{"data":"<html>\r\n<head>\r\n<title>Hukuk Genel Kurulu  2007/12-206  E., 2007/202  K.</title>\r\n</head>\r\n<body>\r\n<meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\">\r\n<body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\">\r\n<font SIZE=\"2\"><b>\r\n<p><font face=\"Verdana\">\r\nHukuk Genel Kurulu  2007/12-206  E., 2007/202  K.</font></p>\r\n</b>\r\n  <b>\r\n  <li><font face=\"Verdana\">BONODA CİRO EDİLEMEZ KAYDI</font></li>\r\n  <li><font face=\"Verdana\">BONONUN ASLİ UNSURLARI</font></li>\r\n  <li><font face=\"Verdana\">CİRANTA</font></li>\r\n  <li><font face=\"Verdana\">ŞİKAYET DAVASI</font></li>\r\n </b>\r\n<p></p>\r\n <li type=\"circle\"><font face=\"Verdana\"><font color=\"#104d96\">6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU  [ Madde 591  ]</font></li>\r\n <li type=\"circle\"><font face=\"Verdana\"><font color=\"#104d96\">6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU  [ Madde 597  ]</font></li>\r\n <li type=\"circle\"><font face=\"Verdana\"><font color=\"#104d96\">6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU  [ Madde 690  ]</font></li>\r\n <li type=\"circle\"><font face=\"Verdana\"><font color=\"#104d96\">6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU  [ Madde 730  ]</font></li>\r\n<b>\r\n<p><font face=\"Verdana\">&quot;İçtihat Metni&quot;</font></p>\r\n</b>\r\n<p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\r\nTaraflar arasındaki \"şikayet\" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Üsküdar 1.İcra Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 20.02.2006 gün ve 2006/74 E- 89 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 09.05.2006 gün ve 2006/7431-10310 sayılı ilamı ile; (...T.T.K.'nun 690.madde göndermesi ile T.T.K.'nun 597/2.maddesi hükmü gereğince bir bonoda \"emre yazılı değildir\" veya bu manayı ifade eder şekilde \"ciro  edilemez\" gibi ibarelerin yazılması halinde o bononun kambiyo senedi niteliğini etkilemez. Böyle bir bonoya dayalı olarak lehtarın keşideci borçlu aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapması mümkündür. Nitekim; somut olayda takibe konu bono ön yüzünde \"ciro edilemez\" şerhinin olduğu görülmektedir. Söz konusu bu açıklama senedin ciro edilemeyeceği anlamında olup, başkaca bir kayıt içermediğinden ve dosya içinde konulu olan 17.02.2003 tarihli sözleşmede, takip dayanağı bonoya atıf yapılmadığı için, bu belge de alacaklının takip hakkını engelleyecek nitelikte  bulunmadığından, yukarıda belirtilen ilkeler ışığında şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken takibin iptali yönünde hüküm tesis edilmesi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.\r\n<br>\r\n<br>\r\n\r\n\r\nTEMYİZ  EDEN  : Davalı vekili \r\n<br>\r\n<br>\r\n\r\n\r\nHukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:\r\n<br>\r\n<br>\r\n\r\n\r\nDavacı-borçlu davalı şirketten 16.02.1998 tarihli sözleşme ile daire satın aldığını, süresinde inşaatın bitirilerek teslim edilmemesi nedeniyle, 09.01.1999 ve 02.02.2000 tarihlerinde imzalanan ek protokollerle teslim süresinin uzatıldığını, en son 17.02.2003 tarihinde düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile daire bedelinin 18.212.000.000 TL. teslim tarihinin ise 17.05.2004 tarihi olarak belirlendiğini, sözleşme gereğince ödemelerin takside bağlandığını, daire teslim edildiğinde bakiye 12.000.000.000 TL.'nin ödeneceğinin kararlaştırıldığını, sözleşme gereğince davalı şirkete 12.000.000.000 TL. bedelli bir bono verdiğini, buna rağmen dairenin teslim edilmediğini, dairenin müvekkiline tesliminin de hukuken imkansız olduğunun anlaşıldığını, bununla birlikte, davalının haksız olarak kendi edimini yerine getirmeden bu bonoya dayalı olarak aleyhine kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla icra takibine giriştiğini, senedin üzerine \"ciro edilemez\" şerhi yazılması nedeniyle bononun kambiyo senedi olma niteliğini yitirdiğini, bu nedenle kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi yapılamayacağını, ileri sürerek, şikayet yoluyla takibin iptaline ayrıca; davalının kendi edimini yerine getirmeden icra takibi yaptığından bedelsizlik nedeniyle itiraz yoluyla takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, \"ciro edilemez\" kaydının sadece senedin ciro edilmesini yasakladığını, senedin kambiyo senedi olma niteliğini etkilemediğini, kendisinin de senedi ciro etmeden icraya koyduğunu ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini cevaben bildirmiştir. \r\n<br>\r\n<br>\r\n\r\nMahkemece; \"ciro edilemez\" kaydı nedeni ile bononun teminat, müteselsil mesuliyet fonksiyonlarının ve tedavül edebilme kabiliyetinin ortadan kalkması nedeniyle senedin kambiyo senedi olma niteliğini yitirdiği, adi senede dönüştüğü, bu nedenle kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi yapılamayacağı gerekçeleri ile takibin iptaline, takibin iptali sebebiyle borca itiraz hakkında inceleme yapılmasına ve  karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.