{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">7. Hukuk Dairesi         2025/5182 E.  ,  2026/3517 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi<br>SAYISI\t: 2025/1030 E., 2025/2106 K.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Taşova Asliye Hukuk Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2023/11 E., 2025/27 K.<br><br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br>I. DAVA<br>Davacı vekili; müvekkili ile muris babası arasında, murisin kendisine artık bakamayacak durumda olması nedeniyle .... Noterliği'nin 26.04.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı düzenle şeklinde ölünceye kadar bakma sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmeye göre müvekkilinin babasının ölünceye kadar bakımını ve gözetimini üstlendiğini, buna karşılık murisin tapuda 1 15...  parsel ve 1 43...  parseli davacıya devretme edimini yüklendiğini, müvekkilinin bakım borcunu yerine getirdiğini belirterek tapu iptal ve tescil talep etmiştir.<br>II. CEVAP<br>Davalılar vekili; murisin okuma-yazma bilmediği iddiası ile davaya konu ölünceye kadar bakma sözleşmesine sol el başparmak izini bastığını, ancak murisin okuma-yazma bilen, hemen hemen her gün gazete okuyan, defalarca resmî kurumlar huzurunda imza atmak suretiyle işlemler yapan, bilinçli bir kişi olduğunu, okuma yazma bilmesine rağmen parmak basmasının tehdit altında olduğu, hata ya da hile ile kandırıldığını gösterdiğini, ayrıca ölünceye kadar bakma kaydının gerçekleşmediğini, davacının murise mesken temin etmediğini, bilakis davacının murise ait meskende bila bedel ikamet ettiğini, murisin ise yine kendine ait bir meskende ikamet ettiğini, her gün bakım ve gözetim ihtiyacı olan bir kişi olmadığını, bu işlemle miras saklı paylarının kanuna aykırılık oluşturacak şekilde eksilmesine sebep olduğundan, murisin tasarruf nisabını aşan kısmın tenkis edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.<br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ölünceye kadar bakma sözleşmesinin muris tarafından düzenlenen .... Noterliğinin 26.04.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı resmî belge ile yapıldığı, sözleşmede murisin imzasının değil parmak izinin yer aldığı ve davalılar vekilinin okuma yazma bilip imza atan murisin parmak basması halinin sözleşmeyi geçersiz kıldığı iddiasında bulunduğu, yapılan incelemede resmî akitte murisin parmak izinin bulunduğu, dinlenen tüm tanık beyanlarına göre murisin okuma yazma bilen, hesap ve denetimlerini kendisi yapan, bilgili biri olduğu, her ne kadar doğrudan şahit bulunmasa da murisin işlemlerinde imza attığının anlaşıldığı ancak uyuşmazlığa konu sözleşmede parmak bastığı, tanık ...'ın beyanına göre murisin yurda döndükten bir süre sonra kısmi felç geçirdiği ve bir tarafını tam olarak kullanamamaya başladığı, bu hususun murisin imza atmasına mani teşkil edeceği, sözleşmenin düzenlenmesinde tanıklar ... ve ... ...'in katıldığı ve sözleşmede açıkça okuma yazma bilen ilgiliye okuması için akdin verildiği ve beyanının doğruluğunun tevsik edildiği, böylece sözleşmenin felçli olması sebebiyle parmak basmak suretiyle yapıldığının anlaşıldığı ve geçerli olduğu, murisin iradesinin fesada uğratıldığına veya ehliyetsiz olduğuna yönelik bir iddia bulunmasa da resmî akit ekinde murisin sağlık raporunun da mevcut olduğu, murisin eşi ve çocukları ile birlikte yurt dışında yaşadığı, bilahare emekli olması üzerine yurda kesin olarak dönmek istediği, bu hususu çocuklarına açtığı ve kendisi ile birlikte yurda kesin dönüş yaparak kendisine bakmak isteyen çocuğunu hem Türkiye'den emekli etmek ve hem de kendisine bazı malvarlığını devretmek istediğini bildirdiği, tanık ...'ın beyanlarına göre bu hususun muris tarafından tüm çocuklarına iletildiği ancak davacı kızı dışındaki çocuklarının bu talebi kabul etmedikleri, böylece diğer tanıklar ve ...'ın da açıkça belirttiği gibi davacının muris ...'un kendisi ve eşine bakım teklifini kabul ederek ülkeye döndükleri, bu kapsamda muris ile davacı arasında gerçek bir ölünceye kadar bakım ahdinin (sözünün) olduğu, davacının muris tarafından temin edilen alt kattaki evinde yaşamak ve murisin de üst kattaki evinde yaşamak suretiyle bakım borcunu yerine getirdiği, bu borcun gereği gibi yerine getirilmemesi halinin ancak muris tarafından sağlığında ileri sürülerek akdin feshi ile ileri sürülebileceği, muris tarafından akdin feshedilmediği, yine dinlenen tanık beyanlarına göre murisin davacının ve eşinin bakımından memnun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 1 15...  parsel sayılı taşınmazın muris ... adına kayıtlı 1/3 hissesinin ve 1 43...  parsel sayılı taşınmazın muris ... adına kayıtlı 1/2 hissesinin iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmiştir.<br>IV. İSTİNAF<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Sebepleri<br>Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, murisin okuma yazma bilip imza atabildiği halde ölünceye kadar bakma sözleşmesine parmak bastığını, murisin her gün bakım ve gözetim ihtiyacı olan bir kişi olmadığı gibi sözleşmede vaat edilen bakım ve gözetim borcunun davacı tarafından ifa edilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. <br>B.Değerlendirme ve Gerekçe <br>Uyuşmazlık, ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.<br>Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>VI. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle;<br>Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,<br>Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,<br><br>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,<br>29.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.<br>  <br><br><br><br><br><br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"44ff828d54273a5b","SID":"33dad904d9ebd604"}}