{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">21. Hukuk Dairesi         2015/5007 E.  ,  2015/22672 K.</font></b><ul><li style=\"font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold\"></li></ul><ul style=\"list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12\"></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t: İstanbul 1. İş Mahkemesi<br>TARİHİ\t: 02/10/2014<br>NUMARASI\t: 2012/188-2014/529<br><br>Davacı,  davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine  karar verilmesini istemiştir.<br>Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin   kabulüne  karar  vermiştir.<br>Hükmün davalılar vekillerince  temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan  ve Tetkik Hakimi  tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.<br>\t1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,<br>\t2- Dava, davacının 01.11.2007-27.12.2011 tarihleri arasında  davalı işverene ait iş yerinde geçen  sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.<br>\tMahkemece, davanın kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmiş ise de  bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir. <br>\tDavanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş  içtihadı gereğidir. <br>\tBu tür davalarda  öncelikle  davacının  çalışmasına ilişkin belgelerin  işveren tarafından verilip  verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa  işyerinin gerçekten var olup olmadığı  kanun kapsamında  veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı  eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir  duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat  kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş  tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan  seçilmesine özen gösterilmelidir.  Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu  hiçbir kuşku ve duraksamaya  yer vermeyecek şekilde  belirlenmelidir. Yargıtay  Hukuk Genel  Kurulunun  16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da  bu doğrultudadır. <br>\tDosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işverence davacı adına  düzenlenen işe giriş bildirgesi ve Kuruma bildirilen hizmetlerinin bulunmadığı, davalı işveren tarafından düzenlenen 2007/10, 2009/9-12, 2010/1,4,5, 2011/2,4,5,8,7. aylara ilişkin sevk irsaliyelerinde tesilm alan kısmında davacının isminin bulunduğu, 2010/10. ayı ve sonrasına ilişkin dönem bordrolarının bulunduğu, tanık dinlenildiği ancak kayıtlara geçen işyeri çalışanı ve komşu işyeri çalışanı olup olmadığının tespit edilemediği, tanık olarak dinlenen şirket ortağı F.. K.. beyanından 5 tane sigortalı çalışanlarının olduğu, sigortasız çalışanlarının olmadığının belirtildiği ancak bordrolar incelendiğinde Kuruma iki kişinin isminin bildirildiği, tanığın beyanın Kurum kayıtları ile çeliştiği, bordrolarda ismi geçen tanıkların dinlenmediği, dinlenen tanıkların da yerleşik Yargıtay içtihatlarında belirtilen tanık niteliğinde olmadığı ve buna göre mahkemece karar altına alınan şekilde çalışmanın kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır.<br>\tYapılacak iş, işyerine ait ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarını getirterek, bordrolarda kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, tanık olarak ifadesine başvurulanların hizmet cetvellerini Kurumdan istemek, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği  takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek  odası aracılığı  ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde  uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit etmek, gerekirse sevk irsaliyelerinde davalı işveren ile iş ilişkisinde bulunan işyerleri saptanarak bu işyerlerinin sahipleri veya işyeri çalışanları dinlenerek  çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve  gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde  ortaya koyduktan sonra  sonucuna göre karar vermekten ibarettir.<br>         Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.<br>\tO halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.<br>SONUÇ :Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan L.. T..  iadesine <br> 17.12.2015 gününde oy birliği ile karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"482e25578db19162254a23a85a3ef885","SID":"d11e9faa909c6aa3"}}