{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">5. Hukuk Dairesi         2025/8564 E.  ,  2025/17967 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">MAHKEMESİ\t: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi<br>SAYISI\t: 2023/849 Esas, 2025/580 Karar<br>KARAR\t: Esastan ret<br>İLK DERECE MAHKEMESİ\t: Akyazı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi<br>SAYISI\t: 2022/420 Esas, 2022/954 Karar<br><br>Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma  bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. <br><br>Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA\t<br>Davacı idare vekili dava dilekçesinde; .. ili, .. ilçesi, ... Mahallesi 1 49...  parsel  sayılı taşınmazın kamulaştırma  bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.<br>II. CEVAP<br>Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir.<br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br><br>B. İstinaf Sebepleri<br>1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporundaki ağaç bedellerine itiraz ettiklerini, hayatın olağan akışı içerisinde ağaçların mevcut durumu düşünüldüğünde, hesaplanan değerin ve objektif değer artışının fahiş olduğunu, kapitalizasyon faiz oranı belirlenirken dikkate alınan unsurların objektif değer artışı adı altında tekrar kullanılmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda kullanılan objektif değer artışının gerekçesi yerinde olmayıp hangi gerekçenin taşınmaz değerini ne oranında etkilediğinin ifade edilmediğini, arazinin rantı ile satış değeri arasındaki oranı ifade eden kapitalizasyon faiz oranın belirlenmesinde, arazinin verimine ve satış değerine etkili olabilecek faktörlerin dikkate alınacağının bilimsel ilkeler ve Yargıtay Kararları ile ifade edildiğini, Yargıtay kararında da ifade edildiği üzere taşınmazın önemli yerleşim yerlerine yakınlığı, ulaşım olanakları vs taşınmazın kapitalizasyon faiz oranı belirlenirken nazara alınacak unsurlar olduğunu, bunlara bağlı objektif değer artışının yapılmaması gerektiğini, objektif değer artışına karar verilmesinin mükerrer bir değerlendirme yapılmasına neden olacağını belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkil idare adına talep etmiştir.<br><br>2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; taşınmazların arsa vasfında olduğunu, buna karşılık hükme esas raporda arsa olarak kabul edilmediğini, bu değerlendirmenin hatalı olduğunu, TKGM parsel sorgulamada çevredeki bir çok parselin arsa olarak kayıtlı bulunduğunu, taşınmazın etrafının da ticari konut yapılaşmaları ile teşekkül etmiş durumda olduğunu, diğer parsellerin de aynı konum ve özellikte olduğunu, taşınmazın belediye hizmetlerinden faydalandığını, biçilen bedelin çok düşük olduğunu, bölgede bu bedel ile arsa alınmasının mümkün olmadığını, müvekkillerinin giden ev ve arsalarının yerine hükümle ödenen bedellerle benzer yer almalarının, yerleşmelerinin hayat kurmalarının imkansız olduğunu, birkaç ev yapılabilecek arsalar için verilen para ile bir daire almanın bile zor olduğunu, bir an için vasıf doğru kabul edilse dahi verimleri fiyatların vs. ürün girdilerinin düşük ve aleyhe alınmasının özellikle geçmiş yıllarda Yargıtay bozmalarına işlenen bu barajın kamulaştırmalarındaki % 150 objektif değer artış oranının altının kabul edilmeyeceği hususu dikkate alınmadan daha az oranla yetinilmesi gibi eksiklikler bulunduğunu beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>C. Gerekçe ve Sonuç<br> Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile  tarla niteliğindeki taşınmaza net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, buna göre hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranının yerinde olduğu, belirlenen kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin  istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.<br><br>V. TEMYİZ<br>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br>Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde  taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.<br><br>B. Temyiz Sebepleri<br>1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar etmiştir.<br><br>2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar etmekle birlikte kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacağına uygulanan faizin işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.<br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme<br>Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma  bedelinin tespiti istemine ilişkindir.<br><br>2. Değerlendirme<br>1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br><br>2.Arazi niteliğindeki  taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.  <br><br>3.  Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür. <br><br>4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince faize ilişkin itiraz istinaf incelemesinde ileri sürülmediği için bölge adliye mahkemesince incelenmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesinin mümkün olmadığı da gözetildiğinde temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>VI. KARAR<br>Açıklanan sebeplerle;<br>Taraf vekillerinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,<br><br>Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat  kaydedilmesine,<br><br>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,<br><br>18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4775091047f1bc8d","SID":"f7e15db19a1b5d5f"}}