{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">11. Hukuk Dairesi         2025/6477 E.  ,  2026/3236 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi<br>SAYISI\t: 2025/831 Esas, 2025/761 Karar<br>HÜKÜM\t: Esastan ret<br>İLK DERECE MAHKEMESİ\t: ... Asliye Hukuk Mahkemesi<br>\t  (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)<br>SAYISI\t: 2025/8 E., 2025/39 K.<br><br>        Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:    <br>                                                      <br>KARAR<br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde;  müvekkilinin 12.10.2019 tarihinde davalılara ait firma olan ... Turizm Nak. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirketin 16...  Plaka sayılı aracına bilet almak sureti ile yolcu olarak bindiğini ve aracın ... ili ... ilçesinde araç şoförünün çok hızlı ve dikkatsiz şekilde seyretmesi sebebi ile virajı alamayarak kaza yaptığını, kaza tespit tutanağı uyarınca tek taraflı bu trafik kazasında 16...  plaka sayılı aracın şöförünün % 100 tam kusurlu olarak bu kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini, müvekkilinin henüz 29 yaşında tüm kazancını sağladığı ve tüm bedeni ve sosyal hayatta kullandığı sağ kolun dirsek altından kopması sebebi ile zor günler geçirmekte olduğunu ve manevi olarak bu travma, acı, elem ve ızdırabın bir nebze olsun giderilmesi gerektiğini, davalılardan ...'ın kaza tespit tutanağı uyarınca araç şöförü olması nedeniyle haksız fiil sorumlusu olarak, araç ruhsat sahibi ...'un araç mal sahibi işleten olarak, ... Turizm Nak. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin de taşıyıcı olarak sorumlu olduğunu ileri sürerek 400.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 76. maddesi uyarınca 100.000,00 TL manevi tazminatın geçici ödeme olarak davalılardan müteselsilen ve müştereken alınarak peşin olarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>II. CEVAP<br>Davalılar vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen kazada kazaya uğrayan davacının işgücü kaybı hususunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, davacı açısından bedensel bütünlüğün zedelenmesine dayalı manevi tazminatın olay nedeniyle duyulan acı ve üzüntünün hak ve nesafet kurallarına uygun olarak değerlendirilmesi gerektiğini, dava konusu kaza sebebi ile açılan davada 16...  plaka sayılı aracın, ... Sigorta şirketine ait 16.11.2018 başlama 16.11.2019 bitiş tarihli birleşik kasko sigorta poliçesi (genişletilmiş kasko) ile sigortalı olduğunu, söz konusu sigorta poliçesi gereğince ilgili sigorta şirketinin dava ile ilgisinin bulunması sebebi ile poliçedeki limiti ile sorumlu olması sebebiyle sigorta şirketine davanın ihbar edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.<br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın  trafik  kazasından kaynaklanan  manevi  tazminat  davası olduğu, 12.10.2019 tarihli trafik kazasının kaza tespit tutanağına göre şoför davalı ...'ın kusurlu olduğu tek taraflı meydana gelen trafik kazası olduğu, davacının araçta yolcu olarak bulunduğu ve dosyanın mevcut haliyle kusur durumda tereddüt hasıl olmadığı, 16...  plaka sayılı araçta şöfor olarak bulunan davalı ...'ın tam kusurlu olduğu, davacıya atfedilebilecek herhangi bir kusur olmadığı, yargılama aşamasında Adli Tıp Kurumundan alınan rapora göre davacının %56,0 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş olduğu, manevi tazminatın tayin ve takdirinde 6098 sayılı TBK’nın 51, 56... . maddeleri, hakkaniyet ilkesi, tarafların kusur oranı, sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi ve yöntemi dikkate alınarak davanın kabulü ile 400.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı TBK'nın 56. maddesinde düzenlenen manevi tazminat şartlarının davacı lehine oluştuğu, kazanın oluş şekli, kaza tarihi, olayda davalı tarafın tek ve asli kusurlu olması, tek taraflı kazaya karışan araçta yolcu olarak bulunan davacının herhangi bir kusurunun bulunmması, kaza sonucu yaralanması, yaralanmanın ağırlığı (dosyadaki fotoğraflara göre davacının kolunun ampute olması), maluliyet oranı, İlk Derece Mahkemesince UYAP üzerinden yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırması, manevi tazminatın amacı, ülkenin ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, davacının bu şekilde yaralanma sebebiyle maruz kaldığı acı, ağrı, üzüntü, elem, ıstırap, keder, sıkıntı, manevi çöküntü, manevi tazminatın amacı, zenginleştirme ve fakirleştirme amacı taşımaması, caydırıcı olması, özendirici olmaması ve Yargıtay'ın 22.06.1966 tarihli 1966/7 E., 1966/7 K. sayılı içtihadi birleştirme kararındaki kriterler gözetildiğinde davacı için İlk Derece Mahkemesince takdir edilen manevi tazminat miktarının hakkaniyete ve dosya kapsamında uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.<br><br>V. TEMYİZ<br>A. Dava ve Hukuki Nitelendirme<br>Dava, şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan otobüste yolcu olarak bulunan davacının, aracın tek taraflı trafik kazası yapması sonucu yaralanması nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.<br><br>B. Değerlendirme ve Gerekçe<br>Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.<br><br>VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 03.06.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3f993646c893ac8b","SID":"70edb0c4cfa1138b"}}