{"data":"<html>\r\n<head>\r\n<title>3. Hukuk Dairesi  2010/4314  E., 2010/5297  K.</title>\r\n</head>\r\n<body>\r\n<meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\">\r\n<body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\">\r\n<font SIZE=\"2\"><b>\r\n<p><font face=\"Verdana\">\r\n3. Hukuk Dairesi  2010/4314  E., 2010/5297  K.</font></p>\r\n</b>\r\n  <b>\r\n  <li><font face=\"Verdana\">MANEVİ TAZMİNAT</font></li>\r\n  <li><font face=\"Verdana\">ÖLÜNÜN HATIRASINA SALDIRI</font></li>\r\n </b>\r\n<p></p>\r\n <li type=\"circle\"><font face=\"Verdana\"><font color=\"#104d96\">4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU  [ Madde 24  ]</font></li>\r\n <li type=\"circle\"><font face=\"Verdana\"><font color=\"#104d96\">818 S. BORÇLAR KANUNU  [ Madde 29  ]</font></li>\r\n<b>\r\n<p><font face=\"Verdana\">&quot;İçtihat Metni&quot;</font></p>\r\n</b>\r\n<p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\r\nDava dilekçesinde 7000 lira manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.\r\n<br>\r\n<br>\r\n\r\n\r\nTemyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü.\r\n<br>\r\n<br>\r\n\r\n\r\nDava, manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, ölen babası hakkında yapılan gazete haberindeki iddiaların gerçek dışı olduğunu ileri sürerek manevi tazminat istemiştir. Mahkemece, yayının murise yönelik olduğu, davacının dava açamayacağı belirtilerek aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın red-dine karar verilmiştir.\r\n<br>\r\n<br>\r\n\r\n\r\nBK'nın 49. ve TMK'nın 24. maddesi uyarınca kişilik hakkı saldırıya uğrayan kişinin dava açma hakkı bulunmaktadır. Ölünün hatırasına saldırı durumunda, onun yakınları yönünden ayrı bir kişilik hakkına saldırı durumu söz konusu olmaktadır. Diğer bir anlatımla ölü hakkındaki nitelendirmeler aynı zamanda yakınlarının kişisel varlığına da yönelmiş bir saldırı niteliğindedir. Somut olayda, ölünün çocuğu dava açarak kendi kişilik hakkına saldırı bulunduğunu ileri sürdüğüne göre dava açmakta hukuki yararı bulunmaktadır. Davacının mirası reddetmiş olması, ölünün kişilik hakkına değil kendi kişilik hakkına saldırı İddiasıyla dava açılması karşısında husumetten reddi gerektirmez. Şu durum karşısında işin esasının İncelenerek ölü hakkındaki yayının davacının kişilik hakkına saldırı oluşturup oluşturmadığının incelenip değerlendirilmesi ve varılacak uygun sonuç çevresinde bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece husumet yönünden davanın reddedilmesi bozma nedenidir.\r\n<br>\r\n<br>\r\n\r\n\r\nBu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü İle hükmün HUMK'nın 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA) ve peşin alınan temyiz harcının İstek halinde temyiz edene iadesine, 29.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br>\r\n<br>\r\n</font></p>\r\n</html>\r\n</body>\r\n<meta name=\"UYAP\" content=\"Uyap Mevzuat Bilgi Bankası Programı\">","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"71e9c0c0ec8e4c30","SID":"5fb0745212c2238f"}}