre çalışıp ayrıldığını, 2007 yılında tekrar çalışmaya başladığını, davacı tarafından gösterilen tanıklar ise fiili çalışmayı doğruladıkları anlaşılmaktadır.<br>\tSomut olayda, uyuşmazlık konusu dönemi kapsayacak biçimde dönem bordrolarının getirtilmediği, bordro tanıklarının resen tespit edilip dinlenmediği, tanık beyanları arasında oluşan çelişkilerin giderilmediği böylece davacının çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmeden sonuca gidildiği görülmektedir.<br>\tYapılacak iş; öncelikle hüküm altına alınan dönemi kapsayacak şekilde Kurumdan dönem bordrolarını getirtmek, bordro tanıklarını resen tespit edip dinlemek, gerekirse  Kurum, vergi idaresi, belediye ve ...müdürlüğü gibi kamu kurumları aracılığıyla tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarının beyanlarına başvurmak, tanık beyanları arasındaki çelişkileri gidermek ve  davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.    <br>       Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.<br>\tÖte yandan vekille temsil edilen Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemeside hatalı olmuştur.<br>\tO halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.<br>SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde  davalılardan Abacı Dış. Tic. Ltd. Şti'ne  iadesine <br>08/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br><br><br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"30dcafe2173043cd7e040625da8d945c","SID":"7bf4cb94d320c6f6"}}