{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">21. Hukuk Dairesi         2015/18820 E.  ,  2016/4907 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br><br>Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda davalılardan . hakkındaki davanın reddine, ilamda yazılı nedenlerle 119.674.68 maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteslsilen  alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davalılar vekillerince istenilmesi ve davalı  ..  vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış  ve duruşma için 22/02/2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü davalılardan vekili Avukat   Vek. Av...  Vek. Av.  geldiler. Karşı taraf  adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi  tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup  düşünüldü ve aşağıda karar tespit edildi. <br>KARAR <br><br> Dava 01.09.2013 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.<br>             Mahkemece; davalılardan  Genel Müdürlüğü’ne yönelik davanın reddine, davacı anne ve babanın maddi tazminat istemlerinin kabulüne, manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulü ile davalı ’den tahsiline karar verilmiş ve bu karar süresinde aleyhine hüküm kurulan davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.<br>               Dava nitelikçe  tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkindir. Bu tür davalarda öncelikle zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası niteliğinde olup olmadığının belirlenmesi, sonrasında ise haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından hak sahiplerine bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilir bölümünün tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay'ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir.  <br>             5510 sayılı Yasa’nın 13. maddesinde İş kazasının 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5. madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile bildirilmesinin zorunlu olduğu, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde bu sürenin iş kazasının öğrenildiği tarihten başlayacağı, Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık İş Müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabileceği, 5510 sayılı Yasa’nın 20. maddesinde ise iş kazasına bağlı nedenlerden dolayı ölen sigortalının hak sahiplerine gelir bağlanacağı bildirilmiştir.        <br>            Somut olayda dava konusu olayla ilgili olarak  tarafından soruşturma açıldığı dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden belli olmakla birlikte, olayın iş kazası olarak kabul edilip edilmediği belli bulunmadığı gibi, davacılar vekilinin 26.06.2014 günlü duruşmadaki beyanlarına ve Kurumun cevabına göre hak sahiplerinin ölüm geliri bağlanması için Kuruma müracaatlarının bulunmadığı anlaşılmaktadır.<br>\tYapılacak iş; dava konusu olayın  tarafından iş kazası olarak kabul edilmesi ve hak sahiplerinin gelir bağlanması için Kuruma müracaatları sağlanarak, hak sahiplerinden her biri için bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri Kurumdan getirtilmek, Kurumca bildirilen gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilir bölümü, hak sahiplerinden her biri için belirlenen tazminatlardan indirilmek, usuli kazanılmış haklar gözetilerek sonucuna göre, hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat talepleri hakkında bir karar verilmekten ibarettir.<br>            Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.<br>\tO halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.<br>\tSONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre temyiz eden davalıların sair temyiz itirazlarının ilerde incelenmesine, davalılar yararlarına takdir edilen 1.350.00 TL duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılardan     iadesine   22.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi. <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0da31f8add3308f858290d41a60e3add","SID":"df90c3b123ce3b0c"}}