{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">8. Hukuk Dairesi         2015/7532 E.  ,  2015/12939 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t:  Asliye Hukuk Mahkemesi<br>DAVA TÜRÜ\t: Tapu iptali ve tescil<br><br>.... ve müşterekleri ile..... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ....... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 11.09.2012 gün ve 29/200 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:<br><br><br>                                                    K A R A R<br><br>Davacılar vekili, asıl ve birleşen dava dilekçeleri ile 03.12.2013 tarihli dilekçesi kapsamına göre TMK'nun 713/2  maddesine  dayalı olarak,  dava konusu 389 parsel sayılı  taşınmazın davalılar adına kayıtlı tapusunun iptali ile, vekil edenleri ile davalılardan... ...,.... ve .....  adlarına tesciline  karar  verilmesini istemiştir.<br>Bir kısım davalılar vekili, tapulu taşınmazların TMK'nun 713. maddesi uyarınca kazanılmasının mümkün olmadığını ve haricen satışın geçersiz olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuş;  diğer davalılar bir savunma getirmemiştir.  <br>Mahkemece, davacıların tapu maliklerinin ölümünden doğan zilyetlik nedenine değil, harici satım sözleşmesi ve zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil davası açtıklarını, tapulu taşınmazların haricen satışı geçerli olmadığı ve hukuken geçerli bir sonuç doğurmayacağından TMK'nun 713/2 maddesinde öngörülen olağanüstü zamanaşımı koşulları oluşmadığı gerekçeleriyle asıl dava ve birleşen davanın reddine karar verilmesi  üzerine; hüküm davacılar vekili  tarafından  temyiz  edilmiştir.<br>Tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesine  imkan tanıyan TMK'nun 713/2. fıkrasında yer alan üç  halden biri  olan  “…ölmüş…” ibaresi , “Anayasa Mahkemesi'nin 17.03.2011 tarih ve 2009/58 Esas, 2011/52 Karar sayılı kararıyla iptal edilmişse de;  Dairenin sapma  göstermeyen  uygulamalarında, Anayasa Mahkemesi'nce  yürürlüğün  durdurulmasına ilişkin kararın verildiği  17.02.2011 tarihine  kadar  hak sahipleri yararına kazanma koşulları oluşmuş, malik 20 yıl önce ölmüş ve 20 yıllık  kazanma süresi de dolmuş ise, bu tür hak sahiplerinin de dava açma  yönünden kazanılmış haklarının olduğu kabul edilmektedir. <br>Bundan ayrı, söz konusu harici satış senetleri sadece tapulu taşınmazın satın alındığı tarihten itibaren kural olarak satın alan kişi veya kişilerin zilyetliğinin hangi tarihte başladığı bakımından   kabul   edilebilir.  Bunun dışında tapulu taşınmazların TMK'nun 706, TBK'nun                                                <br>237, 2644 sayılı TK'nun 26. maddesi gereğince alım ve satımları resmi şekilde yapılmadığı sürece mülkiyet bakımından hukuken geçerli bir sonuç doğurmayıp,  alıcıya herhangi bir hak bahşetmez, TMK'nun 713/1. maddesine dayalı istek hakkında da hiç şüphesiz olumlu bir sonuç doğurmaz. Yani, tapulu taşınmazların kazanmayı sağlayan zilyetlikle edinilmesi mümkün değildir. Bunun istisnasını TMK'nun 713/2. fıkrasında yer alan hukuki sebeplere dayalı olarak açılan davalar oluşturmaktadır. <br>Somut olaya gelince; dava  konusu 389 parsel sayılı taşınmazın, 03.10.1955  tarihinde  yapılan kadastro çalışmalarında Mart 948 tarih 80-79 sayılı tapu kaydına istinaden ''zilyetleri ... .., ... , ...,... ve... adlarına hisseleri oranında'' tespit  edildiği;  tutanağın  itirazsız olarak kesinleşmesiyle ...., ....... ...,.....,... .. ve ... .... adılarına  13.01.1957 tarihinde  paylı olarak  tapuya  tescil edildiği, kayıt maliklerinden ......'ın 25.08.1957, ......'ın 9.1.1959,.....'nın 5.6.1968....'nın ise 4.5.1957 tarihinde öldükleri ve tapu kaydındaki hisselerinin mirasçılarına intikal ettirilmediği görülmüştür.\t<br>Bu açıklamalar karşısında; davada TMK'nun 713/2. maddesinde yer alan “ölüm” sebebine dayanıldığı ve harici satış senetlerinin sadece zilyetliğin başlangıç tarihine işaret ettiği göz önünde bulundurularak, iddia ve savunma doğrultusunda toplanan ve toplanacak  tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlık hatalı nitelendirilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 11.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br><br>  <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5b73e55dd95db8296c9798a0f16fcc5a","SID":"1cdcb34b4e1352f7"}}