\r\n<br>\r\n<br>\r\n\r\n\r\nÖzel Dairece, \"ciro edilemez\" şerhinin senedin kambiyo senedi olması niteliğine bir etkisi olmayacağı düşüncesi ile yukarıda açıklanan bozma sevkedilmiş, yerel mahkemece ilk kararda direnilmiştir. \r\n<br>\r\n<br>\r\n\r\n\r\nBilindiği üzere, kambiyo senetlerinin temlik cirosu ile devrinde, cironun garanti (teminat) fonksiyonu vardır (TTK.m.597, 690, 730/4). Bu husus Türk Ticaret Kanunun 597.maddesinde; \"Aksine şart bulunmadıkça, ciranta, poliçenin kabul edilmemesinden ve ödenmemesinden mesuldur.\" şeklinde ifade edilmiştir. Garanti fonksiyonu, normal olarak, hukuken geçerli bir devirle başlar ve muhatapça ödeme yapılıncaya kadar devam  eder. Zamanaşımı veya hakkı koruyucu işlemlerin yapılmaması sebebiyle son bulur. Müracaat hakkının kullanılması söz konusuysa, müracaat borçlusu yönünden, bu şahsın yapacağı ödemeyle sona erer. \r\n<br>\r\n<br>\r\n\r\n\r\nBununla birlikte ciranta, garanti borcunu iki şekilde ortadan kaldırabilir.\r\n<br>\r\n<br>\r\n\r\n\r\nÖncelikle; poliçesinin (bononun) kabul edilmemesinden veya ödenmemesinden sorumlu olmayacağını poliçe (bono) üzerine yazarak, cirantanın senetten doğan sorumluluğunu bertaraf etmesi mümkündür. (TTK.m.597/1) Buna sorumsuzluk kaydı, ademi mesuliyet kaydı denir. Bunun için belirli bir ifadenin kullanılması mecburiyeti yoktur. Ciranta, \"bilâ mesuliyet\", \"bilâ teminat\", \"ödenmemeden sorumlu değilim\", \"kabulden sorumlu değilim\" vb. gibi kayıtlar koyarak sorumluluğunu ortadan kaldırabilir.\r\n<br>\r\n<br>\r\n\r\n\r\nİkinci olarak ise; Ciranta, \"yeni bir ciroyu yasaklayabilir.\" (TTK.m.597/II) Bir cirantanın, poliçenin (bononun) tekrar ciro edilmesini yasaklayarak, bu yasağa rağmen poliçeyi ciro yoluyla devralan şahıslara karşı garanti vecibesinin doğurduğu sonuçlardan kendisini kurtarması mümkündür.\r\n<br>\r\n<br>\r\n\r\n\r\nSenet üzerinde \"Ciro edilemez kaydını\" nasıl ciranta koyabilirse, aynı şekilde keşideci de koyabilir. \r\n<br>\r\n<br>\r\n\r\n\r\nBono, poliçe ve çek kanun gereği emre düzenlenen senetlerdir. Bu senetler üzerine ciranta tarafından konulan ciro edilemeyeceği kaydı senedi nama yazılı bir kambiyo senedi haline getirmez. Bunun aksine keşideci tarafından konulan ciro edilemeyeceği kaydı senedi nama yazılı hale getirir.\r\n<br>\r\n<br>\r\n\r\n\r\nBu şekilde, keşideci tarafından konan kayıtla nama yazılı hale gelen senedin ciro edilme imkânı kalmaz. Ancak alacağın temliki yolu ile devredilebilir. Bu yasağa rağmen yapılan ciro da alacağın temliki hükümlerine tâbi olur. (TTK.m.591) Bu durumda senedi temellük edene karşı keşideci her türlü defilerini ileri sürebilir (Prof.Dr.Fırat Öztan Kıymetli Evrak Hukuku 12.Bası, Eylül 2006 s.118 vd.).\r\n<br>\r\n<br>\r\n\r\n\r\nSomut olayda takip konusu bono üzerine keşideci tarafından \"ciro edilemez\" şerhi konulmuş, lehtar tarafından senet ciro edilmemiş ve bizzat icra takibine konu edilmiştir. Hal böyle olunca, bono üzerine konulan \"ciro edilemez\" şerhinin senedin kambiyo senedi olma niteliğini engellemeyeceğinden Daire Bozması doğrudur. \r\n<br>\r\n<br>\r\n\r\n\r\nBu nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Direnme kararı bozulmalıdır.\r\n<br>\r\n<br>\r\n\r\n\r\nÖte yandan, davacı dava dilekçesinde yukarıda açıklanan şikayet nedenleri ile birlikte itiraz nedenlerini de ileri sürmesine, şikayet nedenlerinin geçerli bulunmamasına göre, daha önce incelenmeyen itiraz nedenlerinin incelenip, o yönden de olumlu-olumsuz bir karar verilmesi gerekir.\r\n<br>\r\n<br>\r\n\r\n\r\nS O N U Ç : Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda ve  Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 11.04.2007 gününde, oybirliği ile karar verildi.<br>\r\n<br>\r\n</font></p>\r\n</html>\r\n</body>\r\n<meta name=\"UYAP\" content=\"Uyap Mevzuat Bilgi Bankası Programı\">","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"59bcc1664af5e6fb793221c3685d5d35","SID":"e1e895a37010147b"}}